Okuma süresi: 3 dakika

(KOS Medya – 7 Aralık 2016)

Sekiz ay önce Kadıköy’de hafriyat kamyonu tarafından ezilen Şule İdil Dere’nin ölümünden sonra herhangi bir yasal işlem yapılmadı. Şule İdil’in ailesi ve arkadaşları, sorumlunun bulunması için imza kampanyası başlattı. Kampanya, “İdil’in canını alan bir gece bile gözaltında kalmadı. Kimse yargılanmadı” çağrısıyla yayılıyor.

Change.org‘da yer alan imza kampanyası metni şu şekilde:

İdil’in canını alanların yargılanmasını istiyoruz. Sorumluların yargılanması, caydırıcı cezalar alması için davanın başlatılmasını istiyoruz. #ŞuleİdilDere

Aylar oldu! İdil’i, 12 Mayıs’ta İstanbul Kurbağalıdere-Yoğurtçu Parkı yaya yolunda hiçbir güvenlik tedbiri alınmadan Kurbağalıdere’den balçık taşırken geri geri gelen hafriyat kamyonu ezdi.

Hiçbir can güvenliği tedbiri almadan, yayaları uyarmadan bir parkın yürüyüş yolunda hafriyat kamyonu çalıştırırsanız can alabileceğinizi bilirsiniz, bunu bile bile tedbir almazsanız meydana gelen şey “kaza” değil “cinayet” olur.

Kaza dediler bu cinayete.

Trafiğe kapalı yaya yolunda yürürken kamyonun ezdiği İdil için Hâkim “… ellerindeki çamur izine bakıldığında kamyonu gördüğü ancak gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek olayda ağır kusurunun olduğu…” dedi.

Aynı Hakim, suçunu itiraf eden şoförü ertesi gün, “… şüphelinin tutuklanması halinde ileride telafisi imkansız zararların doğabileceği, şüphelinin tutuklanması için gerekli şartların oluşmadığı anlaşılmakta…” gerekçesiyle serbest bıraktı.

Cenazemiz yerdeyken aldık haberi.

Bir ay sonra, 14 Haziran’da İdil’i kaybettiğimiz gecenin güvenlik görüntüleri yansıdı basına.

Kamyonun girdiği yaya yolunda kamyon girebileceğine dair ne bir uyarı levhası ne ışıklı uyarıcı, ne yaya yolu şeritleri, ne görevli var.

Hafriyat kamyonu yaya yoluna geri geri girip hızla yol alırken o hızla İdil’e çarpıyor ve İdil’i orada kaybediyoruz.

İdil’i ezen hafriyat kamyonunun üstünde İBB logosu vardı ama kimse İBB’ye neden tedbir almadın diye sormadı.

Bir parkın yaya yolunda yürüyüş yaparken 23 yaşında bir canı, canımızı, İdil’i aldılar ve kimse sorumluluk almadı.

İdil’in canını alan olayın sorumlularının ortaya çıkması için TBMM’ye iki soru önergesi verildi, aylardır Meclis Başkanlığı’nın cevap vermesini bekliyoruz.

İdil’in canını alıp kenara çekilen İBB’yi sorumluluğa davet etmek için 13 Haziran’da İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne bir soru önergesi verildi, belediyenin hâlâ cevap vermesini bekliyoruz.

İdil’in canını alan kamyon, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne aitti. (İBB)
Kamyon, Kurbağalıdere’den balçık taşıma işini İBB Deniz Hizmetleri Müdürlüğü adına yapıyordu.
Şoför, İBB şirketi olan İSTAÇ personeliydi.

Bugüne kadar kimse sorumluluk almadı, kimse yargılanmadı.

Sorumluların yargılanmasını istiyoruz.

Sorumluların yargılanması, caydırıcı cezalar alması için davanın başlatılmasını istiyoruz.

İdil’i hepimizin kıymetini bilmeye çalıştığı bir kent parkında, İstanbul Kadıköy’de, Yoğurtçu Parkı’nda, yaya yolunda bir hafriyat kamyonu aldı bizden.

Davamızın başlayabilmesi için, sorumluların yargılanabilmesi için lütfen kampanyamızı dostlarınızla paylaşın.

Sorumluların yargılanması için atılan her imza, sorumlulara sorumsuzluklarını hatırlatan bir sestir.

Şule İdil Dere, yaya yolunu araç trafiğine açarak, bir tehlike kaynağı haline getirenlerin bu durumu yayalara bildirme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için ölmüştür.

Bu cinayetin aydınlatılması için soruyoruz:

1. Kurbağalıdere temizleme işini İstanbul Büyükşehir Belediyesi kendi işçileri ve kendi araçlarıyla mı yapmaktadır?

2. İş başka işverenlere verilmişse İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bu işverenler arasındaki hukuki ilişki nedir?

3. Kurbağalıdere temizleme işi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından başka işverenlere verilmişse, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonu hangi yasal dayanağa göre çalıştırılmaktadır?

4. Yaya yolunda kamyon çalıştırılmasına izin verilmiş midir?

5. İzin verilmişse bu izni hangi kamu makamı vermiştir? İzin verilirken kamyon giren yerin yaya yolu olduğu dikkate alınarak gerekli güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığı izin veren kurum tarafından denetlenmiş midir?

6. Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesine göre yayaların yaya yolunu kullanması zorunluyken, yaya yolunda hafriyat kamyonlarının çalıştırılması o yolun yaya trafiğine kapatılmasını zorunlu kılmaz mı?

7. Kent içinde trafiği denetlemekle görevli kolluk güçleri yaya yoluna gerekli önlemler alınmadan kamyon girmesine nasıl izin vermiştir?

8. Balçık taşıma işini yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi veya Belediyenin iş verdiği işveren açısından yaya yolu işyerine dönüşmüş olmasına karşın, işyerinde işten kaynaklanan tehlikeler, bu tehlikelerin yaratacağı riskler ve risklere karşı alınacak önlemlerin işveren tarafından belirlenmesi 6331 sayılı yasaya göre zorunluyken 6331 sayılı yasa hükümleri neden uygulanmamıştır?

9. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası’nın 7. maddesi ve 5393 sayılı Bediyeler Yasası’nın 14. maddesi belediyeleri herkes için güvenlikli, sağlıklı, yaşanabilir bir kent yaratmakla yükümlü kılmıştır. Kentsel dönüşüm projelerine bağlı olarak yürütülen inşaat işleri nedeniyle yaya geçitlerinin, kaldırımların kullanılamaz hale gelmiş olması açık hizmet kusurudur.  Belediye, yasadaki görevlerini neden yerine getirmemiş, gerekli önlemleri almamış, yayalar için alternatif güzergahlar belirlememiştir?

10. Kentsel dönüşüm projeleri başta olmak üzere belediyelerin yürütmüş olduğu veya ihale ettiği inşaat işlerinde önlem alınmayarak yaşam riski yaratılmıştır. Bu durumun 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Yasası’nın 7. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 14. Maddesine göre açık hizmet kusuru olmasına karşın ilgili belediyelere neden müfettiş gönderilerek hizmet kusuru nedeniyle gerekli soruşturmalar yapılmamıştır?

Şule İdil Dere cinayetinin aydınlatılması için yetkilileri göreve davet ediyor, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Kurbağalıdere Islah çalışması için görevlendirilen kişi ve şirketlerin, varsa altişverenlerin, ilgili tüm birimlerin, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu’nun, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın, Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın, İçişleri Bakanı’nın ve ilgili tüm kurumların Anayasa’nın 74. maddesi gereğince  sorularımıza cevap vermesini bekliyoruz.

Desteklemeniz ve imzalamanız ricasıyla,

Şule İdil’in sevenleri ve arkadaşları.

İmza kampanyasına katılmak için tıklayınız: İdil’in canını alan bir gece bile gözaltında kalmadı. Kimse yargılanmadı