Yalçın Bayer 31 Mayıs tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Prof. Dr. Taylan ULA’nın ‘AKM’nin kapatılışının 9’uncu utanç yılı!’ başlıklı yazısına yer verdi. İlgiliş bölüm şöyle;

‘Bir kültür merkezini ne yapacaklarını bilemeyenlerin hazin hikâyesidir bu… Yapılışı yıllar aldı. Açılışından 1.5 sene sonra yandı. Tekrar yapıldı, tekrar açıldı. 9 sene önce restorasyon için kapatıldı. Davalar açıldı, kapandı. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansırestorasyon için 70 milyon lira para ayırdı, kullanmadı. Bir holding, restorasyonu için 30 milyon lira bağışladı, o da geri verildi. Yıkımı yasaklandı, ille de yıkacağım diyenler oldu. Gezi olaylarında üzerine pankartlar asıldı, ateşler yakıldı. Bir ara karakol olarak kullanıldı. Kırık camlarıyla uzun süre durdu. Üzerine bayrak geçirilip, ‘Hâkimiyet Milletindir’ dendi. Türk sinemasının 100. yılı üzerinde kutlandı. ‘Ertuğrul’ dizisinin reklamı üzerinde yapıldı. Tam karşısına cami kararı alındı. Gezi Parkı’na kışla hiç unutulmadı. Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları ismini hiç anmadı. Kültüre, sanata sponsor olan saygın kuruluşlarımız da onu görmezlikten geldi. Sanatseverlerimiz de bu konuda söylendi durdu. Biz hiç kimsenin yaşam tarzına müdahale etmedik dendi, halbukiAKM’de her türlü insan ne güzel müzikler, konserler dinledi, operalar, baleler, tiyatrolar seyretti.

Bu boşa geçmiş değersiz bir yaşam mıydı?’