(Yusuf Yavuz / Saray Gazetesi – 19 Kasım 2016)

Türk ormancılığının duayeni Prof. Dr. Doğan Kantarcı gelinen noktayı özetledi: “Orman rant yeri değil, bizatihi memleketin ta kendisidir. Dolayısıyla ormanı korumak vatanını korumaktır… Köylüler Bakanlığa karşı ormanı koruyor. Bu ormancılık açısından utanılacak bir durumdur!”

İstanbul Üniversitesi Toprak İlmi ve Ekoloji A.B.D Em. Öğr. Üy. Prof. Dr. Doğan Kantarcı, Türkiye’de 1970’li yıllardan bu yana endüstriyel plantasyon çalışmaları yapıldığını ancak bunların daha çok kumul alanlardaki erozyona karşı olduğunu belirterek, “Bu konuda çalışan birkaç uzman yaşamını yitirdi. Onlardan biri de bendim. Benim de yaşım 79 oldu. Şimdi bu uzmanların yerine gelenler bu bilgilere sahip değiller. Bir iki özel firma kalkıp ‘ben burada bu işi yapacağım’ diyor. İktidar da kulaktan dolma bilgilerle olur olmaz yerlerde endüstriyel plantasyon çalışması yapmaya kalkıyor. Ama bununla ilgili ekolojik değerlendirmeler ortada yok. Birisi kalkıyor rapor veriyor, bu raporun işi bilenler tarafından irdelenmesi lazım ama öyle yapılmıyor. Bu iş artık tam bir üçkâğıtçılığa döndü. Çünkü bu işe yatırım yapalım para kazanalım gözüyle bakılıyor” dedi.

‘ESKİDEN ORMANI KÖYLÜDEN KORURDUK, ŞİMDİ KÖYLÜ ORMANCIDAN KORUYOR’
Söz konusu çalışmanı yapılabilmesi için uygun alanların belirlenmesi gerektiğine işaret eden Kantarcı, şöyle konuştu: “Eğer bizim orman teşkilatımızın gücünün yetmediği yerler varsa ve bu işe uygunsa özel teşebbüs bunu yapsın. Buna bir itirazımız yok. Ama orman teşkilatımızın gücünün yetmediği bir yer yok ki bu ülkede. Türkiye’de ordu neyse orman teşkilatı da odur. Biz ormancıyız, bizim erişemeyeceğimiz, gidemeyeceğimiz, yapamayacağımız iş yok. Ama iş o noktaya geldi ki, eskiden biz ormancılar köylüyü uyarırdık, ‘kardeşim ormanı kesmeyin, yakmayın’ diye. Şimdi köylüler teşkilatına karşı ‘ormanı kesmeyin’ diye mücadele ediyor. Bu ormancılık açısından utanılacak bir durumdur. Ama benim ormancı arkadaşlarımın bu konuda yapabileceği pek bir şey yok.

‘ORMANA EMİR VERİLMEZ, KÖYLÜLER VATANINA SAHİP ÇIKIYOR’
Ormancı arkadaşlarımız mesleklerini icra etmek üzere serbest bırakılsa görevlerini yaparlar ama yukarıdan emir gelince baskıyla karşı karşıya kalıyor. Orman işletmeleri yukarıdan gelen emirlerle idare edildiği vakit Türkiye’de ormancılık yapmak mümkün değildir. Ormana emir verilemez. O zaman işte ülkenin orman varlığını köylüler korumaya çalışıyor, vatanına sahip çıkıyor.”

‘KAVAK
İŞLETMESİ GİBİ ORMAN İŞLETİLMEZ’
Plantasyon çalışması için yaşlı ağaçların sökülmesinin de doğru olmadığını dile getiren Prof. Dr. Doğan Kantarcı, “Biz gençleştirilecek alanlarda bu işi yaparız ama anıt ağaçları kesmeyiz. Niteliği olan yerleri korumaya ayırırız. Çürük çarık, büyük ağaçları ormanın içinde hayvanların barınması için bırakırız. Ta ki o ağaç yıkılana kadar. Dolayısıyla ormancılık bir ekosistem işletmesidir. Kes- dik işletmesi, mekanik bir işletme değildir. Kavak işletmesi gibi orman işletilmez. Kavakçılıkta kesersin, satarsın, köklerini de söker yerine yenisini dikersin. Ama ormanlar öyle değil. Ormanda sadece ağaçlar yok ki, ekolojik bir sistem bu. Türkiye ormancılığı bu ekolojik sistemin idaresini yapıyor. Böyle abuk subuk gözüme kestirdiğim yerde burayı kesiyorum olmaz. Sonra ne olacak. Yarın öbür gün 80-100 milimetre yağış gelecek, senin toprağını götürecek, sen orada arazide cascavlak kalacaksın.

‘ORMANIN GETİRİSİ MISIR TARLASIYLA KIYASLANMAZ’
Ormanın getirisi buğday ve mısır tarlasıyla kıyaslanamaz. Mısırı, buğdayı her sene ekersin para kazanırsın ama orman öyle değil ki. Bir ormanın idaresi 300 yıl. Ancak şimdi mesela kızılçamın idare süresini 60 yıla indirdiler. Oysa kızılçamın idare süresi 120 ile 300 sene arasında değişir. Bunu 60 seneye indirdiğin vakit o ormandan ancak maden direkleri gibi direk elde edersin. Bu kadar cahilce, bilgisizce bir şey olamaz.

‘ORMAN RANT YERİ DEĞİL, BİZATİHİ MEMLEKETİN TA KENDİSİDİR’
Ormancının görevi, odun ham maddesi üretirken aynı zamanda toprağı korumak ve su üretmek. Hayvanlara yaşam ortamı sağlamak. Orman doğrudan para kazandırmaz ama ormanı korursan ekonomik kazanç 50-100 yıl sonra gelir. Orman rant yeri değil, bizatihi memleketin ta kendisidir. Dolayısıyla ormanı korumak vatanını korumaktır.”