(Tuncay Uğurlu / Posta Trakya – 23 Şubat 2017)

Yıllardır birçok sanayi kuruluşu tarafından havası, suyu, toprakları kirletilen Trakya’ya son darbe vuruluyor. 2016 Ekim ayında KHK ile yapılan plan değişikliğiyle Silivri – Çerkezköy ve Vize’de, iki bölgenin “Enerji Üretim Alanı” ilan edilmesi ile tarım ve orman alanlarına “Enerji Üretim Alanı” (EÜA) adı altında termik santrallerin yapımı için yol verildi. İlk termik santraller Vize ve Çerkezköy-Silivri arasında yapılacak.

Yıllardır birçok sanayi kuruluşu tarafından havası, suyu, toprakları kirletilen Trakya’ya son darbe vuruluyor. 2016 Ekim ayında KHK ile yapılan plan değişikliğiyle Silivri – Çerkezköy ve Vize’de, iki bölgenin “Enerji Üretim Alanı” ilan edilmesi ile tarım ve orman alanlarına “Enerji Üretim Alanı” (EÜA) adı altında termik santrallerin yapımı için yol verildi. İlk termik santraller Vize ve Çerkezköy-Silivri arasında yapılacak.

TARIM VE ORMAN ALANLARI, ENERJİ ÜRETİM ALANI OLACAK!!!

Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Vize EÜA olarak belirlenen bölge, Kırklareli’nin Vize ilçesine yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta yer alıyor. 146 hektarlık bir alanda kurulacak olan Vize EÜA, Okçular köyüne yaklaşık 2.5 kilometre, Akpınar köyüne ise yaklaşık 3.5 kilometre uzaklıkta. Alan halen yürürlükte olan Ergene Havzası 1/100 000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı’nda “Tarım Arazisi” ve “Orman Alanı” olarak yer alıyor. Ayrıca “Yer Altı Suları Besleme Alanı” kapsamında bulunmakta. EÜA ile ilgili plan değişikliği raporunda alanın Kırklareli İli 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda ise “Tarımsal Niteliği Birinci Öncelikli Korunacak Alan”, Tarımsal Niteliği Sınırlı Alan” ve “Orman Alanı” olarak yer aldığı, ayrıca “Yer Altı Suları Besleme Alanı” kapsamında bulunduğuna dikkat çekiliyor.

SİLİVRİ-ÇERKEZKÖY’E TERMİK SANTRAL 

İkinci termik santralin kurulacağı Enerji Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) Çerkezköy EÜA ise  İstanbul Silivri ilçesi sınırları içerisinde kalıyor. Çayırdere köyünün yaklaşık 5 kilometre batısında, Tekirdağ ili Çerkezköy ilçe merkezinin ise 7 kilometre doğusunda yer alan EÜA’nın yüz ölçümü ise yaklaşık 545 hektar alanı kapsıyor. İstanbul-Tekirdağ il sınırında yer alan termik santralin 60 hektarlık kısmı Tekirdağ, 485 hektarlık kısmı ise İstanbul’da yer alıyor. Alanın Tekirdağ il sınırlarındaki bölümü Çevre Düzeni Planı’nda “Tarım Arazisi” ve “Orman Alanı” olarak yer alırken, ayrıca “Aşırı Yer Altı Suyu Çekim Alanı” ve “Yer Altı Suları Besleme Alanı” kapsamında bulunmakta. İstanbul il sınırlarındaki bölümü ise “Ağaçlandırılarak Ormanla Ekolojik Olarak Bütünleştirilecek Alan” olarak yer almakta.

Her iki termik santral için ÇED raporları İTÜ tarafından hazırlandı. Hazırlanan bu ÇED raporlarında termik santrallerin su talebi ile ilgili sıkıntı yaşanmayacağı, hava kalitesini etkileyecek bir emisyon yaratmayacakları, ileri yakma teknolojilerinin kullanılacağı gibi santral övgüleri yer aldı.

BİR ZAMANLAR TRAKYA…

Termik santraller ve yapılan plan değişiklikleri ile ilgili bir açıklama yapan Trakya Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Göksal Çidem, Trakya’nın havası, suyu, toprağı ve insanıyla sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en değerli bölgesinden birisi olduğunu belirterek, “Ülke nüfusunun yüzde 20 sinin yaşadığı bölgenin 3 ili, 3 denizi, 3 dağı, 3 ormanı ve bir nehri vardı. Ergene Nehri 40 yıl önce yapılan sanayileşme planı sonrası öldü. Istrancalarda ki kaynaklar üzerine çimento-kil-demir-bakır-altın-gümüş-taş-çakıl vb. vahşi madencilik ile geliyorlar. Trakya’nın suları çarpık sanayileşme ve plansız yapılaşma uğruna yok ediliyor. Bir zamanlar Pirinç ihtiyacımızın yüzde 80, Ayçiçeği yüzde 60 Buğday yüzde13 İhtiyacını karşılayan Ergene havzası tarım dışında kalıyor. Ülkenin yüzde 3’lük toprağı üzerinde yaklaşık 2 bin 100 sanayi tesisi var” dedi.

1 MİLYON 700 BİN TRAKYA’LI OLARAK SORUYORUZ;

Bizler, kurulmak istenen termik santrallerin yaşama nasıl kast ettiğini; ölüm bacalarından çıkan kül ve zehirli gazların doğayı ve hayvanı, bitkileri ve tarımı, insan sağlığını ve iklimi nasıl zehirlediğini biliyoruz. Buna karşın Trakya’da yapılması istenen iki termik santral projelesine itiraz ettiğimizi kamuoyunun huzurunda bir kez daha hatırlatıyor ve soruyoruz:

1)Planlarda Enerji Üretim Alanı olarak belirlenen bölge, “Tarım Arazisi” ve “Orman Alanı” olarak geçmekte. İstanbul bölümü ise “Ağaçlandırılarak Ormanla Ekolojik Olarak Bütünleştirilecek Alan” durumunda. Ayrıca bölge “Aşırı Yeraltı Suyu Çekim Alanı” ve “Yeraltı Suları Besleme Alanı” kapsamında. Buna göre termik santraller Trakya’nın, Ergene Havzası’nın hali hazırda can çekişen ekosistemine büyük bir darbe vuracak. Şayet, ölüm bacaları dikilirse, termik santraller ihtiyacı yeraltı su kaynaklarından karşılayacak. Yeraltı su kaynaklarının kirleneceğinin açık kanıtı olan bu durum, tüm havzayı zehirleyecek.

2)Istrancalar üzerinden gelen ve yılın dokuz ayı esen kuzey rüzgarları, termik santrallerle birlikte Trakya, Marmara ve İstanbul’u zehre boğacak, tarım alanlarındaki ayçiçeği, buğday tarlalarını tahrip edecek. Partikul madde 10 ve dış ortam hava kirliliği kalp, damar, sinir ve solunum sistemleri üzerinde ciddi rahatsızlıklara yol açarken, ölüm bacaları sağlığımızı, çocuklarımızı zehirleyecek.

3)HEAL’in “Kömürlü Termik Santrallerin Ödenmeyen Sağlık Faturası” raporuna göre Türkiye’de her yıl termik santrallerin yarattığı hava kirliliğine bağlı olarak 2.876 kişi yaşamını kaybederken, Greenpeace’in “Sessiz Katil” raporuna göre termik santrallerin yarattığı hava kirliliği insan ömrünü 10 yıl azaltıyor. Trakyalılar sağlık sorunlarıyla boğuşacak, erken ölümler yaşanacak.

4)Tüm bunlara ek olarak planlarda termik santrallerin bölgeden çıkarılacak linyit ile işletileceği belirtilmekte. Linyitin kül içeriği ve ortaya çıkan diğer kirletici salımları taş kömürüne göre daha yüksek durumdadır. Linyitle çalışması planlanan termik santraller bölgede yaşayanlarda ve termik santrallerde çalışan işçilerde ciddi sağlık problemlerine yol açacak.

5)Bölgedeki 600 milyon ton kömür rezervinin yakılmasıyla 12 milyon ton karbondioksit atmosfere karışacak. İklim değişikliğine karşı mücadelede karnesi kırık notlarla dolu olan Türkiye, yapılması planlanan yeni termik santral projeleriyle birlikte sera gazı salınımını ciddi şekilde arttıracak.

VİZE, ÇERKEZKÖY, SİLİVRİ’ de yaşayan bizleri, tüm Trakya insanını bir çevre felaketi bekliyor. İĞNEADA Nükleer Santralının ölüm tehdidinin yanı sıra bir de kömür santrallerinin saçacağı zehir ile yüz yüzeyiz. Kısacası bir taraftan nükleer radyasyon, bir tarfatan zehir ile kuşatılacağız. Dolayısıyla ormanımızı, suyumuzu, meramızı ve çocuklarımızı kurtarmak için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.