Haber

Published on Temmuz 16th, 2017 | by Kuzey Ormanları Savunması

Cengiz Holding bu kez Mardin’de iş başında: Tapulu evler satılmış gösteriliyor!

(Gazete Sujin – 14 Temmuz 2017)

Karataş köyünde yurttaşların arazisinde maden ve gübre çıkarmak isteyen Eti Bakır şirketine ait iş makinelerini köylüler engelledi. İktidara yakınlığıyla bilinen ve madende Eti Bakır’la çalışan Cengiz Holding, tapulu evleri satılmış gibi gösterip talan çalışmalarını sürdürmek istiyor.

Mazıdağ’a bağlı Karataş köyünde yurttaşlara ait arazilerde gübre ve maden çıkarmak için dün kepçelerle gelen Eti Bakır Araştırma Şirketi çalışanlarına yurttaşlar izin vermedi. Cengiz Holding’le ortak çalışma yapan Eti Bakır’ın bugün de kazı çalışmalarının devam ettiği köyde, evlerini satmayan yurttaşların tapulu evlerinin de maden sahası içine eklendiği öğrenildi.

Adı daha öncede pek çok usulsüzlüğe ve ekolojik katliam karışan Cengiz Holding tarafından evleri satılmış ve paraları verilmiş gibi gösterilen yurttaşlar, yıkıma ve canlı katliamına karşı direniyor. Yurttaşlar ellerindeki tapularla holdinge karşı her türlü hukuki mücadeleye başvuracaklarını söyledi.

‘Burası Cengiz Holding’in; yani Reisi Cumhur’un’

Kepçelerin köye sokmaya çalışılmasından sonra tesise gidip tesis müdürü ile görüştüklerini söyleyen muhtar Mehmet Ali Araç, yaşanılanları şöyle anlattı: “Biz tesise gittik. Holdingden biri de vardı orada ama o bizimle görüşmek istemedi. Daha sonra tesis müdürü ile görüştüm. ‘Neden köye kepçeleri sokuyorsunuz?’ dedim. Bana ‘Bu ormanda benim, köyde benim, evler ve hazine de benim. İstediğimi yaparım’ cevabını verdi. Ben de ‘evlerini satmayan insanların evlerini neden yıkıyorsunuz bizi mağdur edeceksiniz’ diye sorduğumda ise bana ‘Sen buranın kimin olduğunu biliyor musun? Burası Cengiz Holding’in; yani Reisi Cumhur’un. Hepiniz evinizi satıp paranızı almışsınız, daha ne istiyorsunuz’ dedi. ‘Parayı aldığımıza dair belge göster’ dedim ‘Beni ilgilendirmezsiniz’ dedi.”

‘Devletten aldık, sizden mi almayacağız’

Ellerinde tapuları olmasına yurttaşların rağmen mağdur edildiğini ifade eden Mehmet, “İnsanlar evlerini satmadığı halde holding onlara evini satmış ve paralarını almış gibi gösteriyor. Bize ‘Bunu biz devletten aldık, sizden mi alamayacağız’ diyor, başka bir şey demiyorlar. Eğer kepçeler evleri yıkarsa insanlar çok mağdur olacak. İnsanların yaşam alanı kalmayacak. Evleri bedavaya devletin eline geçmiş olacak” diye konuştu.

‘Siyanür için ünite kuruldu’

Tesiste çalışan bir köylünün anlattıklarına göre, şirketin siyanür için ünite kurduğu gibi duyumlar aldıklarını ifade eden Ercan T. ise, “Siyanür hakkında bize bir şey demediler ama orada çalışan köyden arkadaşlarımız siyanür için şirketin ünite kurduğunu söylüyor. Bizi fosfatla oyalamak istiyorlar. Eğer böyle bir şey olursa, bölgede 30 kilometre alan boşaltılacak, yani ne hayvan ne tarım ne de insan kalacak buralarda” dedi.

‘Daha görkemli direneceğiz’

Yıllardır boş bırakılan madenin bir anda çalıştırıldığına ve bu konudaki ısrara dikkat çeken Ercan T., “Ben evimi satmadığım halde evim satılmış gibi göstermişler. Tapum elimde bekliyorum. Tek isteğim gerek STK’lar gerek hukukçular bize destek olsun, yalnız bırakmasın. Dün direndik, yine gelseler yine direniriz ama bu sefer ki direnişimiz çok daha görkemli olacak” diye belirtti.

‘Tüm kadınları toplarım’

Asla evini ve köyünü bırakmayacağını ifade eden Yıldız Araç da, “Buradan gitsem nereye yerleşeceğim” diye sordu. Evini asla yıktırmayacağını dile getiren Yıldız, “Burada anılarım, geçmişim her şeyim var. Burası yıkılsa bile gelip çadır kurarım yine de çıkmam. Çocuklarımı çıkarırım ama ben çıkmam. Burada kapıda oturuyorum gelip yıksınlar. Sonuna kadar direneceğim. Buradaki bütün kadınları toplar köy yolunu kapatırım, yine de çıkmam” diye konuştu.

‘Fosfatla kalmaz, siyanür çıkaracaklar’

Son olarak konuşan Hacı Sıddıka, Artvin Cerrattepe’de yapılamayanın Mazıdağ’da yapılmak istendiğini ifade ederek, “Bizi öldürmeye çalışıyorlar. Sadece fosfatla da kalmaz. Siyanür bile çıkaracaklar. Biz burada kadınlı erkekli ve çocuklu direneceğiz. Eskiden yapamadıklarını şimdi yapıyorlar. Evimi satmadım ,yine de tapulu eve girmek istiyorlar” şeklinde konuştu.

Dünden bugüne neler oldu?

1970 yılında M.T.A Tarafından Mardin Mazıdağı İlçesine bağlı olan Karataş köyünün sınırları içinde bulunan gübre ham maddesi olan fosfat tespit edildi. Bunun üzerine 1973 yılında Etibank Genel Müdürlüğü’ne ait Eti Bakır A.Ş. burada faaliyete başladı. 1976 yılında Etibank, köylülerinin 1. parseldeki bazı tarlalarını istimlak etti ve bu güne kadar o istimlak paraları ödenmedi. Daha sonra 1980’li yıllarda köylülerden anlaşma yoluyla bir kısım ev ve tarlaları daha istimlak edildi. Paraları ödendi ancak yine istimlak amacına uygun yapılmadı.

Daha sonra 1994 yılında zamanın Bakanlığı tarafından işletme zarar ediyor diye faaliyeti durduruldu. Oysa İşletme 1974 yılında faaliyet geçmiş, dekupaj çalışmaları yapılmış, dağlar devrilmiş, bütün fosfat yatakları gün yüzüne çıkarılmış, 1982 yılından itibaren büyük bir tesis kurulmaya başlanmış ve bütün bu çalışmaların değeri yaklaşık devlete maliyeti 4 milyar dolardır.

Yine 80’li yıllarda bu madene karşı paralarını alıp evlerini satan yüzlerce yurttaş oldu. 2000’de Eti Bank madenin bir kazanç getirmediği gerekçesi ile madeni kapattı. Şimdilerde madeni gizlice Cengiz Holding’e satması ile yeniden gündeme gelen ve çalışmasına başlanan maden, köy arazisine kaydırıldı.

80’ler dahi evlerini satmamalarına rağmen, evlerinin maden sahası içinde gösterildiğini söyleyen yurttaşlar hukuksuzluğa karşı mücadele ediyor.

Tags: , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑