Makale

Published on Kasım 28th, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Amasra 11 yıldır termik santrale ‘Hayır’ diyor

(Banu Tuna – Foto: Selçuk Şamiloğlu – Hürriyet Kelebek – 26 Kasım 2016)

Amasra halkı, 2005’ten beri “Termik santral istemiyoruz, zehirlenmek istemiyoruz” diye karar alıcılara farklı biçimlerde sesleniyor ama sesini duyuramıyor. 2010’DA otobüslerle Ankara’ya, o zamanki adıyla Çevre ve Orman Bakanlığı önüne protesto eylemine gittiler. Projenin durdurulması için 35 muhtarın tamamının, belediye başkanının ve 42 bin vatandaşın imzasıyla dilekçe verdiler. Santralın yapılacağı bölgeden Amasra’ya kadar yağmur altında insan zinciri oluşturdular.

Esnaf kepenk kapatma eylemi yaptı, belediye meclisi iki dönem üst üste santral yapımına karşı karar aldı. Yürütmenin durdurulması için belediye meclisi, belediye başkanı ve muhtarlar dahil 2019 kişinin müdahil olduğu, Türkiye’nin en geniş katılımlı davası açıldı, 10 Ekim’de açıklanan ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) olumlu raporuna hem belediye hem Bartın Platformu itiraz etti… Hattat Holding projesi, tüm bu girişimlere rağmen, farklı tarihlerde farklı isimlerle hep önlerine geldi. Geceleri gönül ferahlığıyla yastığa başlarını koyamaz hale geldiler. Bakanlık en son Çevre Düzeni planlarını değiştirerek santralın önünü açtı. Şimdi yine ayaktalar. Plan değişikliğine itiraz ettiler ve yine bir imza kampanyası başlattılar. 5 Aralık’ta sona erecek kampanya için Bartın ve Amasra’da şimdiden 6 bin imza toplandı.

bartin-amasra


Denize nazır santral: Santralin yapılacağı alanın yanı başındaki Tarlaağazı Plajı’na yazın günde 7 bin kişi geliyor. Plajın yanında da balıkçı barınağı var. Bu barınak tüm Amasra’nın balıkçıları tarafından kullanılıyor, ilçenin ekonomisinde önemli bir yere sahip.

Cenevizlilerin elindeki Amasra’ya, Fatih Sultan Mehmet, Ekim 1460’ta sefer düzenler. Rivayete göre Fatih, şehre hâkim bir tepeye geldiğinde gördüğü manzaraya hayran kalır ve “Lala, lala!, Çeşm-i Cihan (dünyanın gözü) bu mu ola?” der. Ordusuyla şehre saldırmak istemez ve kaleye haber gönderir: “Bu kadar güzel bir yere zarar vererek almak istemem, kalenin anahtarını bana getiriniz.” Yine rivayete göre, Amasra Kalesi Komutanı anahtarı Fatih’e getirir ve şehir savaşmadan alınır.

Bugün Fatih Sultan Mehmet’in çeşm-i cihanı, çevre felaketi riskiyle karşı karşıya. Ülkenin en büyük termik santrallarından biri, turizm ve balıkçılık ile geçinen, Küre Dağları Milli Parkı kıyısındaki bu sahil kasabasına yapılmak isteniyor.

Bartın ve ilçesi Amasra’nın, termik santrala karşı yürüttüğü mücadelenin tohumları 2005 yılında atıldı. O yıl yöreye gelen Hattat Holding, Amasra B sahası olarak bilinen bölgede kömür çıkaracağını ama santral yapmak gibi bir planı olmadığını anlattı halka.

Amasralının kömür madenine itirazı yoktu. Nesiller boyu bu madenlerde çalışmış, madencilik ile turizmi bir arada götürmenin yolunu bulmuşlardı.  Ses çıkarmadılar. Ancak holding, rödovans ihalesini aldıktan sonra termik santral da yapacağını açıkladı.

ÇED başvurusunda liman, kömür çıkarma tesisi, termik santral, kalker ocağı, kül depolama sahası ile dev bir tesis görünüyordu. Yaklaşık 700 hektara yayılıyordu ve bu alanın yaklaşık 500 hektarı kayın, gürgen, meşe ormanıydı. Santralın gücü 2640 mw olacaktı. Bu rakam size bir şey ifade etmeyebilir ancak şöyle kıyaslayabilirsiniz: Afşin-Elbistan A Termik Santralı 1355, Zonguldak Çatalağzı Termik Santralı 300, Muğla Yatağan Termik Santralı 630 mw gücünde.

ÇED raporu olumsuz gelince bu kez başvuruyu parçalara böldüler, santral gücü düşürülerek sayısı ikiye çıkarıldı. İki termik santralı duyan halk, 2010 Nisan’ında Bartın Platformu’nu kurdu. Bartın Platformu’ndan Prof. Dr. Erdoğan Atmış, o zaman mahalle mahalle dolaşıp 4 bin kişi topladıklarını ve şirketin bilgilendirme toplantısı yapmasına dahi izin vermediklerini anlatıyor. Aynı yıl bin kişi otobüslerle Ankara’ya gidip Çevre ve Orman Bakanlığı önünde eylem yaptı.

Bakanlıktan yine izin çıkmayınca, 2013’te aynı yer için farklı bir isimle yeniden başvuru yapıldı. Böylece proje son ismine sahip oldu: Hema Termik Santralı.

Aynı yıl, yer uygun değildir denilerek süreç durduruldu. Ertesi yıl şirket yeni bir başvuru yaptı. Bu kez ilgili bakanlıklardan olumlu görüş geldi ve süreç itirazlar, iptal başvuruları ile devam ettikten sonra nihayet 10 Ekim 2016’da termik santral için ÇED olumlu kararı çıktı. Ardından bir de Çevre Düzeni Planı değişikliği geldi. Mevcut planda, santralın yapılacağı Tarlaağzı ve Gömü köyleri turizm, balıkçılık ve ormancılık alanı olarak görünüyordu.

Bartın Platformu avukatlarından Engin Uzun, ÇED olumlu kararına da plan değişikliğine de itiraz ettiklerini söylüyor: “Siz buraya gelseniz, ben de yatırım yapacağım deseniz, size izin yok. Sadece Hema’ya özel izin var. Kişiye özel hukuk olmaz. Biz itirazlarımızı yaptık. Kuvvetle muhtemel, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bakan Mehmet Özhaseki’nin hemşerisi Hattat’ı koruyarak itirazımızı reddedecek. Biz de konuyu Zonguldak İdare Mahkemesi’ne taşıyacağız. Mahkemeden de olumsuz karar çıkarsa, Danıştay’a gitme süreci var ama temyiz aşaması inşaat sürecini durdurmuyor maalesef. Ondan sonra artık eylemsel mücadele başlayacak.”
Köylünün santrale ihtiyacı yok
Gömü Köyü’nün nüfusu yaklaşık bin kişi. Tarlaağzı Köyü’nde ise 120 hane var. Fındıkçılık, balıkçılık, bahçecilik, arıcılık ve pansiyonculukla geçiniyorlar. Ekonomik olarak termik santrale ihtiyaçları yok. Amasra’da turistlerin tükettiği pek çok gıda köylerden sağlanıyor. Sahillerinde tatile gelenleri evlerinde ağırlıyorlar.
Mehmet Emin Timur / AK Partili Amasra Belediye Başkanı
Başbakan’a mektup yazdım

bartin-amasra-bb

Hattat Holding buraya kömür çıkartacağız diye geldi, ihaleye girip rodövans usulü ocakları aldı. Tabii kimse karşı durmadı kömüre. Fakat sürecin getirdiği noktada adam dedi ki, “Ben kömürcü Mehmet Ağa değilim, termik santral yapacağım.” Devlet de onayladı. Tabii bu uzun bir süreç ve daha evvelki bakanların hiçbiri onaylamamıştı. Ama Ankara’da bir şeyler değişti ve onaylandı. Hiçbirimiz bu durumdan hoşnut değiliz. Çevre Düzeni Planı’nı örnek göstererek itiraz ettik. “Bu yapılan hukuksuzdur, bu bölge turizm gelişme bölgesidir. Buna uyun, hukuk bunu emrediyor” dedik. Bugüne kadar başarılı da olduk. Ama bu sefer, hükümette değişiklikler oldu, kararlar değişti, Çevre Düzeni Planı da değişti. Bence Çevre Düzeni Planı’nın değişmesi meşru değildir. Hukuksuz demiyorum ama meşru değil. Çünkü bu planlar yapılırken çeşitli kurumlardan görüş alınır. Değişiklik yapılırken kimseden görüş alınmadı. İptal edilmesi lazım. Başbakan’a, bu projenin durdurulması için bizzat mektup yazdım. Şu ana kadar bir cevap gelmedi. Ben mahkemelere güveniyorum. Planı, bu proje için değiştirdikleri de ortada. Mahkemelerin planı reddedeceğine güveniyorum. Reddetmezse, zorlu bir süreç bekliyor bizi. Çevreye zarar vermeyen bir termik santral hiç duymadım ben. Bir de Hema’da çalışan Amasralılar var. Ekmek parası için çalışıyorlar ama onların da termik santral istediğini sanmıyorum. Halkı karşı karşıya getiriyorlar. Esas büyük sıkıntı bu. Bundan sonra ne yapacağımızı planlamaya çalışıyoruz. Neticede ben de iktidar partisine mensup bir belediye başkanıyım ve alanım iyice daraldı. Ama daraldı diye bir şeyler yapmayacak değiliz.

Abdullah Uysal / İşletmeci
Meşhur Amasra salatasını unutun

bartin-amasra-termik-santral2

Kömüre değil, santrale karşıyız. Biz bugüne kadar turizm ile madeni bir arada götürmeyi başardık. Kömür çıksın, istihdam artsın. Ama termik santral istemiyoruz. Santralde günde 30 bin ton kömür yanacak. Bu, Bartın ve Amasra’nın bir yıllık kömür tüketimi kadar. Meşhur Amasra salatasının malzemesi, santralin yapılacağı yerin çevresindeki köylerden geliyor. O sebzelerin, meyvelerin üzerine kül yağacak, asit yağacak. 10 senedir bütün enerjimizi, bu santrali engellemeye harcıyoruz. 1990’daki büyük maden mücadelesinin aynısını şimdi santrale karşı vermeliyiz. Gerekirse yaz ortasında dükkanlarımızı kapatırız. Geleceğimiz için, Türkiye için, çocuklarımız için 3 gün kapalıyız deriz. Biz bu santrali istemediğimizi anlatmak için daha ne yapalım? Bundan sonrası ne olacak, bizi terörist mi ilan edecekler?
Ayşe-Şerafettin Kadeş / Gömü Köyü
Sonuna kadar direneceğiz

Biz 30 yıl İstanbul’da çalıştık, emekli olup köyümüze döndük, evimizi yaptık. Artık güzel güzel yaşamak istiyoruz. Kömüre karşı değiliz, dedelerimiz de madenciydi. Ama termik santrali kesinlikle istemiyoruz. İstihdamdan bahsediyorlar. İnşaatı bittikten sonra bir termik santralde bizim vasıfsız işçilerimiz çalıştırılmaz ki, mühendisler çalışır. Sonuna kadar direneceğiz. Biz mücadeleyi severiz. Gidecek bir yerimiz yok. Burası baba toprağımız, niye verelim? Buraya santral kurulursa bahçeye ektiğimiz hiç bir şey yaşamaz. Onların yaşamadığı yerde biz yaşayabilecek miyiz? Bu santral yapılırsa yaşantımız yok olocak, köyümüz yok olacak, balıkçı barınağımız yok olacak.

Şakir Karabacak / Tarlaağzı Köyü muhtarı
Seçtiğimiz milletvekili neden sahip çıkmıyor

bartin-amasra-termik-santral3

Her yıl mart-haziran arasında buraya denizden gelen bir sis çöker, gitmez. Doğa olayıdır. Bu adamlar buraya santrali yaptığı zaman, bacadan çıkan zehirli duman nereye gidecek? Bu sis burada duruyor zaten. Ondan sonra burada yaşam olacak mı? Hava şartlarını hep havalar iyiyken gelip ölçüyorlar. Biz kömüre de enerjiye de karşı değiliz ama santralin yeri burası değil. Bizim buralar hep balıkçı. Tarım var. Plaja yazın günde 7 bin kişi geliyor.
Halk bizi seçti, devlet halkın ne istediğini neden bize sormuyor? Bizim seçip de önümüze koyduğumuz AK Parti milletvekili Yılmaz Tunç nerede? Niye bize sahip çıkmıyor? Buraya geldiğinde “CHP, MHP size oyun oynuyor” diyordu. Ama bizimle onlar mücadele ediyor. Parti işi değil bu. Hema, gözümüzün içine baka baka 8 hektar ormanı kesti, ocak posası döktü. Devlet de buna izin verdi.

Remzi Ulutaş / Tarlaağzı Köyü
Hattat bizi satın mı aldı?

bartin-amasra-termik-santral4

Ben İstanbul’da 15 yıl İETT şoförlüğü yaptım, köyüme döndüm. 300 bin lira harcayıp ev yaptım. Ben burada duracağım. Hattat mı verecek evimin parasını? Bizim köyü turizm alanından çıkarmışlar. Çevre Bakanı açıklasın, neden çıkarmış? Ne var altında? Amasra-Bartın yolunu da tünele aldılar ki, gelen turistler halimizi görmeden geçip gitsin. Halkın hayatıyla bu kadar oynanmaz. Biz devletin arkasında durduk, devlet de artık bizim arkamızda dursun. 15 Temmuz’da herkes sokağa döküldü. Böyle mi yanındasınız siz milletin? Küresel iklim değişikliği var. Ne Antalyası ne Bodrum’u kalacak. Halk Karadeniz’e akım yapacak. Hattat Holding kimmiş? O da senin benim gibi vatandaş. Bizi satın mı aldı? 42 bin imza gönderdik Ankara’ya, neden gözönüne almıyorlar?
Bu yemişler yetişmez

bartin-amasra-termik-santral5

Emine Teyze 61 yaşında, Gömü Köyü’nde yaşıyor. Her sabah erkenden Bakacak tepesinde, yol kenarında tezgahını açıyor. Bahçesinden ve ormandan topladığı meyveleri, yemişleri satıyor. “Termik santral yapılırsa, bunlar yetişmez. Zaten turist de gelmez. Benim bütün ekmeğim buraya gelen turistlerden” diyor.
Santral yapılırsa hepimiz biteriz

Orhan Amca, Bartın Belediyesi’nden emekli. Anlattığına göre kahveye gitmek yerine, Bartın-Amasra yolunun kenarına çay ocağı kurmuş üç beş kuruş kazanıyor: “Termik santrali kim ister. Yapılırsa Bartın da biter, Amasra da” diyor.

İsmail Erfidan / Tarlaağzı Köyü
Cumhurbaşkanı, birinin cebinde sigara gördü mü çekip alıyor. Bu zehiri nasıl içirecek bize?

 

Tags: , , , , , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑