(Göksal Çidem / Yeşil Gazete – 14 Kasım 2016)

NELERİ KAYBETTİK, NELERİ KAYBEDECEĞİZ….. KAZANAN KİM…? 

Trakya havası, suyu, toprağı ve insanıyla sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en değerli bölgelerinden biridir. Trakya ülke topraklarının 33’te biri. Yani %3 lük bir kısmı. Ancak ülke nüfusunun Yaklaşık %20’si burada yaşıyor. Yapılan planlar ile bu sayının artacağı da bir gerçek. Trakyanın 3 ili, 3 denizi, 3 dağı, 3 ormanı, 3 Üniversitesi var. Bir de Nehri vardı. Ergene..

Ergene yaklaşık 40 yıl önce yapılan sanayileşme planı ile öldü.  Ergene kaynakları üzerine ne kadar kirli sanayi varsa hepsi geldi. Kimya-Deri-Tekstil gibi. Nehri öldürmekle kalmayan sanayileşme şimdide Istrancalarda ki kaynaklar üzerine Çimento-Kil_Demir-Bakır-Altın-Gümüş-Taş-Çakıl v.b. vahşi madencilik ile geliyor.  Ergene temizlenecek ise, önce kaynaklarını korumak gerekiyor. Şu anda kaynaklar üzerinde saymakta zorlandığımız taş ocakları var. Patlatmalar ile su kaynakları yok ediliyor. Trakya’nın suları çarpık sanayileşme ve plansız yapılaşma uğruna yok ediliyor.

Kaynak : http://ergene.ormansu.gov.tr/ergene2/AnaSayfa/Sanayi.aspx?sflang=tr

Ergene öldürüldü. Bugün nehirden su değil, sıvı akıyor. Hem de niteliği belirsiz sıvı. (A4 Hiçbir amaç için kullanılamaz) Aktıkça kirletiyor. Aktıkça öldürüyor. Kaynak http://www.uzunkopru.bel.tr/ergene-nehri-su-kalite-raporlari  Ergene kirli, kanser yapıyor diyen bilim insanları önce görevden alınıyor, daha sonra iade ediliyor.. Ölürken bile susun diyorlar.. Kaynak http://www.hurriyet.com.tr/vali-kanser-uyarisi-yapan-doktoru-gorevden-aldi-27208643

Bir zamanlar Pirinç ihtiyacımızın %80, Ayçiçeği %60 Buğday %13 İhtiyacını karşılayan Ergene havzası tarım dışında kalıyor. Ülkenin %3 lük toprağı üzerinde yaklaşık 2100 sanayi tesisi.  Ergene de bunların drenaj kanalı.

Ergene şimdi temizlenecek deniliyor. Peki nasıl..? Arıtmalardan çıkan su veya sıvı Marmara Denizine deşarj edilecek.  Bu su arıtıldı ise neden nehire verilmiyor. Saf su olsa bile günde yüzbinlerce metreküp suyu Marmaraya boşaltmak deniz ekosistemini nasıl etkileyecek..   Tekirdağ Şerefli deresinden Marmaranın 4 km açığına ve yaklaşık 50 mt derine deşarj edilecek. Marmara dünyada eşi benzeri olmayan bir iç deniz. Sanayinin arıtılmış…! Sularını Marmara’ya bırakacağız..

Kaynak: http://www.ergenederindeniz.com/

Özet: Bir zamanlar balıkçılıkla geçimlerini sağlayan insanların olduğu nehirde, günümüzde canlı yaşamı yok. Zamanla size aş iş getirdik diyenler. Önce topraklarımız-Sonra Nehrimizi-Bugün ise sağlığımızı elimizden alıyorlar.  Nehrimizi kirleten, yer altı sularımızı yok edenler, topraklarımızı tarım yapılamaz hale getirenler, uygulanan yanlış tarım politikaları sayesinde   bugün de,  bu toprakları yok pahasına üreticinin elinden alıyorlar.

Tanrının yaratırken çok cömert davrandığı   Trakya’da,   3 Dağda 3 orman, 3   Ormanda 3 deniz var.   Bir nehir vardı artık yok.

Kalanları da yok etmek için bu defa 2 termik santral duyurusu var.. Vize ve Çerkezköy-Silivri bölgesinde. Vize’de kurulacağı alan için seçilen yer için duyuruda “TKİ Vize EÜA alanı yürürlükteki Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100 000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı’nda “Tarım Arazisi” ve “Orman Alanı” olarak yer almakta, ayrıca “Yeraltı Suları Besleme Alanı” kapsamında bulunmaktadır. Söz konusu alan bir alt kademede yürürlükte olan Kırklareli İli 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda ise “Tarımsal Niteliği Birinci Öncelikli Korunacak Alan”, Tarımsal Niteliği Sınırlı Alan” ve “Orman Alanı” olarak yer almakta, ayrıca “Yeraltı Suları Besleme Alanı” kapsamında bulunmaktadır.”Deniliyor.  Orman var. Tarım toprağı var. Yer altı su besleme alanı var.. Kısacası yaşam kaynağı ve alanı.. Trakya’da yer almayacak sanayi türleri arasında idi. Bakanlık plan değişikliği ille Kömürlü termik santraların önü açıldı.

92

 

Kaynak:

http://www.csb.gov.tr/iller/istanbul/index.php?Sayfa=duyurudetay&Id=144208

http://www.csb.gov.tr/db/tekirdag/editordosya/trakya_enerji%20cdp%20deg_PLAN%20RAPORU_11112016.pdf

Ayrıca bu alan “5 Kasım 2009 tarih ve 27397 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ergene ve Meriç Havzaları İşletme Sahası” ilanında belirtilen ve yer altı suyu işletmesine kapalı havzadır.” 1-1 Çorlu, 1-2 Vize, 1-3 Lüleburgaz ve 1-5 Babaeski alt havzalarında yapılmış olan yeraltısuyu tahsisleri emniyetli işletme rezervine ulaştığından yeni yeraltısuyu tahsisi yapılmayacaktır.”  Deniliyor ama, Sondaja kapatılmış bir havzanın ortasına Kömüre dayalı termik santral yapılacak..

2015-2016 yılında Ülmemizin en kirli havası Trakya’da, Keşan İlçesindeydi. Bunun üzerine bir de  Trakya’ya 2  Kömürlü Termik Santral. Buna ne denir..? Cevabı bende yok..

Yaşadığım bölgeden başlayalım. Kırklareli Vize.. Trakya topraklarında ki ilk başkent. Günümüzde ülkemizde ki 11 sakin şehirden birisi. Kısacası  Cittaslow.

Cittaslow felsefesi yaşamın, yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını savunmaktadır. Cittaslow hareketi, insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ama aynı zamanda alt yapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerin gerçekçi bir alternatif olması hedeflenmiştir.

Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi.

Vize ve Çevresine Kömür sondaj çalışması için verilen ÇED Gerekli değildir kararlarına Proje alanını  kapsayan köy muhtarları dava açtı. Edirne İdare Mahkemesi de bu kararı iptal etti.  Yörede yaşayanlar yaşam alanlarını yok edecek her proje karşı ortak mücadeleyi oluşturdular. Bunu yaparken de bilim ve hukuk çerçevesinde bilinçli bir şekilde yaptılar. İnsan olmanın gereğini ve gelecek nesillere yaşanacak bir Dünya  bırakmak için ortak mücadele ettiler. Mücadeleye devam ediyorlar ve edecekler.

Vize’de onbir köyü kapsayan “Linyit Kömür Arama Sondaj sahası” 1 Sınıf Tarım Toprağı-Mera ve Orman ile birlikte Istrancaların temiz kalan, doğası bozulmamış birkaç köyünü de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.   12402,64 hektar,  ( 124 026,4 dekar )  alanda 295 noktada sondaj çalışma haritası.                 

93

Harita 3. Kırklareli İl’i Vize İlçesi’nin 11 köyünü kapsayan kömür sondajı ruhsat alanı

Istrancaları kaybedersek ne olur..?

TV lerde hava durumunda  “Balkanlardan gelen, soğuk, sıcak, yağışlı, karlı v.b. yurdu etkisi altına alacaktır” derler ya.. Istrancalar hava koridorudur.  Istrancaları kaybedersek, İstanbul’un nefes borusu yok olacak. İçtiği suyu yok olacak. Çünkü İstanbul’a ve ülkemize hava Istrancalar üzerinden gider. Koruyamadığımız zaman  Balkanlar üzerinden duman, kül, radyasyon, toz v.b. gidecektir.

Avrupa’nın en önemli 5 Doğa alanından biri olan Istranca Dağlarında da birçok ekosistem iç içedir.

Dağ, deniz, göl, dere, mağara,orman ve kumular ile bunların üzerine bir de longoz ormanlarını ekleyin. Dünyanın başka hiçbir yerinde yok. Istranca dağlarının yaklaşık 1218 km²lik bölümü hazırlanan Bilimsel raporlar ile biyosfer rezervi olması teklif edilmiştir. 2008-2009 yıllarında yürütülen çalışma sonucu UNESCO ya sunulmak üzere hazırlanan raporlar raflarda bekletiliyor.

Kaynak: http://yildizdaglari.cevreorman.gov.tr/tr/yildiz-daglari-biyosfer-projesi/proje-alani/

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI KIRKLARELİ İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

94

Orman Su işeri Bakanlığınca hazırlanan Doğa Turizmi Master planına bakıldığında Özellikle Vize’de Turizmin her çeşidi planlanmış. Hiçbir planlamada Kömüre dayalı Termik Santral yer almamıştır. İşte bu yüzden Vize Cittaslow dur.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırladığı ‘Tarım Arazileri ve Gıda Koruma Kamu Spotu’ televizyonlarda ve internette yayınlanmaya devam ediyor. Bakanlığın hazırladığı kamu spotunda şu ifadeler yer alıyor: “Domates biber patlıcan. Gelecek nesiller sadece resimlerini görebilir. Tarıma elverişli alanların tarım dışı kullanımı geleceğimize indirilmiş büyük bir darbedir. Bu gidişe siz “de dur deyin. Ülkemizde yeterince uygun alan var. Binalar tarım alanlarına değil imara uygun alanlarına yapılmalı. Tarım alanlarına yapılacak tarım dışı faaliyetlerine ruhsat verilmeyeceğini kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız” denilmektedir.

Bir Bakanlık plan yapıyor, Diğer Bakanlık plan değişikliği yapıyor..? Kaybeden geleceğimiz oluyor..

Bir Bulgar dostum Istrancalar için “Tanrı dünyayı yaratırken düşünmüş, hesaplamış, planlamış. Okyanusların, kıtaların, dağların ve nehirlerin yerini belirlemiş.  Ancak Istrancaları yaratırken sadece gülümsemiş”   demişti. Istranca Dağları’nın 1/3 Bulgaristan da. 2/3 Türkiye’de. Karşı tarafta çiçek koparmak, Çadır kurmak bile yasak iken, bizim tarafta tahribat had safhada.

Onlar korurken “kamu yararı kararı” oluyor. Biz ise taş ocağına da, termik santral da,çimento fabrikasına da, altın madenine de “kamu yararı kararı” alıyoruz.

Istrancalarda şehirde de, ormanda da yaşamlar tehdit altında..

Sermaye vahşi madencilik için dağlara çıkınca, dinamitler patlamaya başlamış, İş makineleri çalışmaya ve kamyonlar taşımaya başlayınca yaban hayvanları kaçacak yer aramaya başladı.

Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik dikenli teller çekti.  Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı.

99

YER:DEREKÖY HUDUT

Kırklareli’de pazara inen domuzlar, İstanbul’da ise boğaza inmeye başladı.

Kaynak :  http://www.hurriyet.com.tr/istanbul-bogazinda-ucuncu-domuz-vakasi-27553250

http://www.gazetevatan.com/yaban-domuzu-pazara-girdi–495915-gundem/

Haberlerde ve yorumlarda insanımız hala “domuzun pazarda, boğazda  ne işi var..?” diyor.

Ne yapsın… Senin evini başına yıksalar,  evinin içinde dinamitler patlasa, bahçende iş makinaları ve kamyonlar dolaşsa sen ne yapardın..?

Bizler Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi ve  bileşeni olduğumuz Trakya Platformu Bilim, Hukuk ve Yürütme Kurulu olarak konunun yakından takipçisi olacağız.  Anayasal haklarımızı dün savunduğumuz gibi,  bugün ve gelecek adına da yaşamı savunmaya devam edeceğiz.