(BirGün – 19 Temmuz 2017)

İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış kenti felce uğrattı. Hükümet olayı “afet” diye geçiştirirken, uzmanlar “Kentin rant kapısına dönüştürülmesi felakete yol açtı” dedi

İstanbul’da önceki gece başlayıp dün sabah saatlerinde şiddetini iyice artıran yağmur, kentte ulaşımı ve hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağış nedeniyle, şehrin birçok noktasını su bastı, trafik kilitlendi. Adeta gölü andıran su birikintileri nedeniyle yurttaşlar, yüzerek ya da yola taş dizerek yola devam etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi meteorolojik verilere göre metrekareye 65 kilogram yağış düştüğünü ve yağışla beraber rüzgârın hızının saatte 70-80 kilometreye kadar çıktığını açıkladı.

Metroları da su bastı
Etkili olan yağmur metro istasyonları ve metro rayları su altında kaldı, metro hatlarında seferler olumsuz etkilendi. M1-A hattında Yenikapı-Bakırköy arası seferler durduruldu. Taksim, Osmanbey Metro duraklarını sular bastı. Kapatılan metro istasyonları önünde yoğun kalabalıklar yaşandı.

İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Şişhane metrosunda elektrik kaçağı yüzünden dumanlar yükseldi. Metro, tramvay ve metrobüs seferleri büyük ölçüde aksadı. Yenikapı metrosunu su basarken, Bayrampaşa ve Zeytinburnu metro durakları başta olmak üzere raylı ulaşım da suya teslim oldu. İstasyonlardaki yurttaşlar mahsur kaldı.

Avrasya tüneli kapatıldı
Avrasya Tüneli Anadolu-Avrupa Yönü de olumsuz hava koşulları nedeniyle geçici süre ile trafiğe kapatıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) kentin yağışlı havanın etkisi altında olduğu belirtilerek, fırtına şeklindeki yağışların sel ve su baskınlarına neden olabileceği uyarısı yapıldı.

Rögarlar patladı,D-100 su altında kaldı
Otobüs ve metrobüsleri de su bastı. Yenibosna’daki Vali Recep Yazıcıoğlu Alt Geçidi tamamen suyla doldu. Merter mevkii etkili yağışın en ciddi sonuca yol açtığı semtlerden biri oldu. Çok etkili yağış yolların, tahliye kanallarının dakikalar içinde sularla dolmasına yol açtı. Ama su baskınlarının asıl nedeni rögarların patlaması oldu. Kanalizayon sistemi tahliyede yetersiz kalınca rögarlar patladı, buralardan fışkıran sular yağmurdan daha hızlı su baskınına yol açtı. D-100’de her iki istikamette göletler oluştu. Binlerce sürücü araçlarında trafiğe saplanıp kaldı, uzun süre birkaç metre dahi ilerleyemedi. Giderek yükselen su seviyesine rağmen ilerlemek istiyen sürücüler ise su birikintilerine saplanıp kaldı.

Yolda yüzerek ilerlediler
İstanbul’un en kritik ulaşım yollarından E-5 karayolunda yoğun su birikintisi oluşurken, trafik durma noktasına geldi. Pek çok araç yolda kalırken, yurttaşlar suyla dolan yollardan yüzerek kurtulmaya çalıştı. Yağmur yağdığında denizle karanın birleşerek ender görüntülerin ortaya çıktığı Üsküdar’da da bazı noktalarda biriken su insan boyunu aştı. Bazı yurttaşlar yüzerek yolda ilerledi.

Topbaş: Londra’da da yaşanıyor!
İstanbul’daki aşırı yağışlara ilişkin İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş açıklamalarda ve uyarılarda bulundu. Topbaş, “Çok şükür bir can kaybı olmadı. Maddi hasarlar tespit ediliyor. Buna benzer sıkıntı dünyanın pek çok kentinde yaşanmakta. Yıllar önce Londra’da metro istasyonunu sular, seller basmıştı. Bu normalin çok üstünde yağış geldi. Dikkatli olursak sıkıntıyı atlatırız” dedi. Vali Şahin ise, “Yurttaşlarımızın da yardımcı olması lazım trafiğe çıkmama uyarılarına dikkat ederlerse daha rahat yaşam sürebiliriz” diye konuştu.

***

Doğaya müdahale ve plansız kentleşme

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu yaptığı açıklamada doğaya müdahale ve plansız kentleşmenin afetler davetiye çıkardığını vurgulayarak, şiddetli yağışı bir afete dönüştüren yönetimsel hatalar olduğuna dikkat çekti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Orman alanlarının, toprak örtüsünün ve su havzalarının yapılaşmaya açılarak yok edilmesi, şehirde yapılan kazı-dolgu çalışmalarının doğal eğim koşullarının değişmesine neden olması, betonlaşma ve diğer sert zemin miktarının artması ile doğal bitki örtüsü tahrip edilerek tarım ve orman alanlarının infiltrasyon imkânının ortadan kaldırılması, dere ıslahı yapılırken dere yataklarının betonlaştırılması, yağmur suyu kanallarının yetersiz olması ve kanal sistemlerinin birleşik sistemle işletilmesi, yağmur suyu ve atık su kanalizasyon bakımlarının düzenli yapılmaması, yağış oranlarının bütünsel ve yüzyıllık değil kısa vadeli hesaplanması gibi hatalar bunlara örnek olarak gösterilebilir.”

***

İnşaat Mühendisleri Odası: Betona teslim edilen bir kentin yağmura teslimiyeti kaçınılmaz

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, İstanbul’da yaşanan su taşkınlarıyla ilgili yaptığı açıklamada “Betona teslim edilen bir kentin yağmura teslim olması kaçınılmazdır” dedi.

Yağmurun neden olduğu su taşkınlarının İstanbul’da hayatı bitme noktasına getirdiğinin vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Merkezi ve yerel yöneticilerin, hemen her yağmurdan sonra oluşan su taşkınlarıyla ilgili yaptıkları değerlendirmeler, beklenmeyen bir durumla karşı karşıya kalındığı, yani beklenenden daha fazla yağmur yağması nedeniyle bu duruma maruz kalındığı yönündedir. Oysa ülkemizde yağış rejiminin düzensizliği ve taşkın gibi doğa olaylarının olabileceği bilinmektedir. Yani ne yağmur ne de su taşkınları ülkemiz açısından sürprizdir. İstanbul’un beklenenden fazla yağış alması, yağmurun bir doğa olayı olduğu gerçeğini değiştirmez. Yağmur bir doğa olayıdır, kentleşme ve imar konularında yapılan yanlışlar doğa olayını doğal afete çevirmektedir. Tıpkı depremde olduğu gibi. Siz plansız, programsız, hiçbir bilimsel kabule dayanmadan imar planları hazırlarsanız; dere yataklarını yapılaşmaya açarsanız; imarsız kentler yaratırsanız, kaçak yapılaşma ve sağlıksız kentleşmeye dönüşen tasarruflarda bulunursanız; kentleri imarsızlığa ve sağlıksız yapılaşmaya mahkûm ederseniz; yolları, köprüleri, barajları inşa ederken kentlerin yeşil alanların, su havzalarının korunmasını asli sorumluluk saymazsanız, alt yapı yatırımlarını ihmal ederseniz, bugün karşı karşıya kaldığımız görüntü kimse açısından şaşırtıcı olmayacaktır.”

***

Hükümetten savunma: Bu bir afet

İstanbul’da saatlerce süren ve birçok yurttaşın olumsuz etkilendiği yağmurla ilgili açıklama yapan Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, “Bu bir afettir, ulaşılamayan nokta yok. Hasar tespit edilince zarar karşılanacak” dedi. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da, “İstanbul’daki vatandaşlar zaruret olmadıkça dışarı çıkmasınlar çünkü trafik yoğunluğu artıyor, yollarda su belli seviyelere yükseliyor. Herhangi bir işi yoksa evde beklesin. Eğer dere kenarında ise dikkat etsin, gerekirse başka yere taşınsın” ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım ise, beklenmeyen çok aşırı bir yağış olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Normal mevsim düzeylerinin, ortalamalarının çok çok üzerinde bir yağış. Ama belediye ve valilik iyi bir işbirliği içerisinde işi, krizi yönetiyor. Olay kontrol altında. Şu ana kadar rapor edilen can kaybı yok. Afet düzeyinde bir iş. Kısa zamanda anormal bir yağış düşüşü böyle bir durumu ortaya çıkardı. Doğacak hasarlarla ilgili gereken de yapılacak.”