(Ersin Kiriş / Politeknik – 2 Şubat 2017)

Bu kez Maçka Parkı ile ayaktayız. ‘Bu kadar da olmaz, bu kaçıncı, daha hangi parka saldıracaklar, yeter artık’ gibi hayıflanmaları hergün yapıyoruz, görüyoruz, sosyal medyadan okuyoruz. Bu kez cinnet geçireceğiz diye aklımızdan geçmiyor değil. Hangi akıl, hangi düşünce biçimi bir parka, ağaçlarla dolu bir alana her defasında boş arazi muamelesi yapar diyerek yeniden inanamıyoruz. Gerçek şu ki, parkımız, Maçka Parkı tehdit altında.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Dolmabahçe-Levazım arasına inşa etmek istediği 7,8 km’lik karayolu tünelinin Dolmabahçe giriş çıkış noktaları için Maçka Parkı’nı şantiye olarak belirlemiş. Parkın bir kısmını Boğaziçi Beton firması için tahsis etmiş, şirket proje başlamadan beton üretmeye, satmaya başlamış bile.

Proje temel olarak Maçka Parkı’nı, tünel giriş çıkışları ve tünel yaklaşım yolları ile kıskaca alıyor, çevreliyor. Maçka Parkı bir kavşak noktasına dönüştürülüyor. Bu noktada İBB, parkın inşaat için çevrelediği kısımında ağaçları taşıyacağını belirterek tepkileri absorbe etmeye girişti. Ağaç taşıma klişesinin ne uydurma bir argüman olduğunu her İstanbullu bilir. Nice parklar, ağaçlar “taşıyoruz” ile başlayıp yerle bir edildi. Ancak bu noktada en önemli husus tüm ağaçlar taşınsa dahi, proje Maçka Parkı’nın topoğrafik (mevcut yer şekli durumu) yapısını bozuyor. Projede Dolmabahçe’ye geliş yolu tüneli Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nun alt hizasından çıkıyor ve yükseklik farkından kaynaklı Kadırga Caddesi ile birleşme noktasına kadar beton istinat duvarlarıyla derin bir yarık oluşturarak ilerliyor, hançerliyor. Giriş tüneli ise şuan parkın koşu alanında paravanlarla çevrilen bölüm. Bu bölümdeki ağaçlar tünel kazı girişinin inşa edilmesi adına tamamen yok olacak.

“Gelişiyoruz, trafiğe çözüm, bilmem kaç dakikaya düşüyor” sözlerine alerjimiz var artık. Karayolu yaparak bir kentin trafiğinin çözülemeyeceğini, özel araç kullanımını teşvik eden, karayolu ulaşım aksını kentin içine içine çeken projelerin kentin geleceğinde yeni sıkışıklıklar, yeni trafik çileleri doğurduğunu bir kez daha söylemek gerekiyor. Kullanma zorunluluğu getirildiği halde 3. Köprü hangi sorunu çözdü? Bizi yaftalamaya çalıştıkları üzere, karşı çıkıyoruz, buna da karşıyız. Bilimsel açıdan bir yalan varsa ortada, eğer çözüm değil yeni bir kangrense proje, eğer doğal yaşam alanları yok ediliyorsa, benim gibi mühendislere, üniversitemdeki ulaşım hocalarıma, parkı kullanan vatandaşlara karşı çıkmak düşüyor. Herşeye karşı değil, bu akılsızların cinnet boyutuna getirdiği inşaat projesine, mega proje saçmalığına karşıyız. İstanbul kentine zarar verilmesine karşıyız. 1994 yılından bu yana kenti yönetip, kendi dönemlerinde imar usulsüzlükleriyle dolu onlarca gökdelene izin verip, “dikey mimariye karşıyım” diyebilme pişkinliğine karşıyız, içimiz rahat hayır diyoruz.

İstanbul’un temiz hava ve su varlıklarına ev sahipliği yapan Kuzey Ormanları’nı katleden 3. Köprü’ye kadar uzanan bu tünel projesi ve devamı Maçka Parkı’nın, Ortaköy Vadisi’nin, Armutlu’nun, Fatih Ormanı’nın ve Belgrad Ormanı’nın yıkımı anlamına geliyor. Maçka Parkı, günlerdir parkta biraraya gelişlerin, parka sahip çıkanların ısrarıyla kurtulacak. İBB’ye itiraz dilekçeleri verilecek, kime sordunuz denilecek.

Bir kez daha Murat Hazinedar yağması
Tünel projesinin diğer ayağında tehdit altındaki 200 dönümlük Ortaköy Vadisi var. Bu noktada yazıyı Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’a değinmeden bitirmeyelim. Ortaköy Vadisi’nin bir bölümü katlı kavşaklarla çevriliyor. Başrolde yine, Ihlamur Parkı’nı savunan halka korumalarıyla saldıran, İBB ile proje konusunda anlaşan Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar var. Beşiktaş Belediyesi, Hazinedar öncesi dönemde tünel projesinin planlarına dava açmış ve Danıştay’a uzanan davayı kazanmıştı. Hazinedar ise Beşiktaş halkının gözünün içine bakarak Ortaköy Vadisi’ni ve Maçka Parkı’nı yok edecek tünel projesine evet dedi, “Kadir Abi”sinin yanıbaşında. Kendisi tarihin sayfalarına böyle girecek ama Beşiktaş ve Şişli halkı Maçka Parkı’nı ve Ortaköy Vadisi’ni kurtaracak.

Ersin Kiriş / İnşaat Mühendisi
Politeknik YK Üyesi