(Diken – 6 Şubat 2017)

‘Partili cumhurbaşkanlığı’ adıyla referanduma götürülecek başkanlık sistemini içeren anayasa değişikliği teklifine destek arayan Sabah, AKP iktidarında sınırsız imkana kavuşan inşaat sektörünün ‘gözde patronları’na ‘Evet’ dedirtti.

Seda Tabak’ın haberine göre ‘inşaat sektörünün dev isimleri’ diye tanıtılan 12 patronun referanduma ilişkin görüşleri, iktidarın başkanlık sistemini tanıtırken kullandığı söylemlerinden farksız.

Türkiye’nin ‘tek elden’ yönetilmesiyle ‘kalkınmanın önünün açılacağını’, ‘bürokratik oligarşinin kalkacağını’ öne süren patronlar, ‘lokomotif sektör’ olarak görülüp belediyelerden ilgili bakanlıklara zaten geniş imkanlar ve izinlerle çalışan sektörün üzerinde baskı varmışçasına, başkanlık sisteminin gelmesiyle iş dünyasının da rahatlayacağını savundu.

Sabah’ın ‘büyüme ve milli gelire yadsınamayacak oranda katkı sağlayan’ diye tanıtıp ticari şirketleri kamu yararına çalışan sivil toplum kuruluşları gibi gösterdiği haberde, Sur Yapı, EYG Grup, Artaş, Sinpaş, Dap Yapı, Kuzu Grup, Özak GYO, DKY İnşaat, Fer Yapı, Ege Yapı, Nef, Demir İnşaat’ın patronlarının görüşlerine yer verildi.

İnşaat patronlarının başkanlık sistemine ilişkin ‘görüşleri’nden bazıları şöyle:

Altan Elmas- Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı

“Bu paket sadece başkanlık paketi değil. Bu, bir anayasa değişim paketi. Ama içindeki en büyük unsur cumhurbaşkanlığı sistemi. Bu sistemle ülkenin hükümet etme sistemini değiştiriyoruz. Dolaylı seçilen hükümet etme sistemini, doğrudan halkın seçtiği bir başkan ve onun atadığı hükümet ile yönetilmiş olacağız. Bu bizim için ne anlama geliyor? 1960 darbesinden sonra inşa edilen bürokratik oligarşik bir vesayet rejiminin arkasında askeri vesayet sisteminin olduğu kurgulanmış bir yapının 80 ihtilaliyle daha da muhkem hale getirilmiş halinin son çırpınışları demek. 15 Temmuz’la birlikte bu vesayet sistemi aslında yerle bir oldu. Biz bunu şu anda resmileştiriyoruz. Vesayeti kaldırıyoruz. Bu yüzden, ‘Güçlü Türkiye için ben de varım’ diyorum.”

Ahmet Çelik – Sinpaş Holding Yönetim Kurulu Üyesi

“Daha demokratik daha istikrarlı bir Türkiye için koalisyon dönemlerinin sona ermesi lazım. Bunu da en açık şekilde 7 Haziran seçimlerinde gördük. Hükümet kurulamadı. O dönemde ülke kaosa sürükleniyordu. 1 Kasım seçimleriyle yeniden istikrara kavuştu. Bir daha böyle sıkıntılar yaşamamamız lazım. İstikrar için ‘evet’ diyeceğiz.”

Ziya Yılmaz – DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı

“Türkiye ne zaman tek başına iktidar dönemini yakaladıysa o dönemlerde yükselmiş. Adnan Menderes, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan dönemi Türkiye’nin zirve yaptığı dönemler oldu. Biz üreticiler olarak konut sektörünün istikrarlı dönemlerde büyüdüğünü gördük. Ülkenin büyümesinin, milli gelirinin ve refah seviyesinin yükselmesi için tek başına iktidarların olması, koalisyon ortamlarının yaşanmaması gerekir. Bir de Türkiye’de eskiyen bir yönetmelik, kanun veya sistem var. Bu da iş dünyasının da vatandaşın da önünü tıkıyor. Bunların bir an önce dönüştürülmesini istiyoruz. Ortadoğu’ya baktığımızda etrafımız yangın yeri. Bunun içinde en huzurlu bölge bizim ülkemiz. Kendi adıma referandumda tartışmasız ‘evet’ diyorum. ‘Evet’te bereket olduğunu düşünüyorum.”

Özen Kuzu – Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi

“Cumhurbaşkalığı sistemini destekliyorum. Türkiye çok partili hayata geçtiği günden bu yana, çeşitli koalisyon hükümetleri deneyimini yaşadı. Koalisyon dönemlerinde yaşanan sıkıntılar ülkeye hiçbir fayda getirmediği gibi çift başlılık beraberinde kargaşa ve huzursuzluğu da doğurdu. Türkiye siyasi ve ekonomik anlamda en güçlü dönemini AK Parti yönetimi ile yaşıyor. AK Parti’nin 2002’den bu yana hem dış hem de iç politikada yaşadığı siyasi başarı ülke ekonomisine de taşındı. Son dönemlerde yaşadığımız olaylara karşı tek yürek olarak duruşumuz, ekonomimizin ve ülkemize bağlılığımızın ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. TBMM’yi dışarıdan karıştıran vesayetçilerin gücünü kırmak, ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ hükmünü gerçek anlamda uygulamak ve istikrarlı bir Türkiye için ‘evet’ diyorum.”