(Dayko Vakfı – 13 Nisan 2017)

Istrancalar’da yılın 9 ayında kuzey rüzgarları eser. Kuzey rüzgarları, Istranca dağlarında, tıpkı musonlar gibi bıraktıkları serpintilerle oluşan yoğunlaşmayı transfer eder. Milyonlarca insanın ve canlının yaşam kaynağı olan Istrancalar, İstanbul’un tek klima kapısı, oksijen deposu ve Trakya’nın akciğerleridir. Trakya’nın bütün su kaynakları dereler, nehirler Istrancalar’dan çıkar. Istranca ormanların yüzde 20 azalması demek, Trakya’nın su kaynaklarının yüzde 80’nin azalması demektir.

Istranca ormanlarının tehdit haritası oluşturuldu.

Dayko Vakfı, üç yıl süren bir çalışma sonunda Istranca ormanlarının yaşam gücünü tehdit eden ve doğrudan su kaynaklarının yok olmasına neden olan tehditleri riskler halinde haritalandırdı. Çıkan risklerin çevresel etkileri Istranca ormanlarında yüzde 20’lik bir azalma oluşacağı görülmektedir. Bu doğrudan su kaynaklarını etkileyerek su oranında yüzde 80 gibi azalma yaşanacağını göstermektedir.

Istrancalar’daki taş ocağı terörü bütün ormanların su kaynakları üzerinde yerleşmiş su kaynakların can damarlarını kesmektedir. Nükleer ve termik santral projeleri tamamen su kaynakları üzerinde yapılmaktadır. Istrancalar’da kurulmaya devam eden 1.600 adet rüzgar enerji santrali (RES) yoğun bir şekilde ağaç katleden yatırımlar şekline dönüşmüştür.

2016 yazında, su kaynaklarında kuruma derelerde sığlaşma ve debi düşüklüğü balıkların telef oluşu ile birlikte göl ve göletlerde büyük kuraklıklar yaşandı.  Ayrıca Istrancalar’ın başına bela olan Türk Akımı Rus doğal gazı projesi Istrancalar’ın ekolojik dengesine büyük darbe vuracak. İstanbul’da 3. Havalanı için kesilen ağaç sayısının kat kat ağaç kesileceği Istrancalar’da olumsuz yaşamın ilk etkileri su kaynaklarında görülecektir.