(KOS Medya – 8 Haziran 2017)

İstanbul Valiliği geçen yıl Kadıköy’de parkta yürürken bir hafriyat kamyonunun aramızdan aldığı üniversite öğrencisi Şule İdil Dere’nin ölümünde ‘asli kusurlu’ bulunan sekiz kişiye yargılama izni vermedi! Üst düzey 8 İBB yöneticisinin sorumluluğunun olmadığına hükmeden Valilik İBB çalışanı iki mühendis ve bir teknikerin sorumlu olduğuna karar vererek bu 3 kişinin Savcılık tarafından soruşturulmasına izin verdi.

İstanbul Valiliği’nin yargılama hükmü kurarak hukuka aykırı yöntemlerle aldığı bu karara Şule İdil Dere’nin ailesi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz davası açtı. facebook.com/suleidildere sayfasında paylaşılan yazıda ayrıca İstanbul Valiliği’nin yetkilerini aşarak bilirkişilerin sorumlu bulduğu kişilerin yargı önüne çıkarılması engellendiği belirtildi.

Yazının devamı şöyle:

‘Valilik İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün “şüphelileri” yargılama-aklama yetkisi yoktur

İdari bir kurul olan İl Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün görevi yalnızca şüphelilerin memur olup olmadıklarını, işlendiği ileri sürülen suçun “görev sırasında işlenen suç” veya “görev sebebiyle işlenen suç” niteliğinde olup olmadığını saptamakla sınırlıdır.

Oysa Şule İdil Dere soruşturmasında İstanbul Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü, yargılama yetkisi olmamasına rağmen ön soruşturmada şüphelilerin yeniden yazılı ifadesini alarak, Savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporlarını değerlendirerek, yargılama aşamasında mahkemenin yapacağı maddi olgulara ve hukuki nitelendirmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hukuki sonuçlara ulaşmış, şüphelilerin “sorumluluklarının olmadığına” hükmetmiş ve bu nedenle şüpheli üst düzey 8 İBB yetkilisi için yargılama izni verilmemesine karar vermiştir. Şule İdil Dere’nin ölümüne neden olan suç, şüphelilerin “sıralı amir” olarak İBB’de görev yaptıkları tarihte meydana gelmiştir ve halen de İBB görevlileridir.

Unutulmamalıdır ki hakkında yargılama izni istenilen görevliler, “şüpheli” konumundadırlar. Sorumlu bulundukları suçu işleyip işlemedikleri, kast, ihmal, kusur durumları mahkemeler tarafından yapılacak yargılama sonucu belirlenecektir.

Valiliğin yetki aşımı

Valilik istedi, İBB müfettişi, en üst amiri olan Teftiş Kurulu Başkanı’nı soruşturdu. Sonuç: Sorumluluğu yoktur.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Sorgu No: 2016/69414 sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında İBB’nin kusurlu olduğu, yetkililerinin de müteselsilen asli kusurlu bulunduğu birbirini tamamlayan 3 raporla belirlenmiştir.

İl Mahalli İdareler Müdürlüğü şüphelilerin yargılanıp yargılanmayacaklarına karar verirken, yaptırdığı soruşturmaya atadığı müfettiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaktadır.

Valilik tarafından istenen ve İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca olayı soruşturmakla görevlendirilen müfettiş, başta bilirkişinin asli kusurlu bulduğu İBB Teftiş Kurulu Başkanı ve diğer şüphelilerle aynı kurumda çalışan, şüphelilerden birisinin kendisinin amiri olan biridir.

Yani müfettiş amirini soruşturmuştur. Diğer şüphelilerin tamamı da müfettişin aynı kurumda çalıştıkları mesai arkadaşlarıdır.
Sağlıklı, güvenilir ve hukuka uygun bir idari soruşturmadan söz edebilmenin ön koşulu, soruşturmayı yürütenlerin soruşturdukları kişilerden bağımsız olmalarıdır.

Valilik kararında adil yargılama esasının asgari kurallarına uymaya dahi cesaret edilememiş ve bilirkişilerin sorumlu bulduğu kişilerin yargı önüne çıkarılması engellenmiştir.

Biz önümüze çıkartılan veya sistemden kaynaklanan tüm engellere karşın hukuki ve vicdani yollardan sorumluların belirlenmesi uğraşımızı bugüne kadar sürdürdüğümüz gibi, sorumlu olanların, suçlu bulunacakların yaptıklarının sonuçlarına katlanmalarının sağlanması için hukuki mücadelemize devam edeceğiz.

Şule idil Dere Ailesi