(Karaburun Kent Konseyi, 9 Ağustos 2016)

Mordoğan RES Kapasite Artışı Projesi “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 28/06/2016 tarihli kararıyla oybirliğiyle iptal edildi.
Aynı Bakanlık, 05/08/2016 tarihli duyuruyla, 2009/7 sayılı genelgeye dayanarak, bu Proje için 01/09/2016’da tekrar bir İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı yapılacağını ilan etti.

Karaburun Kent Konseyi’nin konuyla ilgili açıklaması şöyle:
Bizler, Türkiye’de çevre davacılarının yakından bildiği 2009/7 genelgesiyle, Mahkemenin, ÇED Olumlu kararını, kümülatif olumsuz etkisi gerekçesiyle iptal etmesinden sonra, bu genelgeye dayanarak 2.kez ÇED Olumlu Kararı verilen Sarpıncık RES projesi yargı sürecinde tanıştık. Bakanlığın, bu Genelgesi, mahkemelerin verdiği ÇED iptal kararlarının, ÇED Raporlarının yalnızca bir/birkaç bölümüyle ilgili olması ve bu durumun ÇED Raporunun tümünü etkilememesi halinde, yeni bir ÇED sürecine gerek kalmaksızın, eksik ve yetersiz bölümlerin tamamlanarak yeniden yapılacak bir İDK toplantısında nihai kararı vermek üzere çıkarılmıştır.

Ayen Enerji A.Ş. Mordoğan RES Projesinin ÇED Olumlu Kararının iptal kararına esas olan Mahkeme Bilirkişi raporunda “…bu alanda kapasite artırımı bir yana mevcut türbinlerin dahi faaliyet göstermesi düşündürücüdür… Karaburun Yarımadası’nda faaliyete geçen tüm RES’lerin belli bir doygunluğa ulaştığı, kümülatif etki nedeniyle olumsuz önemli çevresel etkiler yaratacağı düşünülmektedir” denilerek, dava konusu kapasite artışı talebinin uygun olmadığı belirtilmiştir.

Karaburun Yarımadası’nın %71’i, kümülatif etki değerlendirmesine gerek duyulmadan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının verdiği olumlu ÇED kararları ile RES projeleri için 6 firmaya tahsis edilmiştir. Mordoğan RES projesi de bunlardan biri.

Aynı Bakanlığın vaktiyle “doğal varlıkları, kültürü, özgün üretimiyle korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gereken uluslararası öneme sahip bir ülke değeri” olarak tanımlayarak Özel Çevre Koruma Alanı ilan etmeyi teklif ettiği, bu çok nadir coğrafya parça parça verilen ÇED kararlarıyla yok olmaya mahkum ediliyor. SİT alanları, kültür varlıkları RES sahalarının içinde bırakılıyor. Mordoğan RES türbinleri tescilli kültür varlıklarının 75 m yakınında.

%71’i RES’lere tahsis edilen (bu vahim genişlikteki alanda, yani) Karaburun Yarımadası’nda, 13 köyü/mahallesiyle halk zeytincilikle, nergisle, mandalinayla, keçicilikle, doğasıyla barışık turizmle geçimlerini sağlar. Şimdi, tarım alanları, zeytinlikler, otlaklar, dağlarımız ve kıyılarımız parça parça RES firmalarına veriliyor.

Dedik ya, nergisiyle, zeytiniyle, tüm yaban hayatıyla…, kadim kültürüyle burada insanlar da yaşıyor. Tüm yerleşim alanlarımız türbinlerle çevreleniyor. Mordoğan RES’in devasa türbinlerinin evlerin 150 m. yakınında kurulması planlanıyor. Sağlıklı ortamda yaşam hakkı parça parça elimizden alınıyor.

Yarımada yaşayanları, Karaburun’da yaşamın parça parça yok edilmesine karşı hukuk mücadelesine girmek zorunda bırakıldı. Temiz enerji maskesi ile örtülmek istenen bu RES talanını durdurmak için, ÇED kararları, imar planı düzenlemeleri, üretim lisansları iptali istemiyle onun üzerinde yurttaş davası açılmıştır. Acele kamulaştırma kararlarının iptali için açılan davalar sürmektedir.

Şimdi, Mordoğan RES, ÇED sürecinde; İDK yeniden toplanarak (ve yeniden) bir karar verecek. Bu süreçte, başta Bakanlık olmak üzere ilgili tüm devlet kurumlarını, yasaların ve Anayasanın kendilerine verdiği görevleri, tam bir sorumluluk ve duyarlılıkla, doğadan yana yerine getirmeye çağırıyoruz.

Bizler, Anayasa’nın ”çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” diyen 56. maddesi çerçevesinde, görevimizi sorumlulukla, titizlikle, tüm demokratik haklarımızı kullanarak yerine getirerek yaşam alanlarımızı ve sağlıklı yaşam hakkını, kısacası Karaburun’u korumaya kararlıyız.

KARABURUN YURTTAŞ DAVACILARI – KARABURUN KENT KONSEYİ