(BirGün – 26 Ağustos 2016)

Karadeniz İsyandadır Platformu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) onaylanan yasa tasarısı kapsamında kabul edilen ve şirketlere, doğayı istedikleri gibi kullanabilecekleri, çevreyi hiçbir denetime tabii olmadan kirletebilecekleri imtiyazları sağlayan 80. madde ile ilgili bir rapor yayımladı.

Rapora ulaşmak için: http://goo.gl/Bb9LKO

Karadeniz İsyandadır Platformu tarafından yapılan açıklama ile duyurulanraporda 80. Madde hakkında ” Bu yasa, çevreyi ve doğayı korumaktan çok yatırım ve yatırımcıyı koruyacak tarzda doğayı metalaştırarak sermaye talanına açma yasasıdır.” denildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Kamuoyunda gündeme 70.Madde olarak giren, bu isimle Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken bir gecede 75. Madde olarak değiştirilip sabaha karşı meclisten geçirilen doğaya darbe yasasının adı şimdi de 80. Madde olarak değiştirildi.

Yasal düzenlemenin adı birçok kez değişse de bütün itirazlara rağmen içeriği aynı kaldı. Yeni adıyla 80. Madde; bizleri biz eden Anadolu’nun su havzalarına, ormanlarına, meralarına, kıyılarına, dağlarına, ekosistemine, biyolojik tür ve çeşitliliğine, kısacası var oluşumuza yönelik benzeri görülmemiş ve geri dönüşsüz bir saldırıya yol açacaktır.

Bu yasa, çevreyi ve doğayı korumaktan çok yatırım ve yatırımcıyı koruyacak tarzda doğayı metalaştırarak sermaye talanına açma yasasıdır. Doğayı geri dönüşü olmayacak bir yok oluşa sürükleyecek yasal düzenlemenin ne olduğunu, “Varlık Fonu” adı altında şirketlere ne gibi imtiyazlar verileceğini; mecliste kabul edilen düzenlemenin anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırılığını inceleyerek özet halinde hazırladığımız raporu ilgilerinize sunuyoruz.

Bu yasal düzenlemenin isim değişikliğini duyurmak ve nelere sebep olacağını bir kez daha gündeme getirmek için 27 Ağustos 2016- Cumartesi saat 21.08’de #Doğaya80Darbesi sloganıyla sosyal medyada buluşuyoruz.”

Söz konusu maddeye karşı geçtiğimiz gün de bir imza kampanyası başlatılmış, kampanya çağrı metninde, “Yasayla beraber, her gün tartıştığımız, her gün daha fazla çevreyi kirleten, insan sağlığını ve yaşam alanını hiçe sayan projelerin önü açılmış olacak. Tüm dünyanın terk ettiği, eski kirli teknolojilere; kömür santrallerine, nükleer projelerine, mega projelere ülkemizin kapısı ardına kadar açılmış olacak” denilmişti.