Haber

Published on Nisan 11th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

Hayvanseverler neden HAYIR demeli

(Başak Deniz Özdoğan / Birgün – 11 Nisan 2017)

16 Nisan Referandumu’nda hayvan severler ve hayvan hakları aktivistleri olarak HAYIR diyoruz. Çünkü ülkeyi tek bir kişinin yönetmesi, sıkıyönetimin ve OHAL’in meşru yönetim biçimi haline gelmesi demek. Bu da zaten yaşam hakkı konusunda sicili epey karanlık olan bir iktidarın, yıkım pratiklerini genişletme konusunda sonsuz yetkiye sahip olması ve yasal denetleyicilerden azade olması demek.

Bugün hayvanlarla ilgili karşı karşıya olduğumuz birkaç büyük sorun var: Hayvanların kanunen “can” değil “mal” sayılmasının yarattığı adaletsizlikler. Ülkemizin tüm doğal kaynaklarını harcanabilir birer metaya dönüştüren 80. Madde ile önünde artık hiçbir engel kalmayan mega rant projelerinin doğal alanlardaki ekolojik kıyımı. Yani yaban hayatının katli. Kent alanları içerisinde kalan hayvanların tecriti, sürgünü, kırımı. Siyasi istikrarsızlık ve savaşlar nedeniyle katledilen binlerce hayvan. Ve şüphesiz, hayvanların “mal”, “seyirlik eşya” ya da “turistik” gezinin bir parçası haline getirilmesini meşrulaştıran avcılık ve hayvan ticareti.

Bu sorunlar ne yazık ki son 15 yıldır iktidarda bulunan parti tarafından ya görmezden gelindi ya da bizzat yaratıldı. KHK’yle gelen 80. Madde gibi doğa için yıkım demek olan bir madde, eğer referandumdan ‘Evet’ çıkarsa, Türkiye’deki tüm canlı yaşamının para için yok edilmesini sağlayacak nice maddeye kapı açabilir.

Şimdi bu temel sorunları akılda tutarak şunları farz edelim: Ya başkanlık sistemiyle gelen Başkan, bir köpeği kameralar önünde istismar etse, işkence yapsa ve sonra vahşice öldürse. Yapılmak istenen yeni düzenlemeye göre, cumhurbaşkanına suç işlediği iddiasıyla Meclis’te soruşturma açılabilmesi için TBMM’nin salt çoğunluğunun teklifi ve üye tam sayısının üçte ikisinin kabul oyu gerekmektedir. Ancak yine 16 Nisan’da referanduma götürülen yeni düzenlemeye göre, cumhurbaşkanı bir partiye üye olabilmektedir. Örneğimizdeki hayvanlara zarar vermekten hoşlanan istismarcı cumhurbaşkanı, diyelim ki Meclis’in üçte ikisinin çoğunluğuna sahip olan bir partiye üye ve bu partinin mensupları da böyle bir soruşturma açılmasına izin vermiyorlar! Öyleyse yeni düzenlemeyle cumhurbaşkanı, istediği canlıya istediği biçimde zarar vermeye devam edebilir ve salt çoğunluk sağlanmadığı müddetçe de yargılanması mümkün olmaz.

Yine diyelim ki 16 Nisan’da başkanlık sistemi geldi ve cumhurbaşkanı yasama ve yürütmeyle birlikte yargı organlarını da kendi tekelinde topladı. Çünkü eskiden Cumhurbaşkanının seçmeye yetkisi olmayan bağımsız yargı mensuplarını artık cumhurbaşkanı kendisi seçecek. O zaman, mesela, “avcılık serbest bırakılsın”, “tüm kertenkeleler ve kertenkele türü yok edilsin”, “sokak hayvanları imha edilsin”, “vahşi hayvan ticareti serbest olsun”, “evde kedi beslemek yasaklansın”, “sokakta kuşlara yem atmak yasaklansın”, “inşaata başlanan orman alanlarındaki vahşi hayvanlar avlanarak kürkleri satılsın” türünden istekleri barındıran yasal düzenlemeleri serbestçe yapabilir ve yine yasal denetim mekanizmalarını elinde bulundurduğundan hukuki olarak denetlenemez ve yargılanamaz.

Şimdiye dek hayvanların yaşam hakkı için ciddi tek bir adım attığını görmediğimiz iktidarın referandumdan ‘Evet’ çıkarsa zulmetmeye bu sefer yargıyı da elinde bulundurarak hızla devam edeceğine şüphemiz yok. Bu nedenle HAYIR!

Yürürlükteki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre hayvanlara yönelik şiddet ve istismar vakalarının Kabahatler Kanunu’ndan çıkarılıp Türk Ceza Kanunu kapsamına alınarak zarar veren kişinin “mala” değil “cana” zarar vermekten yargılanmasını istiyoruz. Hayvanlara zarar verenler, tecavüz edenler, dövenler, öldürenler cezasız kalmasın diye HAYIR!

Mega projeler, havalimanı, 3. Köprü, Kanal İstanbul, Kısırkaya’daki gibi dev barınaklar, orman manzaralı rant projeleri, yaban hayvanlarını ve yaşam alanları ormanları yok etmesin diye HAYIR!

3. Köprü ve bağlantı yolları yüzünden evlerinden olan şehirde panik ve korku içinde koşuşturan yaban domuzları için HAYIR!

Upuzun yolları aşıp geldiklerinde ormanları yerinde bulamayan şaşırmış leylekler için HAYIR!

Yaşadığı sokak dev bir inşaat sahasına dönen kediler için HAYIR!

“Av turizmi”ne kurban giden vaşaklar, geyikler, karacalar, bozayılar, tilkiler, tavşanlar ve ördekler için HAYIR!

Belediyeler eliyle ormanlara, otoyol kenarlarına ve dağ yamaçlarına açlığa, susuzluğa ve ölüme terk edilen mahallemizin bezgin köpeği için HAYIR!

Su parklarına ve dev akvaryumlara hapsedilen yunuslar, köpekbalıkları ve deniz canlılarının özgürlüğü için HAYIR!

Faytona koşturulup ölen atlar için HAYIR!

Taşocaklarıyla yuvasından edilen binlerce sincap için HAYIR!

Hayvan Hakları Savunucusu- Dört Ayaklı Şehir

Tags: , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑