(İstanbul Kent Savunması – 17 Kasım 2016)

Kent savunucuları bugün Cihangir Roma Bahçesi’nde İBB’nin sosyal tesis inadına ve Kabataş’ta yapılmak istenen Beton Martı projesine karşı İBB önündeydi

Beyoğlu’nda tepeden inme şekilde dayatılan mekansal dönüşüm ve mekansal dönüşümün etkileri ilçenin farklı noktalarında kendini günden güne gösteriyor. Tekil olarak takdim edilen projelerin temelinde ise Beyoğlu’nda uygulanmak istenen sosyoekonomik ve kültürel dönüşüm yer alıyor. Bugün bir araya gelen ve uzun bir süredir Cihangir Roma Bahçesi için mücadele eden Cihangirliler ile Kabataş beton martı projesine karşı geçtiğimiz yaz boyunca imza toplayan kent savunucuları taleplerini İBB’ye iletmek için Saraçhane’de yer alan İBB Binası önündeydi.7

Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Beyoğlu Kent Savunması’nın çağrısıyla İBB önünde toplanan Cihangirliler adına 3açıklamayı Berrin Alganer okudu. Alganer yapılmak istenen sosyal tesisin bölgede bulunan arkeolojik alanın sınır bölgesinde olduğunu vurgulayarak İBB’nin usulsüz ısrarından vazgeçmesi gerektiğini belirtti. İhaleyi alan şirketin alandan derhal gitmesinin istendiği açıklamada oluşabilecek ihtilaftan İBB ve Kadir Topbaş birinci dereceden sorumlu olacağının da altını çizildi. Alganer’in ardından sözü alan CHP Meclis Üyesi Ertuğrul Gürsever de Cihangir Roma Bahçesi mücadelesinin yanında olduklarını belirtti.

 

Cihangirliler’in açıklamasının ardından geçtiğimiz yaz boyunca #KabataşaDokunma diyerek beton martı projesi hakkında bir yandan belediyenin yapmadığı halkı bilgilendirme görevini üstlenen bir yandan da imza toplayan kent savunucuları toplanan yaklaşık 15 bin imzayı İBB’ye teslim etmek için bir açıklama yaptılar. İstanbul Kent Savunması’ndan Selen Bilgör’ün yaptığı açıklamada Kabataş Transfer Merkezi projesi, “onbinlerce yurttaşın itirazına ve yüzbinlercesinin mağduriyetine rağmen İBB eliyle gerçekleştirilmek istenmektedir” dendi. Bilgör, projenin kurul kararı ve ÇED raporu sürecinin denize kazıklar çakıldıktan sonra başladığını söyleyerek planda henüz bir uygulama projesinin bile olmadığını belirti. Bilgör açıklamasını şöyle bitirdi:

“Bizler kent ve yaşam savunucuları olarak kendi başlarına allanıp pullanarak bir amaçmış gibi gösterilen tekil 1projelerin aslında bir bütünün parçaları olduğunun farkındayız. Kabataş – Karaköy kıyı şeridinde Beton Martı ve Galataport aracılığıyla hedeflenen sosyoekonomik ve kültürel dönüşüm ile, yurttaşların sahip çıkarak yeşerttikleri Cihangir Roma Bahçesi’ne sosyal tesis inadı, hali hazırda Beyoğlu’nda devam etmekte olan rant sosuyla bezeli muhafazakar mekânsal dönüşümün parçaları durumundadır. İstanbul’un dubaileştirilmesine karşı verdiğimiz mücadele hattını yan yana durarak, yaratılmak istenen korku iklimine teslim olmayarak büyütmeye devam edeceğiz.

İmzalarımızı İBB’ye teslim ederken tüm yurttaşları bir kez daha kentine, geleceğine bir arada durarak sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Mücadeleye devam!”

Açıklamanın ardından imzalar İBB’ye elden teslim edildi.

6

Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Beyoğlu Kent Savunması tarafından gerçekleştirilen basın açıklaması şöyle:

CİHANGİR SAKİNLERİ OLARAK, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN SOSYAL TESİS PROJESİNİ İSTEMİYORUZ!

İBB, yıllardır göz koyduğu, Beyoğlu’nun en güzel manzaralı ve nadir bakı teraslarından biri olan Cihangir Roma2 Bahçesi’ne bir sosyal tesis yapmak istiyor. Uzun yıllardır Cihangir halkının iptali için mücadele ettiği Beyoğlu Koruma Amaçlı İmar Planlarında dahi, Arkeolojik Park ve Sergi Alanı olarak berlirlenen bu alan ve çevresinde yapılmak istenen 4 adet sosyal tesis var. Bugün yapımına başlanan ve Cihangir sakinlerinin mücadelesi neticesinde durdurulan inşaat çalışmaları sırasında arkeolojik bulgular açığa çıktı. Bunun üzerine müze denetimine alınan bölgede, henüz bir rapor görmememize rağmen çalışmalar yeniden başlatılmak isteniyor.

Bugün buraya Cihangir sakinleri, kent ve yaşam savunucuları olarak İBB’yi usulsüz ısrarından vazgeçirmek için gelmiş bulunmaktayız.

-Onaylı plan notlarında yer aldığı şekliyle ilgili bir çalışma yapılmadan, arkeolojik kazılar yapılmadan ve yer altındaki potansiyel değerlendirilip sergilenmeden işe sosyal tesislerle başlanmasını doğru bulmuyoruz.

-Her ne kadar, inşaat alanı arkeolojik alanın sınırında da olsa, arkeolojik potansiyel parsel sayısıyla belirlenmeyeceği için bu alanın da aynı statüye alınmasını talep ediyoruz.

-Bu tür projelerin yapımına geçerlilik kazandırmak için bilinçli olarak parkların, yeşil alanların bakımsız bırakıldığının farkındayız. İBB’yi ve Beyoğlu Belediyesi’ni başta Cihangir Sanatkarlar Parkı olmak üzere

parkların bakımını yapmaya ve güvenliğini sağlamaya çağırıyoruz!

-Biz Cihangir sakinleri, kent ve yaşam savunucuları olarak bu alanda bir usulsüzlüğe ve oldu bittiye sessiz kalmayacağız! İhaleyi alan şirketin alandan derhal gitmesini istiyoruz! Oluşacak ihtilaftan İBB ve Kadir Topbaş birinci dereceden sorumlu olacaktır.

Basına ve Kamuoyuna saygıyla duyurulur…

 

İstanbul Kent Savunması’nın basın açıklaması ise şöyle:

KABATAŞ PROJESİ’NE İTİRAZLARIMIZI İÇEREN İMZALARIMIZI İLETİYORUZ!4

Kabataş Sahili’nin ve iskelelerinin tamamen kapatılmasına, en az 3 yıl kapalı kalacak olmasına neden olan ve Kabataş’ın bütün çehresini değiştirecek olan Kabataş Transfer Merkezi projesi, bildiğiniz gibi onbinlerce yurttaşın itirazına ve yüzbinlercesinin mağduriyetine rağmen İBB eliyle gerçekleştirilmek istenmektedir. Kurul kararı ve ÇED raporu proje başladıktan ve denize kazıklar çakıldıktan sonra başlayan bu projede usulsüzlükler, hukuksuzluklar bitmek bilmiyor. 15 Kasım tarihi itibariyle öğrendiğimiz kadarıyla, hayata geçirilmek istenen planın bir uygulama projesi henüz yok. 6 Ekim 2016 tarihinde Kurul onayı alınan plan değişikliği henüz askıya çıkmadı.

Bütün bunlar ortadayken, bizler, kent ve yaşam savunucuları soruyoruz: Bu proje hangi hukuki, bilimsel gerekçelere dayanıyor? Neye istinaden Kabataş’ın tamamını kapattınız?

Hukuksuzluk bir rejim haline gelirken bu sorulara cevap alamayacağımızı biliyoruz. Ama biz yine de yurttaşlar olarak belediyeyi hukuka davet ediyoruz! Bu süreçle ilgili bir suç duyurusunda bulunacağımızı ilan ederken, 1 ay gibi kısa bir süre içinde toplanan ve bu projeye itiraz eden İstanbulluların verdiği 15 bin imzayı belediye yetkililerine iade ediyoruz!

Bizler kent ve yaşam savunucuları olarak kendi başlarına allanıp pullanarak bir amaçmış gibi gösterilen tekil projelerin aslında bir bütünün parçaları olduğunun farkındayız. Kabataş – Karaköy kıyı şeridinde Beton Martı ve Galataport aracılığıyla hedeflenen sosyoekonomik ve kültürel dönüşüm ile, yurttaşların sahip çıkarak yeşerttikleri Cihangir Roma Bahçesi’ne sosyal tesis inadı, hali hazırda Beyoğlu’nda devam etmekte olan rant sosuyla bezeli muhafazakar mekânsal dönüşümün parçaları durumundadır. İstanbul’un dubaileştirilmesine karşı verdiğimiz mücadele hattını yan yana durarak, yaratılmak istenen korku iklimine teslim olmayarak büyütmeye devam edeceğiz.

İmzalarımızı İBB’ye teslim ederken tüm yurttaşları bir kez daha kentine, geleceğine bir arada durarak sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Mücadeleye devam!