(Hüseyin Ercan / Evrensel – 27 Şubat 2017)

Yalova’da sıvı doğal gaz depolama ve gazlaştırma tesisine karşı ekoloji örgütleri uyardı: Kaza ve doğal afet durumunda bölge ciddi tehlikede kalacak.

17 Ağustos 1999’da büyük bir yıkıma uğrayan Yalova’da tarım arazilerinin imara açılmasından sonra tartışma yaratacak bir sıvı doğal gaz depolama ve gazlaştırma tesisi kuruluyor. Ekoloji örgütleri konuya dair bir bildiri yayımladı ve olası kaza veya doğal afet durumunda bölgenin ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalacağının altını çizdi.

Deprem bölgesi olması açısından oldukça riskli olan ve özellikle 17 Ağustos depreminde çok büyük yıkımların olduğu Yalova’da tarım arazilerinin imara açılmasından sonra yeni gündem kurulma çalışmaları hızla süren 6 milyar metreküp kapasiteli yüzer sıvı doğal gaz depolama ve gazlaştırma tesisi.  Konu ile ilgili aralarında ÇEKÜL, Ekoloji Kolektifi, Yalova Platformu, Samanlı Dağları Çevre ve Kültür Derneğinin olduğu kurumlar bir bildiri yayımladı ve olası tehlikelere dikkat çekti.

‘TESİSLER BİRBİRİNİ ETKİLEYECEK’

Bildiride kurulacak tesisin yakınında yerleşim yerlerinin olduğu vurgulandı. Bunun yanı sıra kurulacak tesisisin yanında Eskihisar-Topçular arabalı vapur iskelesi ve Yalova-İzmit kara yolunun yanı sıra kimya sanayi tesisleri ile bir termik santralin bulunmasının riskli olduğu belirtilirken, olası kaza veya doğal afet durumunda bölgenin ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalacağının altı çizildi. Açıklamada birbirine yakın mesafede olan bu tesislerden birinde meydana gelecek bir kazanın diğer tesisleri etkileme ihtimalinin yüksek olduğu belirtildi.

‘1999 DEPREMİ DÜN GİBİ AKLIMIZDA’

“1999 depreminde AKSA’dan sızan tehlikeli kimyasallardan dolayı bölgenin boşaltıldığı dün gibi aklımızda” denilen açıklamada “Bir mucize eseri bu kimyasallar o dönem alev almadı ve büyük bir felaketten dönüldü. Bütün bunlar bilinirken şimdi bu girişimleri anlamamız mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.  Bölgede olası bir kaza ile 3.2 kilometre çapa ulaşan bir alanda yanma ve 7 kilometre çapına ulaşan bir alanda tahribat olacağını belirten kurumlar, Yalova ve İzmit Körfezi’ndeki diğer yerleşim yerleri ve endüstriyel tesislerin de tehdit altında olduğuna dikkat çekti. Tesis için düşünülen yerin dolgu alanı olması sebebiyle deprem anında bu alanda meydana gelebilecek bir çöküntünün, felaketin boyutunu büyüteceğini belirten kurumlar, sözü edilen tehlikelerin gerçekleşmesi durumunda denizden müdahale imkanının da sınırlı olduğunu vurguladı.