(KOS Medya – 9 Aralık 2016)

Kuzey Ormanları Savunması’nın çağrısıyla bir araya gelen yaşam savunucuları, Beşiktaş – Balmumcu’da bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne Trakya’da yapılan plan değişikliklerine ve termik santrallere karşı itiraz dilekçelerini verdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nn 27 Ekim’de “Ergene Havzası 1/100000 ölçekli Revizyon ve Çevre Düzeni Plan Değişikliği” ile 1/25000’lik planları değiştirerek Silivri – Çerkezköy ve Vize’de iki bölgeyi Enerji Üretim Alanı ilan etmiş, bölgede linyitle çalışması planlanan iki termik santralin kurulacağı da planlara işlenmişti.

Yaşam savunucuları, bugün (9 Aralık Cuma) plan değişikliği ile büyük bölümü Silivri’de kalan Çerkezköy termik santrali planlarına karşı İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması gerçekleştirerek itiraz dilekçelerini müdürlüğe teslim etti.

Madde madde neden termik santral istemiyoruz

“Termik santral hayatı zehirler. Ölüm bacalarını durdur, Trakya ve İstanbul’a nefes ol” pankartı arkasında bir araya trakya-termik-itiraz3gelen yaşam savunucuları “Termiği durdur İstanbul’a nefes ol” ve “Trakya’da termik istemiyoruz” sloganları attı. Cenk Çalışır’ın okuduğu basın açıklamasında termik santrallerin sağlığa, iklime ve bölgeye vereceği tahribatı madde madde anlatıldı:

1) Planlarda Enerji Üretim Alanı olarak belirlenen bölge, “Tarım Arazisi” ve “Orman Alanı” olarak geçmekte. İstanbul bölümü ise “Ağaçlandırılarak Ormanla Ekolojik Olarak Bütünleştirilecek Alan” durumunda. Ayrıca bölge “Aşırı Yeraltı Suyu Çekim Alanı” ve “Yeraltı Suları Besleme Alanı” kapsamında. Buna göre termik santraller Trakya’nın, Ergene Havzası’nın hali hazırda can çekişen ekosistemine büyük bir darbe vuracak. Şayet, ölüm bacaları dikilirse, termik santraller ihtiyacı yeraltı su kaynaklarından karşılayacak. Yeraltı su kaynaklarının kirleneceğini açık bir kanıtı olan bu durum, tüm havzayı zehirleyecek.

2) Istrancalar üzerinden gelen ve yılın dokuz ayı esen kuzey rüzgarları, termik santrallerle birlikte Trakya, Marmara ve İstanbul’u zehre boğacak, tarım alanlarındaki ayçiçeği, buğday tarlalarını tahrip edecek. Partikul madde 10 ve dış ortam hava kirliliği kalp, damar, sinir ve solunum sistemleri üzerinde ciddi rahatsızlıklara yol açarken, ölüm bacaları sağlığımızı, çocuklarımızı zehirleyecek.

3) HEAL’in “Kömürlü Termik Santrallerin Ödenmeyen Sağlık Faturası” raporuna göre Türkiye’de her yıl termik santrallerin yarattığı hava kirliliğine bağlı olarak 2.876 kişi yaşamını kaybederken, Greenpeace’in “Sessiz Katil” raporuna göre termik santrallerin yarattığı hava kirliliği insan ömrünü 10 yıl azaltıyor. Trakyalılar sağlık sorunlarıyla boğuşacak, erken ölümler yaşanacak.

4) Tüm bunlara ek olarak planlarda termik santrallerin bölgeden çıkarılacak linyit ile işletileceği belirtilmekte. Linyitin kül içeriği ve ortaya çıkan diğer kirletici salımları taş kömürüne göre daha yüksek durumdadır. Linyitle çalışması planlanan termik santraller bölgede yaşayanlarda ve termik santrallerde çalışan işçilerde ciddi sağlık problemlerine yol açacak.

5) Bölgedeki 600 milyon ton kömür rezervinin yakılmasıyla 12 milyon ton karbondioksit atmosfere karışacak. İklim değişikliğine karşı mücadelede karnesi kırık notlarla dolu olan Türkiye, yapılması planlanan yeni termik santral projeleriyle birlikte sera gazı salınımını ciddi şekilde arttıracak.

“Çevrecinin daniskalarına” karşı bir arada harekete geçme zamanı

Basın açıklaması “Gün, mega katil projelerle, madenlerle, RES’lerle talan ettikleri Kuzey Ormanları’nın güney hattına yıkım, İstanbul ve Trakya’nın havasına, suyuna, toprağına zehir getirecek ölüm bacalarına karşı yaşamı savunma, “çevrecinin daniskalarına” karşı bir arada harekete geçme günüdür!” denerek ve “ormanıma, suyuma, sağlığıma dokunma” sloganlarıyla sonlandı.

Basın açıklaması ardından kısa bir konuşma yapan İstanbul milletvekili Ali Şeker de termik santrallerle trakya-termik-itiraz4geleceğimizin çalınmasına izin vermeyeceklerini belirterek termik santraller nedeniyle oluşacak kül ve asit yağmurları nedeniyle sağlıklı yaşama ve üretme koşullarının ortadan kalkacağını belirtti. Zonguldak – Çatalağzı’nı hatırlatan Şeker, termik santralin su kaynaklarını da kirleterek yok edeceğine dikkat çekti.

Basın açıklaması ardından yaşam savunucuları dilekçelerini Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne teslim etti.

İtiraz için hala vakit var!

Planlara itiraz İstanbul için 13 Aralık’a (Salı), Kırklareli için ise 14 Aralık’a kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne yapılabiliyor. İstanbul’a itiraz dilekçesi için tıklayınız: Hayatımızı zehir etmenize itiraz ediyoruz 

Ayrıca 14 Aralık’a kadar termik santral planlarına Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden de online olarak yapılabiliyor. Online itiraz etmek için tıklayınız: Trakya’ya termik santrallere online itiraz ediyoruz 

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde okunan basın açıklamasının tamamı şöyle:

Trakya’nın doğasına ve yaşama darbe indirecek, kilometrelerce uzanan günebakanları kömür karasına boyayacak, çocuklarımızı kanser edecek planlara  “itirazımız var!” demek için Çevre ve Şehircilik İstanbul İl Müdürlüğü önündeyiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 27 Ekim’de “Ergene Havzası 1/100000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Plan Değişikliği” ile 1/25000’lik planları değiştirerek Silivri – Çerkezköy ve Vize’de iki bölgeyi “Enerji Üretim Alanı” ilan etti. Plan değişiklikleriyle bölgede linyitle çalışacak iki yeni termik santrale de yeşil ışık yakıldı. Çerkezköy’e kurulması planlanan 545 hektarlık Enerji Üretim Alanı’nın 485 hektarlık kısmı ise İstanbul’da yer alıyor.

Bizler, kurulmak istenen termik santrallerin yaşama nasıl kast ettiğini; ölüm bacalarından çıkan kül ve zehirli gazların doğayı ve hayvanı, bitkileri ve tarımı, insan sağlığını ve iklimi nasıl zehirlediğini biliyoruz. Buna karşın Trakya’da iki, memleketin dört bir yanında 70’in üzerinde termik santral yapmak isteyen yaşam düşmanlarına neden termik santral projelerine itiraz ettiğimizi kamuoyunun huzurunda bir kez daha hatırlatıyoruz:

  • Planlarda Enerji Üretim Alanı olarak belirlenen bölge, “Tarım Arazisi” ve “Orman Alanı” olarak geçmekte. İstanbul bölümü ise “Ağaçlandırılarak Ormanla Ekolojik Olarak Bütünleştirilecek Alan” durumunda. Ayrıca bölge “Aşırı Yeraltı Suyu Çekim Alanı” ve “Yeraltı Suları Besleme Alanı” kapsamında. Buna göre termik santraller Trakya’nın, Ergene Havzası’nın hali hazırda can çekişen ekosistemine büyük bir darbe vuracak. Şayet, ölüm bacaları dikilirse, termik santraller ihtiyacı yeraltı su kaynaklarından karşılayacak. Yeraltı su kaynaklarının kirleneceğini açık bir kanıtı olan bu durum, tüm havzayı zehirleyecek.
  • Istrancalar üzerinden gelen ve yılın dokuz ayı esen kuzey rüzgarları, termik santrallerle birlikte Trakya, Marmara ve İstanbul’u zehre boğacak, tarım alanlarındaki ayçiçeği, buğday tarlalarını tahrip edecek. Partikul madde 10 ve dış ortam hava kirliliği kalp, damar, sinir ve solunum sistemleri üzerinde ciddi rahatsızlıklara yol açarken, ölüm bacaları sağlığımızı, çocuklarımızı zehirleyecek.
  • HEAL’in “Kömürlü Termik Santrallerin Ödenmeyen Sağlık Faturası” raporuna göre Türkiye’de her yıl termik santrallerin yarattığı hava kirliliğine bağlı olarak 2.876 kişi yaşamını kaybederken, Greenpeace’in “Sessiz Katil” raporuna göre termik santrallerin yarattığı hava kirliliği insan ömrünü 10 yıl azaltıyor. Trakyalılar sağlık sorunlarıyla boğuşacak, erken ölümler yaşanacak.
  • Tüm bunlara ek olarak planlarda termik santrallerin bölgeden çıkarılacak linyit ile işletileceği belirtilmekte. Linyitin kül içeriği ve ortaya çıkan diğer kirletici salımları taş kömürüne göre daha yüksek durumdadır. Linyitle çalışması planlanan termik santraller bölgede yaşayanlarda ve termik santrallerde çalışan işçilerde ciddi sağlık problemlerine yol açacak.
  • Bölgedeki 600 milyon ton kömür rezervinin yakılmasıyla 12 milyon ton karbondioksit atmosfere karışacak. İklim değişikliğine karşı mücadelede karnesi kırık notlarla dolu olan Türkiye, yapılması planlanan yeni termik santral projeleriyle birlikte sera gazı salınımını ciddi şekilde arttıracak.

Bütün bu nedenlerden dolayı, bugün plan değişikliğinin İstanbul ayağına karşı gerçekleştireceğimiz itirazla Trakya’ya dikilmek istenen ölüm bacalarına karşı mücadelede ilk adımımızı atıyoruz. Yırca’nın “zeytinime dokunma” isyanından, 15 Mayıs’ta Aliağa’dan yükselen “kömürden kurtul geleceğini kurtar” haykırışından, Bursa’nın direniş azminden, Bartın’ın inadından öğrendiklerimizle ormanın, yaşamın, geleceğin sesi, nefesi olmak için tüm yaşam savunucularını termik santrallere karşı direnişe davet ediyoruz.

Gün, mega katil projelerle, madenlerle, RES’lerle talan ettikleri Kuzey Ormanları’nın güney hattına yıkım, İstanbul ve Trakya’nın havasına, suyuna, toprağına zehir getirecek ölüm bacalarına karşı yaşamı savunma, “çevrecinin daniskalarına” karşı bir arada harekete geçme günüdür!

Kuzey Ormanları Savunması

9 Aralık Cuma – İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önü