Haber

Published on Haziran 5th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

Trakyalı kadınlar: Yaşam alanımızda termik santral istemiyoruz

(Haber: Gazete Sujin / Fotoğraf: KOS Medya – 4 Haziran 2017)

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası kapsamında Silivri’de termik santralin yapılacağı Çayırdere köyüne gezi düzenledi. Yaşam savunucularını termik santrale karşı hazırladıkları dövizlerle karşılayan kadınlar, yaşam alanlarında termik santral istemediklerini belirtti.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası (31 Mayıs-5 Haziran) etkinlikleri devam ediyor. Etkinlik kapsamında Silivri’ye gezi düzenlenerek, yaşam savunucuları ve termik santrale karşı direnen köylüler ile buluşuldu.

Kadınlar en önde!

12

İstanbul’dan yola çıkan aralarında Kuzey Ormanları Savunması’nın bulunduğu ÇMO üyelerini Silivri’de Silivri Çevre Derneği, Silivri-Çorlu Motosikletliler Derneği, Tema Silivri gönüllüleri karşıladı. Buradan da hep birlikte, termik santralin yapılacağı Çayırdere köyüne geçildi. Çayırdere Köy Muhtarlığı önünde köy halkıyla gerçekleşen buluşmada, “Termik Santral hayatı zehirler, ölüm bacalarını durdur, Trakya ve İstanbul’a nefes ol” ve “Termik santral istemiyoruz” pankartları açıldı. Köylerine termik santral yapılmasını istemeyen termiğe karşı en önde olan kadınlar, “Termik santraller kansere davettir”, “Kanser hastaları çoğalacak”, “Termik santral bacaları ölüm kusuyor” dövizleri taşıyarak, köylerinde, yaşam alanlarında termik santral istemediklerini söyledi.

‘Termik santraller çevreye zararlı değil dediler’

8

Buluşmada konuşan Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, termik santralin yapılmasının çevreye çok ciddi zararlar vereceğini ifade etti. Vahap, “Bakanlık yetkilileri Tekirdağ’da bir toplantı yaptılar. Toplantıda dedikleri şey aynen şuydu; ‘termik santraller kötü değil, çevreye, doğaya, suyunuza hiçbir zarar vermez’. Evet aynen böyle dediler” diyerek, halkın kandırılmaya çalışıldığını ve buna karşı herkesin uyanık olması gerektiğini söyledi.

‘Projeler ekolojik yıkıma dönüşüyor’

Ardından ÇMO İstanbul Şube adına basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı ÇMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu üyesi Akan Çelik okudu. Akan, 1972’de ilan edilen 5 Haziran’ın, ekolojik yıkıma karşı mücadeleye çağrı günü olduğunu kaydetti. Türkiye’nin seçmiş olduğu ekonomik sistemin aşırı tüketimi özendirmek ve desteklemek üzerine kurulu olduğunu ifade eden Akan, “Aşırı tüketim ise aşırı enerji ihtiyacını doğurmakta, yanlış enerji politikaları da doğaya geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vermektedir. Seçilen bu ekonomik yolun krizine çözüm diye sunulan projeler her seferinde yeni bir ekolojik yıkıma dönüşmektedir” diye konuştu.

‘Anayasa değişikliği ile tek imza ile karar alınacak’

Referandumla onaylanan anayasa değişikliği ile Çevre Mevzuatları açısından da sakıncalar barındırdığını belirten Akan, sözlerine şöyle devam etti: “Yetki ve karar alma mekanizmasını tek bir imzaya bırakmaktadır. Anayasa değişikliğine gidilen süreçte çevresel uygulamalar konusundaki birtakım değişiklikler kamuoyunu kaygılandırmış, bu uygulamalara yönelik yapılan itirazlar yönetenlerce dikkate alınmamıştır. Bir projenin olası çevre tahribatını ve sosyal çevreye verebileceği zararı saptamakta önemli bir parametre olan Çevresel Etki Değerlendirme raporlarının tabi olduğu ÇED Yönetmeliği birçok kez değişikliğe uğramış, her değişiklikte büyük sermayenin önünü açacak ve sermayedarları denetimden muaf tutacak şekilde düzenlenmiştir. OHAL ile birlikte birçok projeye ÇED onayı büyük bir hızla verilmiş, birçok projede de ÇED raporu oluşturma şartı aranmamıştır. Acele kamulaştırma adı altında ekolojik öneme sahip olan bölgeler enerji üretim alanı olarak belirlenmiştir.”

İstanbul ekolojik yıkımın ablukasında

15

İstanbul’daki ekolojik yıkımın geldiği noktaya da dikkat çeken Akan, “Görüntüsüyle koca bir şantiyeyi arındıran İstanbul; hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği ve ışık kirliliği olmak üzere hemen hemen tüm kirlilik başlıklarında çeşitli sorunlarla boğuşmaktadır. İstanbul’un su havzaları, İstanbul’un su ihtiyacını karşılamanın çok ötesindedir. 3. Havalimanı, 3. Köprü gibi mega projeler ismiyle adlandırılan projeler İstanbul’a mega susuzluk yaşatmıştır. İstanbul’un toprakları; ağaç ve bitki örtüsü kaybı, tarım arazilerinde azalma, sıvı ve katı atık kirliliği problemleri ile birlikte sanayileşme ve yapılaşma sonucu oluşan tahribat ile karşı karşıyadır” şeklinde konuştu.

Yaşam alanlarını koruma çağrısı

“Kurbağalıdere için, Kuzey Ormanları için, Validebağ Korusu için, Gezi Parkı için, Kabataş, Fındıklı, Kalamış için Marmara Denizi için haykırdığımız gibi bu kez de Silivri için haykırıyoruz: Silivri’de ve Trakya’da Termik Santral istemiyoruz, ölüm solumayacağız!” diyen Akan, ÇMO olarak herkesi yaşam alanlarını korumaya çağırdı.

16

Tags: , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑