(Bülent Karagöz / Kocaeli Cumhuriyet, 4 Ağustos 2017)

Neler oluyor bu Ülkede? Resmen memleket parsel, parsel parselleniyor….

Acayip bir vurgun geliyor…

Memleket bir TOKİ belası ile arazi mafyacılığının devletleştirildiğini gördü, birde genel Plan Revizyonu adı altında Belediyelerin, vatandaşın elinde son kalan ve el koyamadıkları alanları, bir anlamda gasp etmesi ile yaşayarak görmeye devam ediyor.

Bu uzun zamandır yapılan bir hazırlıktı aslında. Önce köyler mahalleye çevrildi. Tapu güvencesi de bu yüzden kaldırıldı. İlginç değil mi? Vatandaşın tapusu artık bir güvence taşımıyor, iktidarın keyfine göre işlem görebilir.

Evet bir hazırlık vardı ve rant alanı olabilecek tüm yerlerde acilen işe el konulmalıydı.

En önemli iş şuydu, şimdi buradaki topraklar yasal sahiplerinin ellerinden alınmalıydı ama nasıl?

Ve çözüm bulundu, bu iş için Belediyeler kullanılacaktı….

Kocaelide özellikle Kartepe, körfez ve Kandıra bu işten en çok etkilenecek bölgeler. Çünkü nispeten bakir kalmış yerler. Haydarpaşa garının Kartepeye getirilmesi önce İstanbul’da bir rant yarattı, ardından buralar rant alanına dönüştürüldü. Kıyım başladı…

Kartepe Lojistik cenneti oluyor, tıpkı sahili komple liman ve konteynerlerle doldurulan Körfez ilçesi gibi ama daha çok daha ihtişamlı.

Kuzey Anadolu otoyolu ve Bağırganlı limanı yapılacak çöp fabrikası ardından bölge sanayiye açılacak ve kentte son kalan yeşil alanlar yok edilecek. Hazine yerleri yağmalanacak Kocaeli tarihinde görmediği kadar müthiş bir vurgun yaşayacak.

Devleti yönetenler büyük bir hazırlık içinde ve bir şekilde bu alanlarda oturan toprak ve mülk sahiplerinin bölgeden uzaklaştırılması, göç ettirilmesi gerekiyor.

Bunun içinde hazırlanan planlar devreye sokuluyor ve vatandaşın evinden, bahçesinden, arsasından yollar geçiriliyor, parklar oluşturuluyor ve elinde kalan yer bölük, parça yapılarak değersizleştiriliyor, dolayısıyla devlet adına el koymuş olunuyor. Sonra simsarlar düşük fiyatlara toplayıp, işin esas sahibine teslim edecekler. Böl, parçala ve yut aynı emperyalistler gibi.

Kartepeliler ve Kandıralılar bu güne kadar oy verdikleri iktidara isyan ediyor, itiraz ediyor. Ama ne derecede bu itirazlar kabul edilecek göreceğiz. Halkın faydasına bir sonuç çıkmayacağı kesin.

Ancak iktidar bu işleri devlet eliyle yaptırdığı için halk Belediye Başkanları ile karşı karşıya gelecek. Belediye Başkanlarını çok zor günler bekliyor çünkü bu işin icrası kısmındalar.

Ve dolayısı ile halk düşmanı damgasını onlar yiyecek, hemde bugüne kadar onlara oy veren seçmenleri tarafından lanetlenecekler. Tepetarla kaynıyor, Suadiye kaynıyor, Sarımeşe kaynıyor, Bağırganlı kaynıyor, Akçaova kaynıyor kolay mı insanların bin yıllık toprakları ellerinden alınıyor.

Ve sonuçta göç etmek zorunda bırakılacaklar. İktidarın amacı bu bölgeleri tamamen insansızlaştırmak ve elde edilen rantı devlet kanalı ile iç etmek. Bir çok yurttaşımızın çok canı yanacak, çünkü devlet yani dolayısıyla iktidar acımasızca saldıracak, insanları bu bölgelerden sürecek… Güzellikle olmazsa zorla, tetikçi çok…

Belediye Başkanları öyle tedirginler ki, meclis toplantısında konu tartışılırken bir meclis üyesinin mimiklerinden dahi rahatsız olmuş ve tehdit olarak algılamış demek ki, kadıncağızı azarlamaya kalkmış.

Korkuyorlar suçlarını biliyorlar, ve tarih onları kara bir leke olarak  yazacak kentin tarihinde biliyorlar. Ama o koltuk onlara vatandaşa değil ranta hizmet etmeleri için verildiğinden, suçlu psikolojisi içerisinde saldırganlaşıyorlar.

Kartepe meclisinde AKP’li Başkan, CHP’li bir meclis üyesini azarlamaya kalkıyor mimiklerin hoşuma gitmedi diye, basitliğe bakar mısınız? bahane mi bu şimdi? efendim gözünün üstünde kaşın var der gibi.

Kadın oynanan oyunun ne olduğunu bildiğinden, Başkanın anlattığı masallara inanmıyor tabi, savunulacak bir yeri olmayan bir projeyi anlatmaya kalkarsan insanların yüzünde sana inanmadığı ifadesini görürsün, normaldir, yüzümüze demi ipotek koyacaksınız yani? Korkuyorsunuz işte…

Valla bizde senin mimiklerinden, davranışlarından, sermayeye hizmet etmenden ve Belediyeciliğinden hiç hoşnut değiliz. Bu saldırganlığınızın cevabını yarın bu planları uygulamaya başladığınızda halk size verecek. Bakalım evlerini, yurtlarını ellerinden aldığınız insanlar size neler diyecek?…Esas mimikleri sen orada göreceksin…

Proje çok büyük ve öyle büyük bir alanı kaplıyor ki, göreceksiniz neredeyse tüm ülkeyi kaplayacak. Bir çok insan malından, mülkünden ve yurdundan olacak.

Rant yaratmak ve bu rant üzerinden zenginleşmek adına, acımasızca doğaya ve halka saldıran iktidar gerçek yüzünü ortaya koymuştur. İstiyorlar ki  Türkiye halkı, bu ülkeyi terk etsin, Afgan ve Suriyeli cihadçılardan oluşan yeni bir halk mı oluşsun.

O yüzden bu ülkede düşmanlık ve kin büyütülerek, halk birbirine düşman ediliyor. Ülke yabancıların lojistik cenneti, maden ocakları ve sanayi  tesisleri ile doldurulacak Türkiye halkı buralarda sadece hizmet kollarında karın tokluğuna iş bulacak iyi mi? memleket onların yani sömürenlerin ve işbirlikçilerinin çöplüğü olacak…

Ve bu ülkenin öz evlatları her sabah kalkıp bu madenlerde, fabrikalarda ırgat olsun, taşeronların oyuncağı olduğunu görsün değil mi karın tokluğuna?…

Siyanürle altın aramak ve maden çıkartmak için o bölgelerde oturan kimse olmamalı ki, rahat çalışsın yabancı maden şirketleri.

Fabrikalar rahat çalışsın, kimse bir şey sormasın..

Kimse olmamalı ki çevrenin katledildiğini kimseler görmesin, kimselere bildirmesin.

Boşuna mı katledildi Antalya’da dağda yaşayan çevreci çift.

Rant ve zenginliğe doymayan iktidar acımasızca saldıracak her yerde, hem halka hemde doğaya.

Çünkü emperyalistler 90 küsur yıldır bekliyorlar ellerini oğuşturarak, Anadolu’nun ciğerlerini sökmek için. O yüzden geldi siyasal islamcılar iktidara. Çünkü görevleri var yerine getirecekler insanları din ile uyutacak ama her şeylerini ellerinden alacak, yaşayacakları bir ülkeleri dahi kalmayacak…

Belediye Başkanları da mafya olacak dolayısıyla, çünkü halkın malına el koyacaklar bir tahsildar edasıyla, tabi onlar da sebeplenecektir mutlaka bu yağmadan ve talandan. Göz hakkı derler ya işte ondan

Yok edecekler bağımızı, bahçemizi, evimizi, toprağımızı ey bu vatanın çocukları uyan ve fırsat verme bu içlerinde büyüttükleri kinle memleketi yok etmeye çalışanlara…

Oyun büyük, ve halkı bilgilendirmek bizim görevimiz, ülkemizi korumak bizim görevimiz, olmayacaksa eğer üzerinde yaşayacak toprağımız, haram olsun bize bu topraklarda aldığımız nefes, içtiğimiz su, yediğimiz ekmek, kesilsin sesimiz, soluğumuz, olmasın içinde yatacak bir mezarımız….

Hoşçakal yarın…..