Haber

Published on Mayıs 9th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

Trakya’nın sonu hazırlanıyor! AKP Trakya’yı bakın nasıl yok edecek!

(Özgürlükçü Demokrasi / 9 Mayıs 2017)

Kaya gazı için açılan bir kuyuya 18 kez zehirli su basılabiliyor. Her basınçta ise yaklaşık 15 ila 20 bin metre küp su yeraltına kullanılıyor.

Böylece bir kuyu için toplamda ortalama 300 bin metreküp zehirli su yeraltına basılıyor. Bu suların bir kısmı yeniden kullanılmak üzere yüzeye alınırken kalan kısmı yer altındaki akiferlere yani yeraltı sularına karışarak yeraltı suyunun geri dönülmez biçimde kirlenmesine neden oluyor

Trakya bölgesinde kaya gazı için ilk adım atılıyor. İki yıl önce Türkiye Petrolleri A.Ş. ve ortakları tarafından kaya gazı için lisanslar dağıtılmıştı. Bu sürecin başlatılabilmesi için diktatörlük koşulları yaratılmak zorundaydı ve son yapılan referandumla artık bir kişinin vereceği kararlarla, Türkiye’nin geleceği ipotek altına alınmaya başlandı.

Yeraltını ve yer üstünü tamamen zehirleyen ve üretildiği bölgeleri yaşanmaz hale getiren bu sürecin aynı zamanda Amed’de de üretimi için tüm hazırlıklar tamamlandı. Trakya’nın Hamitabat bölgesinde 2 kuyu açılmış ve yeraltındaki karbon kayaçların çatlatılmasına 10 gün içinde başlanacağı duyuruldu.

Bu çatlatma işlemi, Amerika’nın kaya gazı şirketlerinden biri olan Halliburton şirketi ile birlikte gerçekleştirilecek. Bögede 92 milyar metreküp rezerv olduğu ve ekonomik anlamda bu rezervin 170 milyar metreküpünün üretileceği ifade ediliyor.

AKP’nin havuz gazetelerinde yer alan bilgide, “TP’nin 2 yıldır üzerinde çalıştığı operasyonun özel sektör tarafından da takip edildiği ve başarılı olunması durumunda bu şirketler için de cesaret verici olacak” sözlerinin yer alması dikkat çekici. Yaratılan sermaye bataklığına sivrisinekler gibi üşüşmeyi bekleyen onlarca şirket bu süreç için hazırlar.

Kaya gazı üretimi!

Kaya gazı üretim süreci, yerin 1500 ila 5000 metre altına kadar yapılan sondajlarla yer altında bulunan karbon kayaçlar yüksek basınçlı su ile çatlatılıyor. Dikey sondaj sonucunda karbon kayaçlara ulaşılıyor ve ardından sondaj yatay olarak sürdürülüyor.

600’e yakın kimyasal tespit edilen ve toplamda 900’e yakın çeşitli kimyasal zehirli maddelerle birlikte kum eklenen su, yeraltına yüksek basınçla basılarak kayaçlar çatlatılıyor. Çatlaklara dolan kumlar kayaçların açık kalmasını sağlarken, kimyasallar ise kayaçlarda erezyonu sağlayıp gazın açığa çıkmasına neden oluyor.

Zehirli su!

Kaya gazı için açılan bir kuyuya 18 kez zehirli su basılabiliyor. Her basınçta ise yaklaşık 15 ila 20 bin metre küp su yeraltına kullanılıyor. Böylece bir kuyu için toplamda ortalama 300 bin metreküp zehirli su yeraltına basılıyor. Bu suların bir kısmı yeniden kullanılmak üzere yüzeye alınırken, kalan kısmı yeraltındaki akiferlere yani yeraltı sularına karışarak yeraltı suyunun geri dönülmez biçimde kirlenmesine neden oluyor.

Zamanla yeryüzüne kadar çıkan bu sular dereleri, ormanları, tarım arazilerini, içme suyu havzalarını zehirliyor. Yeraltından su alan çiftçiler ve kentler, artık bu suyu kullanamaz hale gelirken, çeşmelerinden zehirle birlikte gaz çıkışları başlıyor.

Çeşmeden gelen suyu bir çakmak vasıtasıyla ateşlediğinizde çeşmenizin alev aldığını göreceksiniz. Sular ise tamamen kirli ve asla kullanılamaz hale gelecek. Tüm bu süreçler engellenemez ise artık bölgede tarım faaliyeti yapılamayacağı gibi kentler ve kırsal alanlar da yaşanmaz hale gelecek, su havzaları tamamen hem tüketilecek hem de zehirlenecek.

Bölgede bulunan akarsular, göller, göletler de bu sürece bağlanarak bölgenin sonu gelecek. Bu süreçleri merak edenler ABD’li belgesel sinemacı Josh Fox’un Gasland adlı filmini izlemesini ve nelerle karşılaşacağını görmesini tavsiye ediyoruz.

Tags: , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑