Haber

Published on Aralık 9th, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Isparta evsiz bırakılan insanlara “hücre evi”

(Yusuf Yavuz / Oda TV – 7 Kasım 2016)

Isparta’da Kasımlar Barajı ve HES projesinin sularına gömülen Darıbükü köyünde büyük bir mağduriyet yaşanırken yüklenici firmadan şaka gibi açıklama geldi…

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde yapımı tamamlanan Kasımlar Barajı ve HES projesinin sularına gömülen Darıbükü köyünde büyük bir mağduriyet yaşanırken yüklenici firmadan şaka gibi açıklama geldi.

Baraj yüzünden evlerini ve yaşam alanlarını kaybeden köylülere kamulaştırma bedeli yerine ‘anlaşma’ yoluyla 24 konut inşa eden yüklenici GÜLSAN firması, köylülerin ‘ölüm hücresi’ olarak andığı evleri sürdürülebilir yaşama ve yerel mimariye uygun proje diye duyurdu.

Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu ise firmanın bu tutumuna sert tepki gösterdi: “Yalanınız batsın!”

Isparta ve Antalya sınırlarında, Yukarı Köprüçay Havzası’nda inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesinin neden olduğu mağduriyetlere her gün bir yenisi eklenirken, yüklenici firma şaka gibi tanıtım yaptı. Barajın sularına gömülen Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünde, köyünü terk etmek istemeyen yaşlılardan oluşan 24 aile, kamulaştırma bedeli yerine kendilerine yeni ev yapılmasını talep etti. Bunun üzerine belirlenen alanda 24 konut inşa eden GÜLSAN şirketi, köylüleri zorlayarak eski evlerini boşaltıp, büyük eksiklikleri bulunan yeni beton evlere yerleşmesini talep etti. Şirketin ve yetkililerin zorlamasıyla yaşam koşullarına uymayan 50’şer metrekarelik evlere yerleşmeye başlayan köylüler, Mayıs ayından bu yana bu evleri yaşanılır hale getirmek için kişisel olanaklarıyla çeşitli düzenlemeler yapıyor.

isparta1

KÖYLÜLER ‘HÜCRE EVİ’, FİRMA ‘YÖRESEL MİMARİ ÖRNEĞİ’ DİYOR

Köylülerin ‘hücre evi’ diye tanımladığı yapıları ‘Sürdürülebilirlik’ çerçevesinde ve ‘Yöre mimarisi’ne uygun olarak inşa ettiklerini duyuran GÜLSAN firmasına sert tepki gösteren Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Bölgede çok sayıda köylünün mağdur olmasına yol açan GÜLSAN firması, kamu otoritesini de yok sayarak hem halkla hem de devletle adeta dalga geçmektedir. Firmanın ‘sürdürülebilirlik’ çerçevesinde inşa ettiğini öne sürdüğü konutların yöre mimarisiyle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmadığı gibi bu yapılar ancak ‘süründürülebilirlik’ kavramıyla açıklanabilir niteliktedir. Yalanınız batsın!

isparta2

‘İSTERSE CUMHURBAŞKANI GELSİN’ LAUBALİLİĞİ

Darıbükü köyünde devlet iflas etmiştir. Valisi, Kaymakamı ve ilgili tüm kamu kurumları yüklenici firmanın neden olduğu mağduriyetleri gidermek yolunda gerekli ve yeterli adımları atamamış, her kurum bir diğerine sorumluluk yükleyerek yaşanan sorunların daha da katmerlenmesine neden olmuştur. Köylülerin sorunlarıyla ilgili taleplerini, ‘İsterse Cumhurbaşkanı gelsin, bir şey yapamaz’ laubaliliğiyle yanıtlayarak insanı, devleti ve adaleti hiçe sayan GÜLSAN firmasının bölgede neden olduğu yıkımın bir an önce durdurularak yöre insanının yaralarının sarılmasını talep ediyoruz.”

DCIM100MEDIADJI_0118.JPG

KAHRAMANMARAŞ’TA DA BENZER YALANLAR ORTAYA ÇIKTI

Darıbükü köylülerinin ‘hücre evi’ diye andığı yapıları yerel mimari örneği olarak duyuran GÜLSAN firmasının, 2008’de inşaatını tamamladığı bir başka HES projesi içinde benzer uygulamalara imza attığı ortaya çıktı. Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesine bağlı Kargaçayırı ve Emirler köylerinde, Körsulu Deresi’nde GÜLSAN firması tarafından inşa edilen Değirmenönü HES projesi, 2008 yılında işletmeye alındı.

 

ORTA VE UZUN VADELİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YALANLARI

Yörede inşa ettikleri HES ile ekonomik kalkınmaya katkı sağlandığını öne süren GÜLSAN firması, Andırın için hazırladıkları projeyi şöyle duyurdu:

“Projeyle Maraş Andırın’da toplam beş köyden çiftçiye ulaşılmış, 100 adet arılı kovan ve o nispette ekipman çiftçilerle buluşturulmuş durumdadır. Kovanların uzmanlar tarafından rutin denetimlerinin sürdürülmesi ve tetkiklerinin yapılmasıyla, sönmelerinin ve çiftçinin zarara uğramasının önüne geçilmesi de projenin uzun vadeli planları kapsamında bulunmaktadır. Ayrıca kovan sahiplerine satın alma garantisi sağlanarak, projenin başarıyla devamını sağlamak ve bunu müteakip, kovan ve çiftçi sayısının artırılması hedeflenmektedir. Orta ve uzun vadede bu projeden feyz alınarak başlatılması planlanan iki çalışma daha bulunuyor. Bunlardan ilki: verimli ve önemli bir ırk olan Saanen keçisinin Andırın’da yetiştirilmesi, çiftçilerle buluşturulması, üretiminin teşviği, hayvansal ürünlerinin pazarlama stratejileri geliştirilerek, nihai tüketicilerle buluşturulması projesidir. Bir sonraki adımda ise Maraş’a özel bir bitki olan sahlep üretiminin yaygınlaştırılmaları çalışmalarının yapılması planlanmaktadır.”

isparta5

YALANLARA MARUZ KALAN O KÖYLÜLER NE DİYOR

GÜLSAN firmasının proje uyguladığı Andırınlı köylülerle yapılan çalışmaların ne aşamada olduğu hakkında konuştuk. GÜLSAN firmasınca inşa edilen Değirmenönü HES projesinin etkilediği köylerden biri olan Andırın’a bağlı Kargaçayırı köylüleri şunları dile getirdi:

‘HES ŞİRKETİ KÖYÜMÜZÜ MAHVETTİ’

“Arıcılık için birkaç tane kovan verdiler onlar da şimdi yok oldu. HES şirketi köyümüzün doğasını bozdu. Yollarımız yok oldu. Yapılacağı söylendi ama öylece bırakıp gittiler. HES şirketi köyümüzü mahvetti. Eski düzenimiz bozuldu. Bir taş ocağı açtılar her yer toza bulandı. Eskiden yetişen meyvelerimiz şimdi ürün vermez oldu. Burada herkes kendi yiyeceği kadar sebze, meyve yetiştiriyordu. HES için yapılan kanal mille doldu. 5-6 yıldır temizlenmiyor. Su içmek için gelen hayvanlarımız çamura saplanıyor, tehlike yaratıyor.

‘NASIL BİR ADALET ANLAMADIM’

Kamulaştırma işlemlerini şirket kendisi yürüttü. Arazilerimize dönümüne 4,5 bin lira değer biçtiler. Oysa biz burada yılda iki ürün alıyoruz toprağımızdan. Bu yüzden ödenen bedellere itiraz ettik, avukat tutup dava açtık. Bu yolla kamulaştırma bedelleri 13-14 bin liraya çıktı ama bunun da yüzde 30’unu avukata verdik. Şirketin avukatının masrafını da biz karşıladık. Nasıl bir adalet anlamadım.”

Köylerindeki HES projesinin yaşamlarına ne gibi katkıları olduğu yönündeki sorularımızı yanıtlayan Andırın Emirler köylülerinin verdikleri yanıtlar ise şöyle:

‘KÖYLÜLERİN VE DEVLETİN ARAZİLERİNİ ALIP TELLE ÇEVİRDİLER’

“Köyümüze yapılan HES’ten sonra sadece iki köyden 5-6 kişi bekçi olarak kaldı. Bunun dışında köyümüze bir yararı olmadı. Ama çok zararı oldu. Hayvancılığa, tarıma zarar verdiler. Barajın olduğu bölgede kamulaştırma alanının dışında fazladan arazi alıp etrafını tel örgü ile çevirdiler. Bu arazilerin bir kısmı devletin bir kısmı da köylülerindi. Köylülerin arazilerini satın aldılar, devletin arazisini de nasıl ettiler bilmiyorum, işlerini bir şekilde yaptılar. Telle çevrilen arazide eskiden biz hayvanlarımızı otlatıyor, serbestçe dolaşıyorduk. Şimdi ise giremiyoruz. Bu arazide şirket çalışanları meyve yetiştiriyor. Elma, ceviz ve kiraz diktiler.

‘KÖYLÜYE İKİ TANE KOVAN VERDİLER, ARICILIĞI  KENDİLERİ YAPIYOR’

Arıcılık konusuna gelince, köyümüzde sadece bir iki kişide arı kovanı verdiler, şimdi o da yok. Şirket çalışanları kendileri arıcılık yapıyor. Köyde neden olunan sorunları hep çözeceğiz, yapacağız, edeceğiz dediler. İşleri bitince çözmeden çekip gittiler. Birçok köylünün arazisine elektrik direği diktiler, bununla ilgili kamulaştırma bedellerini ödemediler.”

‘SÜSLÜ YALANLARLA ÜRETİMDEN KOPARILAN İNSANLARIN DRAMLARI’

Türkiye’de çevre ve sürdürülebilirlik kavramlarının süslü imajlarla sunularak büyük bir yalan çarkı yaratıldığına işaret eden Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu, kırsal kalkınmaya destek olunacağı yalanıyla kırsalın yüzlerce yılda yarattığı üretim kültürünün yok edildiğine dikkat çekerek, “Enerji, madencilik ve endüstriyel tarım ve hayvancılık üretimiyle insanın coğrafya ile olan binlerce yıllık bağı koparılmış, yerine süslü yalanlarla avutulan insanlık dramları konulmuştur. Örneğin sahlep elde edilen orkide bitkisinin kültür ortamında üretilmesi henüz bilimsel olarak mümkün değilken, ilgili firma sahlep üretimi projesi geliştireceği yalanıyla yöre halkının yıkım projelerine rızasını sağlamaya çalışmakta bir sakınca görmemektedir. Yıllardır ülkeyi bu yalanlara maruz bırakanları ve buna onay üretenleri kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Tags: , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑