Haber

Published on Kasım 15th, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Ümmühan Nine’nin HES ile hukuk mücadelesi

(GazeteKarınca – 14 Kasım 2016)

Isparta’nın Darıbükü köyü yakınlarında inşa edilen baraj ve HES nedeniyle mağdur olan 75 yaşındaki Ümmühan Uysal, sular altına gömülmek üzere olan evi için EPDK’ye karşı dava açtı.

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde, Yukarı Köprüçay Havzası’nda ‘acele kamulaştırma’ kararı ile inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesi nedeniyle bölgede bulunan birçok kişinin evi sulara gömüldü.

Kamulaştırma işlemleri sonuçlanmadan su tutma işlemine başlanması sonucu Darıbükü köyü de tamamen yok olmak üzereyken baraj projesi için evine el konulan 75 yaşındaki Ümmühan Uysal, ‘acele kamulaştırma’ kararının iptali için DSİ ve Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu’na (EPDK) karşı dava açtı.

Avukatı Aynur Rüzgâr Gökçe aracılığı ile DSİ Genel Müdürlüğü’ne bir ihtarname göndererek, dava sonuçlanıncaya kadar su tutma işleminin durdurulmasını isteyen Uysal, evini terk etmemek için ise EPDK’ye karşı açtığı davada kamulaştırma kararının iptalini talep etti.

Danıştay 6. İdaresi’ne dava açıldı

Dava süreci sonuçlanmadan Uysal’ın evini boşaltması istendiğini belirten avukat Aynur Rüzgâr Gökçe, Kasımlar Barajı ve HES projesi için EPDK tarafından alınan ‘acele kamulaştırma’ kararının iptali istemiyle Ümmühan Uysal tarafından Danıştay 6. Dairesi’nde dava açıldığını belirtti.

Noter aracılığı ile DSİ Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği ihtarnamede geri dönülmez zararlar doğurabilecek baraj nedeniyle mağdurlara tazminat ödenmek zorunda kalınabileceğini ifade eden Gökçe, şöyle konuştu:

Acele kamulaştırmanın iptali davasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiği, aksi halde baraj nedeniyle yapılan kamulaştırma iptal olacak ve müvekkilim yasal olmayan su tutma nedeniyle evini ve bahçesini kaybetmiş, onlarca köylü için geri dönülmesi imkânsız durumlar oluşacak ve idarenin tazminat sorumluluğu doğacaktır.

Suyun 20 santim yükselmesi durumunda evsiz kalacak

Ayrıca EPDK tarafından ‘tescil davası’ açılmadığından Uysal adına olan taşınmazların idarenin mülkiyetine geçmediğini de belirten Gökçe, gönderdiği ihtarnamede şu ifadelere yer verdi:

Barajda su tutma işlemine devam edilmesi durumunda, kamulaştırılması tamamlanmamış özel mülkün su altında kalacak olması, genel müdürlüğünüzün sorumluluğu açısından değerlendirilmelidir.

Davacı Ümmühan Uysal’ın oldukça yaşlı ve yalnız yaşayan bir kadın olduğuna da dikkat çeken avukat Gökçe, baraj sularının 15-20 santim daha yükselmesi durumunda yaşlı kadının evsiz kalma durumuyla karşı karşıya kalacağını vurguladı.

‘Anayasa’nın 57. ve 56. maddeleri ihlal ediliyor’

Darıbükü köyünün sular altında kalmaya başladığının altını çizen Gökçe, bu uygulama nedeniyle Anayasa’nın da ihlal edildiğini söyledi. Gökçe, şöyle devam etti:

Su tutmaya devam edilirse köy yolu iyice su altında kalacak. Taşınma ihtimali dahi kalmayacaktır. Ayrıca müvekkilin bahçesi ve tarlası su altında kalacak, her şeyini kaybedecektir. Bu nedenle devam eden su tutma işlemi, Anayasa’nın konut ve barınma hakkını düzenleyen 57. Maddesi ve herkesin sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını düzenleyen 56. Maddesine aykırıdır.

Danıştay Giresun’da iptal etmişti

Öte yandan Danıştay 6. Dairesi’nin geçtiğimiz yıl Giresun’un Güce ilçesinde inşa edilen Çay Regületörü ve HES projesi için aldığı kararda, Bakanlar Kurulu’nca alınan ‘acele kamulaştırma’ kararı hukuka uygun görülmediği için iptal edilmişti.

Anayasa’nın 13. ve 35. maddeleri gereğince mülkiyet hakkının ‘kamu yararı amacıyla’ Anayasa’ya uygun olarak sınırlandırılmasının mümkün olduğu ancak buna ilişkin işlemlerin öncelikle ‘kamu yararına’ dayanması gerektiğine dikkat çekilen Danıştay’ın iptal kararında, 2942 sayılı ilgili kanunun 27. maddesine göre ‘taşınmaza acele el konulabilmesi’ yolunun istisnai bir yöntem olarak düzenlendiği belirtilmişti.

 

Tags: , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑