Okuma süresi: 2 dakika

(Seçkin Sağlam / Çanakkale Olay – 28 Kasım 2016)

Çan’ın Halilağa Köyü mevkiinde işletilmesi planlanan “Kuvars Ocağı” projesi ile ilgili verilen “ÇED Gerekli Değildir Kararı”na karşı açılan davada Çanakkale İdare Mahkemesi’nin verdiği ‘iptal’ kararı Danıştay 14’inci Dairesi tarafından da onandı. Haberi, kararın kendilerine tebliğ edilmesinin ardından Çanakkale Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkan Yardımcısı Avukat Ahmet Ozan Yılmaz sosyal medya hesabından paylaştı…

Çanakkale Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkan Yardımcısı Avukat Ahmet Ozan Yılmaz, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajında, Çanakkale için ‘güzel bir haber’ verdi. Çevresi madencilik faaliyetleri ile çevrili, su kaynakları, florası ve faunası tehdit altında olan Çanakkale, bu haberle bir nebze de olsa nefes aldı. Avukat Yılmaz, “Çanakkale İli Çan İlçesi Halilağa Köyü mevkiinde 20064172 Ruhsat Nolu sahada açılıp, işletilmesi planlanan ‘Kuvars (Sileks) Ocağı’ projesi hakkında Çanakkale İdare Mahkemesine açtığımız davada verilen 4 Aralık 2015 günlü iptal kararı, Danıştay 14. Dairesi tarafından onanmış, karar 22 Kasım 2016 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiştir. Emeği geçen tüm komisyon üyelerimiz ile Çanakkale Baro Başkanlığı Çanakkale Barosu başta olmak üzere, desteğini esirgemeyen herkese ve yaşam savunucularına teşekkür ederiz. Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” mesajı paylaştı.

Danıştay Kararına OLAY ulaştı
Danıştay 14. Dairesi 13 Ekim 2016 tarihinde Madra Dağı ve Kaz Dağı Belediyeler Birliği ile TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi’nin davacı olduğu dosyada kararını verdi. Karar tutunağında “20064172 ruhsat numaralı sahada açılıp işletilmesi planlanan ‘Kuvars (Sileks) Ocağı’ projesi hakkında Çanakkale Valiliği Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğünce verilen 19 Mart 2015 günlü ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir’ kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolundaki Çanakkale idare Mahkemesinin 4 Aralık 2015 günlü kararının, davalı ve müdahil tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle bozulması istenilmektedir” bilgisine yer verdi. Hüküm veren Danıştay 14. Dairesi “İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup,  bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, karar düzeltme yolunun kapalı olduğu” duyurularak karar verdi.