Makale

Published on Aralık 14th, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Nükleer atıklar nasıl temizlenecek?

(Arif Ali Cangı /Haber Ekspres-12 Aralık 2016)

Nükleer santraller konuşulurken en az konuşulan atıklar. Oysa patlamasalar bile nükleer santrallerin atıkları insanlığın başına bela.

Türkiye’nin henüz nükleer santralı yok, ancak nükleer santral atıkları var. Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir’in metropol ilçeleri Gaziemir ve Karabağlar sınırları içinde nükleer atıklar çıktığını cümle alem biliyor. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK),  buradaki kirliliğin Europium- 152 (EU 152) radyoaktif kaynaklı, nükleer yakıt çubuklarının ergitilmesiyle oluştuğunu tespit etti.

Radyoaktif atıkların Türkiye’ye ithali ve ticareti yasak. Yani yaşadışı yollarla ülkemize nükleer atık getirilmiş. Bu atıkların hangi yolla kimler tarafından getirildiği halen tespit edilemedi.

Bureau of Internation Recycling (BIR) verilerine göre 1983-2009 yılları arasında 26 ülkede 113’ten fazla radyoaktif kaynak ergitme olayı meydan gelmiş. Bu rakamların güncel hali daha büyüktür. Üstelik bu veriler kamuya mal olmuş olaylara göre tespit edilmiştir. Gizli kalmış olanlar daha fazladır. Bu tablo şunu gösteriyor; nükleer santral atıkları yasadışı yollarla bütün dünyaya yayılıyor. Çoğunluğu denetim mekanizması zayıf üçüncü dünya ülkelerine giden atıkların nereye gömüldüğü bilinmiyor.
Radikal Gazetesi’nde Aralık 2012’de Serkan Ocak imzalı haber ile Gaziemir’deki nükleer atıkların varlığından bilgi sahibi olduk. İzmirliler olarak biz haber ile öğrendik ancak devletin ilgili kurumları 2007’den itibaren biliyorlardı. Bu konuyu defalarca yazdım (1) alanda, halen yaklaşık 10.125 m3 radyoaktif element ile birlikte kurşun, arsenik, çinko ve mangan gibi toksik elementler ile kirlenmiş malzeme var.Nükleer atıkların duyulması üzerine kamuoyunda ciddi bir  tepki oldu. Türkiye’den mahalle sakinleri, biliminsanları, yaşam savunucusu kurumlar ve kişiler ile  yurtdışından konuyla ilgili çalışma yapan biliminsanları ve sivil toplum örgütleri ile uluslararası düzeyde ciddi çalışmalar yürütüldü. Atıkların ayrıştırılması ve bertarafı konusunda hazırlanan projeye verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararı mahkemece kararı ile iptal ettirildi ve ÇED sürecinin başlatılması sağlandı. Haziran ayında yapılan Halkın Katılımı Toplantısı’nda ÇED sürecinin ve temizleme işlerinin sivil gözetimle yapılması görüşünde ortaklaşıldı. Buna temizleme çalışmasını yapacak Turanlar A.Ş., ÇED raporunu hazırlayan firma ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcileri de katıldı. Ancak ne yazık ki süreç yine gizli kapaklı yürütüldü. ÇED firmasından, proje şirketinden ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden ÇED sürecine ilişkin hiç bir paylaşım olmadı. 22 Kasım’da Çevre İl Müdürlüğü’nün web sitesinde İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısının 14.12.2016 tarihinde yapılacağı duyuruldu. (2)

Konuyla ilgilenen EGEÇEP, biliminsanları, mahalle sakinlerinin de içinde yer aldığı bir “sivil” heyetin listesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletti, 14 Aralık günü yapılacak İDK toplantısına katılma talebinde bulundu, davet bekliyor.

Türkiye’de ilk kez nükleer atık ayrıştırması yapılacak, bunun bağımsız bilim insanları ve halkın katılımı ile örnek bir temizleme çalışması yapılacağı umudu doğmuştu, ancak şu ana kadar arayan olmadı. Bu işin de bağımsız bilimsel gözlem ve halkın katılımı ile yapılmayacağı anlaşılıyor. Yazık; bu anlayışla ne çevre korunur ne de yaşanabilir bir gelecek kurulur.
Geriye dünyanı neresinde olursa olsun nükleersiz gelecek için çalışanlarla dayanışmak kalıyor, dayanışma ile nükleersiz geleceği kuracağız.

*****
İnsan Hakları Gününde Saldırı

10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde İstanbul’da bombalı saldırı ile onlarca insanımızı kaybettik, yüzün üzerinde yaralımız var. Saldırı ile en temel insan hakkı olan yaşam hakkımızın güvencede olmadığını gördük, yaşadık. Kimden gelirse gelsin, kim yapmış olursa olsun, amacı ne olursa olsun saldırıyı lanetliyorum. Yaralılara acil şifa, ölenler için başsağlığı diliyorum. Yöneticilerden lanetleme dışında başka şeyler bekliyorum; Ortadoğu bataklığından bir an önce kurtulma, şiddete dayanan politikalardan vazgeçme, yurtta ve dünyada barış politikaları, ihmali olan görevlilerin istifası ya da görevden alınması gibi…

Tags: , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑