(Artıgerçek – 2 Haziran 2017)

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, Paris Anlaşması’ndan çekildiğini ve bu kararını Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne hemen ileteceğini duyurdu. Ancak, anlaşmanın yasal hükümlerine göre, Genel Sekreter, bu bildirimi en erken 4 Kasım 2019 tarihinde kabul edebilir. Bu da, ABD’nin ancak resmi olarak anlaşmadan 4 Kasım 2020’de çekileceği anlamına geliyor.

Donald Trump’ın bu yönde alacağı karar uzun süredir bekleniyordu. Başkan Trump bu konudaki kararını Beyaz Saray’ın bahçesinde Gül Bahçesi olarak bilinen yerde açıkladı.

Bu karar ile birlikte Amerika, anlaşmaya imza atmayan Suriye ve Nikaragua gibi ülkeler ile aynı sınıfa girdi.

Trump, bununla birlikte “Amerika Paris Anlaşmasına yeniden dahil olmak ya da Amerika’ya karşı daha adil şartlar içeren bir anlaşma ile ilgili görüşmelere başlayacaktır” dedi.

Öte yandan Amerika’daki en büyük kentlerin belediye başkanları da Trump’ın kararı ne olursa olsun anlaşmaya bağlı kalmaya devam edeceklerini açıkladı.
“SPEKÜLASYONLAR SONLANDIRILDI”

ABD Başkanı Trump’ın yaptığı ile ilgili olarak“Mission 2020” Lideri, eski Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İdari Sekreteri Christiana Figueres, şunları dile getirdi: “Amerika Birleşik Devletleri’nin Paris Anlaşması’ndan çıkma kararı Kasım ayından bu yana bu konuda yapılan tüm spekülasyonları sonlandırdı ve artık tüm Tarafların, bugünden başlayarak 2020 yılına kadar müzakeresi yapılması gereken düzenleme üzerindeki çalışmalarını engelsiz bir şekilde devam etmelerini sağlıyor. Politikaların duraklattığın daha fazla piyasa güçleri tarafından harekete geçirilen reel ekonomi hem ABD’de hem de uluslararası alanda karbonsuzlaştırma trendine devam etmelidir ve edecektir. Ülkeler, şehirler, şirketler, yatırımcılar yıllardır bu yönde hareket etmekteler ve yenilenebilirlerin düşen fiyatlarına karşın fosil yakıtlardan kaynaklanan sağlık etkilerinin yüksek maliyetleri bu değişimin devam edeceğinin teminatıdır. Esasında, 2020’ye kadar emisyon grafiğini düşüşe geçirmek için iki misli çaba göstermemiz gereken tam da bu dört yıllık ABD yönetimi dönemidir.”

 “TARİHİ BİR HATA”

Avrupa Parlamentosu Üyesi – Almanya Milletvekili; Çevre, Kamu Sağlığı ve Gıda Güvenliği Komitesi Üyesi Jo Leinen, ise “Trump tarihi bir hata yapmak üzere. Uluslararası iklim hareketini desteklemeye karşı direnmesi bir sorumsuzluktur. Trump gezegenimizin geleceğini ve milyonlarca insanın kaderini riske atıyor. Trump’ın politikası bencil ve dar görüşlü. Avrupa’nın cevabı çok açık ve net olmalıdır: Paris Anlaşması’ndan geri dönülemez ve bağlayıcı taahhütlerden vazgeçip çıkmak kabul edilebilir değildir.”

“Şimdi küresel toplum birlikte durmalı ve Paris Anlaşması’na bağlılığı konusunda hiçbir tereddüte mahal vermemelidir. Avrupa Birliği ve Çin iklim eylemi konusunda liderliği üstlenmeli ve diğer ülkelerin katılımını sağlamalıdır.”

“Zirve Trump’ın karşısında durmamız ve böylesi bir politikayla ABD’yi soyutladığını göstermemiz için bizlere bir fırsat sağlayacaktır. ABD hükümetinin tam tersine, Avrupa ve Çin düşük emisyonlu bir ekonominin istihdam ve kalkınma açısından yarattığı potansiyelleri anladılar.”

“GERİYE ATILMIŞ BİR ADIM”

Avrupa Parlamentosu, Hollanda Milletvekili; Çevre, Kamu Sağlığı ve Gıda Güvenliği Komitesi Üyesi Bas Eickhout, Trump’ın bu eylemi hem ekonomik hem de çevresel açından geriye atılmış bir adım olduğunu ifade ederek “Trump’ın iklim değişikliğiyle mücadele etme yolunda önümüzdeki en önemli küresel görevlerden birinden çıkma kararı almış olması şaşırtıcı. Trump’ın bu eylemi hem ekonomik hem de çevresel açından geriye atılmış bir adımdır. Son G7 zirvesinde Trump’ın ne kadar yalnız bir konumda olduğunu açıkça görüldü. Şimdi de Paris Anlaşması’ndan çıkmaya karar verdi, Suriye ve Nikaragua ile birlikte durmayı tercih ediyor. Tüm tarafların birlikte durmaları gerekiyor. Özellikle Fransa ve Almanya bir sonraki BM iklim konferansına dair kilit rollere sahip. İklim fonuna sağlanan maddi desteğin devam etmesi çok büyük önem taşıyor.” dedi.