(Fatoş Çırnaz / Yeşil Gazete – 27 Ekim 2016)

Cihangir kedileriyle, merdivenleriyle,sardunya saksılarıyla, antikacılarıyla,belki de kimsenin pek tanımadığı Evsizler Evi’yle.

Hala mahalle kokan, yalnız yürürken bile kendimi hiç yalnız hissetmediğim mahalle, özgür kalabilmiş, her şeye karşın, kendimi sevdiğim  İstanbul’ da hissettiren, geçmişimi, ,aidiyetlerimi  anımsatan  mahalle.

Kadıköy’e, şimdiki mahalleme  ‘’Cadıbostanıma’’evime, kiracı olsam da evim saydığım evime  geç kaldığımda bile ’’olsun’’ dediğim, evsizlerine, aşina olduğum, arada onlara çorba dağıttığım mahalle.

Cihangir ve Roma Parkı, Roma Bostanı epeycedir İBB tarafından teslim alınmak isteniyor. Maalesef daha önce de Roma Parkı, bilinen adıyla Sanatçılar Parkı’nda İBB 4 adet sosyal tesis planlamıştı. Ancak tepkiler üzerine sosyal tesis adedi bire düşürülmüştü.

Aslında tüm bu alan, Roma Parkı, Roma Merdivenleri ve Roma Bostanı; Galataport Projesi ile entegre edilmek ve ranta açılmak istenmekte.

Hem de mahkeme süreci sürmekteyken.

Ne o sosyal tesis olacakmış. Burası her şeyden önce Cihangir’de, tarihi Pera bölgesinde kalan son yeşil alan. Üstelik zamanında çok değerli ve rahmetli olan, mimar Turgut Cansevertarafından cansiperane durdurulan alan.

Maalesef geçtiğimiz hafta bu alanda tekrar inşaat başlatıldı. Buranın arkeolojik bölge, sit alanı olduğunu Cihangirliler biliyor. Semt sakinleri gençlerin, evsizlerin, kedilerin, kendilerinin vakit geçirdiğini, nefes aldığını, deniz manzarasını izlediklerini söylüyorlar.

Zaten semt halkı, çeşitli dernek, platform, forum ve Beyoğlu Kent Savunması bileşenleri ile birlikte son birkaç gündür nöbetteydi parkta.

Hatta geçtiğimiz Perşembe günü nöbet sürerken Cuma günü inşaat kepçesinin girdiği parkta, sarnıç kalıntıları bulununca inşaat çalışması durmuştu.

Ancak,

Önceki gün (25 Ekim Salı ) sabahın seher vaktinde polisler tarafından kapatılan park alanında yıkım tekrar başlatıldı. Çalışma tüm insanların tepkilerine, mücadelesine rağmen sürdürüldü, öğleye dek.

cihangir-roma-parki-sosyal-tesis2

Bir ıslak imzalı ruhsat belgesi dahi gösteremedi yetkiler. Ancak geç dönem Osmanlı seramiği (yeşil sırlı dipformu) çıkınca çalışma şimdilik sona erdirildi.

‘Ben Cihangirde oturmasamda İstanbul doğumluyum,tüm ömrüm de İstanbul ‘da geçti maalesef. Her ne kadar artık  İstanbul da olmak istemesem de. Ama ara sokaklarında kalabalıktan uzak huzur bulduğum, kedilerini her daim yanımda taşıdığım mamayla beslediğim, fotoğraf çektiğim, Roma merdivenlerinde oturup dinlendiğim, tanımasam da sohbet kurduğum insanlarıyla…

Roma Parkının yok edilme tasarısına kayıtsız kalamazdım.

Velhasıl önceki gün yarım gün süren direniş ve mücadele sonrasında parkta inşaatın durdurulması tekrar başarıldı. Bu arada Beyoğlu Kent Savunmasından Deniz Özgürarkadaşımız gözaltına alındı ve öğleden sonra özgür kalabildi.

Salı akşamı acele bir şekilde mahalle halkını foruma çağırdık, elektrikler kesik olduğu için karanlıkta da olsa forumu yapabildik her kesimden insanın katılımıyla, Cihangirli  insanlarla.

Sanırım bu alanın atıl, boş ve güvensiz durumda olduğu inancı verilmek isteniyor.

Türk Edebiyat tarihi içinde Dört Aruzcular’dan olan şair Yahya Kemal Beyatlı, “Hayal” şiirinde: ‘Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir’den bak! / Bir zaman kendini karşıdaki Rüyaya bırak!’’ der. Başka bir dizesinde şiirin, ‘’Halkın hilkatı  her semtini bir cennet eden’’, diye devam eder…

Ben tekrar Cihangir’de Roma Parkı’nda bir grup vakti oturup güneşin batışını  izlemek, kedileri sevmek istiyorum. Cihangir’i, Roma Parkı’nı, Roma Bostanı’nı, Roma Merdivenleri’ni İstanbul’un son yeşil alanını  ranta, talana teslim etmesek.

Katılımcı yöntemleri araştırsak, katılmaya çalışsak, dirensek? Şair’in dediği gibi, belki tekrar ‘’yaratma ve huy güzelliğimizle, ’’ki ‘hilkat’ bu anlamlara geliyor…

Cihangiri’’teslim etmesek’’