(Cihan Uzunçarşılı Baysal /Açık Radyo, Kentin Tozu – 30 Eylül 2016)

30 Eylül 2016 tarihli Kentin Tozu programını dinlemek için tıklayınız

Tekirdağ Saray İlçesi Safaalan Köyü’ne Granit Ocağı Projesi: Yaşam Alanları Mega Projelerin Hammadde / Malzeme Alanlarına Dönüştürülüyor Yaşam Gözden Çıkartılıyor

Mega projeler, sadece yakın çevrelerini değil tüm proje bölgesini etkilemekteler; hatta nefes aldığımız havaya, atmosfere ve iklim değişikliğine etkilerini de düşünürsek, küresel ölçekte bir etkiden bahsetmek mümkün. Ünlü Marksist filozof Lefebvre’in 60’larda ‘’Herşey kentsel olacak’’ diye belirttiği durumla karşı karşıyayız. Lefebvre, her yere binalar, AVM’ler dikileceğini ya da kentler inşa edileceğini söylemiyordu; kentlerin dışarıya doğru, çevrelerine ve kırsala doğru yayılmalarından, buraları etki alanlarına almalarından bahsediyordu. Çeşitli uluslararası örgütlerin kentleşme ile ilgili istatistiklerinin, gezegenin şu kadar yüzdesinin kentleştiği, şu kadarının şu senede kentleşeceği veri ve öngörülerinin aksine, bugün sahada çalışan bilim insanları, kentlerin dışarıya doğru yayılan etkileri nedeniyle gezegenin neredeyse tümünün kentleştiğini / kentsel olduğunu iddia ediyor.

Ne demek istediğimizi İstanbul’un mega projeleri bağlamında açalım:

Kısaca, mega projeler çevrelerine ve kırsala yayılıyorlar; buralar hammadde / kaynak sağlayıcı alanlar, depolama alanları ya da projelere ulaşacak yol/ köprü olarak yeniden işlevlendiriliyor, yaşam alanı olmaktan çıkartılıyor; yaşayanların sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam hakları ihlal ediliyor.

Bu programda, 3.Havalimanı projesine malzeme temin etmek amacıyla Tekirdağ’ın Saray İlçesi Safaalan köyünde kurulmak istenen patlamalı granit ocağını ve eleme tesisini konuşacağız.

3.Havalimanı projesinin sorunlu zeminine işaret eden TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası’nın (JMO) ilgili raporu (Kuzey Ormanları Savunması 3.Havalimanı Raporu ilgili bölümü JMO Raporuna dayanıyor: http://www.kuzeyormanlari.org/wp-content/uploads/2015/04/Yasam_Doga_Cevre_Insan_ve_Hukuk_Karsisinda_3_Havalimani_Projesi.pdf s: 47-50 ) , proje alanının zeminini stabil hale getirebilmek için dolgu maddesi olarak kaya kullanmanın zorunluluğuna dikkat çekip, çevredeki ormanlarla kaplı kayalık alanlara el atılacağı ve Kuzey Ormanları’nın İstanbul’un yeni taş ocakları olabileceği uyarısında bulunuyordu; uyarıları haklı çıktı.

Nitekim Safaalan’da 100 hektar ormanlık alana açılacak granit ocağı için binlerce ağaç kesilecek. Patlayıcı olarak günde 12 ton dinamit ve amonyum nitratın kullanılacağı taşocağı haftada 6 gün çalıştırılarak, günde 50,000 ton, yılda 15 milyon ton granit çıkartılması hedefleniyor. Köyün havası ve su kaynakları kirlenecek; taş ocağının neden olacağı toz ve gürültünün yanı sıra yaratacağı sismografik titreşimlerden ve ayrıca nakliye kamyonlarından dolayı köyde yaşam tehlikeli ve çekilmez olacak. Öte yandan böyle bir projenin ÇED’den muaf tutulması şaşırtıcı ötesi. Saray Doğayı Koruma Derneği ve Saray Belediyesi projenin iptali için dava açtıkları halde, Çevre İl ve Şehircilik Müdürlüğü mahkeme sonucunu dahi beklemeden proje alanında ağaç kesimine onay vermiş. Dernek çatısı altında örgütlenen köylü ağaçlarını korumada kararlı.

Konuğumuz Saray Doğayı Koruma Derneği kurucu üyesi Ercan Dedeoğlu ile projeyi ve mücadeleyi konuşuyoruz.

http://acikradyo.com.tr/podcast/147568

 

ctt6mqhxeaqq-yg

#DirenSafaalan