Gezi

Published on Kasım 11th, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Su yolcuların izinde : Belgrad Ormanı bentler ve su kemerleri gezimiz ardından

(Derleyen: Selçuk Koçum / KOS Medya – 11 Kasım 2016)

Kuzey Ormanları Savunması, İstanbul’ un kuzeyi Karadeniz Sahilleri’nden Santral İstanbul’a elektrik üretilmesi amacıyla kömür taşınması için inşa edilmiş ancak yıllar içinde hattı kaybolan Dekovil Hattı’nın (Eğimi normal trenlere göre fazla olabilen, yük taşıyabilmek üzere tasarlanmış demir yolu sistemi ) canlandırılması haberini daha önce de duyurmuş, bu konuda geçtiğimiz Haziran ayında da İBB önünde bir eylem gerçekleştirmişti.

Bu hattın çeşitli sebeplerle tekrar hayata geçirilmesi ile yüzyıllardır belki de binlerce yıldır büyük özveri ile korunmuş Belgrad Ormanı fauna ve florasına bir darbe daha vurmasını öngörmek çok da zor olmasa gerek. Konuyu kamuoyunun gündemine getirmek amacıyla KOS ve Ormancılar Derneği Marmara Şubesi ile Dekovil Hattı üzerinde yöreyi tanıma ve bir tür keşif gezisi düzenlemişti.

30 Ekim’de ise İstanbul Şehir Plancıları Odası ile birlikte bu keşfin ikinci bölümü sayılabilecek Belgrad Ormanı Bentler ve Su Kemerleri konulu bir yürüyüş daha organize edildi.

3

Bu yürüyüşten alınan notlar ve edinilen izlenimleri kısa da olsa sizlere aktarmak istedik. Öncelikle Belgrad Ormanı’nın tarihsel önemi hakkında bir kaç ilgi çekici not:

Bizans ve Osmanlı döneminde Belgrad Ormanı İstanbul’un hayat damarı çok önemli su havzası olması nedeniyle büyük bir özen ve ağır cezalarla korunuyor. Osmanlı döneminde ormandan 50 gr su alan, çalan 500 gr altın ile cezalandırılıyor. Bölge, barındırdığı bitki, ağaç, kuş, böcek, hayvan toplulukları nedeniyle hala korunması gereken bir alan. Ayrıca dünyada en uzun süre / süredir çalışan su sistemi.

İsmini Kanuni Sultan Süleyman’ın Sırp esirleri bölgeye yerleştirmesinden alan Belgrad Ormanı’na Osmanlı’nın verdiği önemi gösteren bir nokta da padişahların yayınladığı fermanlar. Bir ormanın korunması için yayınlanan kanun, emir, fermanlar göz önüne alındığında Belgrad Ormanı, en çok ferman yayınlanan orman. Günümüzde ise kentleşme baskısının da artmasıyla ağır tahribat altında. Sadece doğa değil, tarihi miras, Sırplar’dan kalan yapılar harap durumda. Aslında ilk tahribat 1. Dünya Savaşı sırasında İngiliz ve İtalyanlar’ın ormandan ağaç taşımalarıyla başlıyor. Ancak hiçbir dönemde son zamanlardaki kadar ağır tahribata maruz kalmamıştır Belgrad Ormanı.

img_0526

Moğlova Kemeri’nden “ucu olmayan şehir”

Son dönemde orman içinde plansız yapılan spor alanları, piknik yerleri, yerleştirilen spor aletleri, mangallar yanı sıra ruhsatlı ya da ruhsatsız olarak yer altından çekilen su Belgrad Ormanı’ın doğal yapısına büyük zarar vermekte. Gelişmiş ülkeler yeraltı sularını acil durum stokları olarak görürken Belgrad Ormanı’nda her geçen gün yer altı suları bilinçsiz su tüketimi nedeniyle daha derine çekilmektedir.

Gezimizde verilen bilgilerden dikkatimizi çeken diğer biri de o dönemlerde dünyada akar suyu bulunan, çeşmelerinden su akan şehirlerin rehaf seviyesi yüksek olarak değerlendirilmesi. Buna ek olarak,  Türkler’in temizlik alışkanlığı nedeniyle akan suyu şehir içine taşıma çabaları İstanbul’ un refah seviyesi yüksek bir şehir olmasını sağlıyor. Öte yandan Rüstem Paşa, akarsuyun getirdiği ve bu nedenle artan refah seviyesinin İstanbul’ da nüfus artışına sebep olacağı düşüncesiyle özellikle Kırk Çeşmeler inşasına karşı çıkıyor. Ancak kimilerine göre bu itirazın altında yatan sebep Mimar Sinan’ın yükselen yıldızına karşı bir dirençtir.

Doğanın yeşiliyle kültürel mirasın buluşmasını simgeleyen, gezimizde de uğrak noktalarımız olan bentler ise şöyle:

img_0256 img_0261

1-Topuzlu Bend

Orman Fakültesi’nden Zekeriyaköy’ e doğru giderken Bahçeköy’ e yakın bir mevkide yer alan Topuzlu Bend ilk ziyaret noktamızdı. Bend, ismini mimarisindeki topuzlardan almıştır.

topuzlu-bende-giderken_result

Topuzlu Bend’e giderken

Burada kaldığımız sürede verilen bilgilerden en ilginci Su Yolcular olarak adlandırılan, bölgedeki su bentleri, su yolları ve benzeri yapıları içeren bu sisteminin günlük işleyişini sürdürebilmesi için çalışan kişiler ve yaptıkları meslekti. Geçimlerini halktan temin ettikleri bağışlarla sağlayan su yolcular, Osmanlı döneminde bölgeyi her gün karış karış gezen ve su yollarının açık tutulması için gerekli müdahaleleri ve bakımları yapan kişiler. Su yolcularının son ismi Zünkarneyn Bey olduğu ve emekliliği sonrası bu mesleğin kaybolacağı takiben yüzyıllardır çalışan su sisteminin duraksayabileceği önemli noktalardan birisiydi.

2-Sultan Mahmut Bendi

img_0239

Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılmıştır. Yeni Bent olarak da adlandırılır. Kavisli mimarisi ve yüksekliği ile diğer bentlerden ayrılır.

Diğer bentlerde de gördüğümüz kitabelerin en güzellerinden birisi Sultan Mahmut Bendi’ nde yer alıyor. Padişahın tuğrası, yazdığı şiirler ve lakabı yanı sıra kitabeleri yapan ustaların imzaları yer alıyor bu kitabelerde.

Bentlerin altında bulunan Lüle Odası’nı dışarıdan görebildik. İç mimarisi de görülmeye değer, fotoğraflarını gördük. Lüle odası bentlerde biriken suyun borular yoluyla dağıtılmasını, iletilmesini sağlıyor.

img_0264

3-Valide Bendi

Mihrişah Sultan tarafından yaptırılmıştır. III. Selim’ in annesi olması sebebiyle Valide Bend olarak adlandırılır. Bentteki namazgah ve seyir terasları görmeye değer.

5

4-Büyük Bent

Sultan III. Ahmet tarafından yaptırılan Neşet Suyu koşu-yürüyüş Parkuru’ndaki benttir. Sultan II. Abdülhamit döneminde yükseltilen 1 milyon 300 bin metreküp su kapasitesine sahip bent, yöredeki en büyük benttir.

Kirazlı Bent’ e doğru yöneldiğimizde Çifte Havuz’u görüyoruz. İsmini içerdiği iki havuzdan alıyor. İlk havuzda su dinlendirilerek alüvyonu çökertiliyor. İkinci havuz suyun yoluna devam etmesini sağlıyor. Bu sayede su yollarının tıkanması engelleniyor.

cifte-havuz_result

Çifte Havuz

5-Kirazlı Bent

 

Büyük Bent’e yakın Irmak Kapı’nın karşı tarafındaki alanda yer alır.

Bente doğru bize hem yer üstündeki hem de yer altındaki su yolları rehberlik etti. Yer altındaki yolların bakımını yapabilmek üzere oluşturulan giriş kapaklarını gördük.

Yolumuzun üstünde su havuzuna rastlıyoruz. Su debisinin arttığı dönemlerde su yolundan taşan suyun tekrar sisteme dahil edilmesini sağlamak üzere tasarlanmış sistemlerle havuza taşınıyor. Burada alüvyonu çökeltilen su yoluna devam ediyor.

Yukarıdaki bentler ve Bahçeköy’deki Mimar Sinan’ın yaptığı kemerler Taksim’e su sağlayan hattı oluşturuyor. Taksim’de Maksem’e gelen ve depolanan su çevreye taksim ediliyor.

Bu noktada öğretim görevlisi rehberimizin ifadesi çok çarpıcıydı. Milyonda 6 derece eğim ile tasarlanan kemerler sayesinde su Maksem’e kadar iletiliyor. Bahçeköy’de yol üzerinde Mimar Sinan’ın yaptırdığı bu kemerler üzerinde yol alan su maalesef son dönemde eski Mövenpick daha sonra Maslak Princess ismini alan otel inşaatının su yolunu kesmesi nedeniyle artık Maksem’ e ulaşamıyor.

BAHÇEKÖY’ DEN KEMERBURGAZ’A

kirik-kemer_result kirik-kemer-2_result

Kırık Kemer

Belgrad Ormanı’nın Bahçeköy bölümünü tamamlayıp diğer bölümüne Kemerburgaz’a geçtik. Irmak Kapı’dan Kemerburgaz’a doğru ilerlerken yolun tek şeride düştüğü su kemeri Paşa Kemeri olarak bilinir. Ayvat Bendi’ni gezmeye vaktimiz kalmadı. Yanı başına başta Hamidiye Suları üretim alanı olmak üzere pek çok yapının yapıldığı Kırık Kemer’e gidiyoruz. Burası alt kısmı Bizans dönemlerinde üst bölümü Mimar Sinan tarafından yapılan iki katlı bir kemer. 90 dereceye yakın bir açı ile suyun yön değiştirmesi nedeniyle ismi Kırık Kemer olarak geçiyor (Ormana verilen zararı, insan tahribatını gözlemlemek için bu kemerlerin üzerine çıkarak günlük hafriyat kamyonu sayımı yapılabilir).

Buradan sonraki durağımız Mağlova Kemeri. Mimar Sinan’ın önemli eserlerinden Alibeyköy Barajı içinde kalan kemeri, yıkılan Bizans kemerinden esinlenerek ve tecrübesini kullanarak Mimar Sinan yeniden yaparak bugünkü etkileyici ihtişamına getiriyor. Alt bölümündeki dalga kıran benzeri yapısı, suyun akışını kolaylaştıracak geçişleri ve tasarımı ile ‘Mimar Sinan sadece bu kemeri yapsa, başka bir yapı inşa etmese dünya mimarlık tarihine geçebilirdi. ‘ diye de anılıyor. Oysa şu anda Moğlova Kemeri ve etrafındaki su havzası, Cebeci’ de bulunan taş ocakları nedeniyle yoğun baskı altında.

moglava-kemeri

Moğlova Kemeri

Moğlava Kemer’ine gelmeden Büyük Havuz’u gördük. Büyük havuz Kırk Çeşmeler Su Hattı’nda doğudan ve batıdan gelen iki hattın birleşerek suyun devam ettiği havuzdur.

Bu hat Bizans döneminden gelen, sonrasında Mimar Sinan tarafından yapılan Bozdoğan Kemerleri yakınındaki bir dizi çeşmeden ismini alır ve Kırk Çeşmeler Hattı olarak adlandırılır.

Bulvarın açılmasına dair projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte yol üzerindeki tarihi yapıların da akıbeti kesinlik kazanmıştır. Ya tamamen yıkılıp yok olmuşlar ya da başka bir yerde kurulmak üzere nakillerine karar verilmiştir. Kırkçeşmeler’in de yıkımından evvel tüm parçalarının numaralandırılarak başka bir bölgeye taşınmasına onay verilmesine rağmen tasarı gerçekleştirilememiş ve çeşmeler bulvarın ortasında kaldığı gerekçesiyle yıkılmıştır.

Tags: , , , , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑