(Uğur Şahin / Birgün – 1 Ekim 2017)

Rize, İstanbul ve Uşak’ta meydana gelen seller, altyapı yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, AKP’li belediyelerin altyapıya önem vermediğini vurguluyor.

Sonbaharın gelmesiyle birlikte birçok bölgede seller meydana gelmeye başladı. Son olarak İstanbul, Rize ve Uşak’ta yaşanan seller, AKP’nin başarısız kent politikalarını bir kez daha gündeme getirdi. Yaşanan sel ve heyelanların ardından AKP’li yöneticiler, hemen ‘doğal afet’ kavramına sığındı. Ancak seller; altyapı eksikliğini ve dere ıslahlarındaki yanlış politikaları gözler önüne serdi.

Rant projeleri ile talan edilen Rize’nin Çayeli ilçesinde şiddetli yağmur, sel ve heyelana neden oldu, bir yurttaş yaşamını yitirdi. Rize’yi vuran sel, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla 24 Eylül’de gerçekleştirilen ve adeta şova dönüşen temel atma törenini akıllara getirdi. Bakan Eroğlu, temel atma törenindeki konuşmasında dereleri ‘estetik şekilde ıslah ettiklerini’ öne sürmüştü. Ardından İstanbul’daki sağanak yağış da su baskınlarını beraberinde getirdi. Trafik durma noktasına geldi, yağış özellikle Sarıyer, Şişli ve Boğaz çevresinde etkili oldu. Uşak’ta meydana gelen selde ise Valiliğin açıklamasına göre metrekareye 26 kilogram yağmur düştü ve 150 ev ile iş yerini su bastı.

Altyapı iklime uygun olmalı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, altyapının değişen iklim şartlarına göre yapılması gerektiği belirtiyor. Altyapının aşırı yağışları kaldırması gerektiğinin önemine değinen Prof. Dr. Kadıoğlu, “Aşırı yağışlar altyapı eksikliğini ortaya koyuyor. Altyapının değişen iklim şartlarına göre düzgün bir şekilde yapılması gerekiyor. Sadece yapmakla kalınmamalı, bakımının ve korunmasının da sağlanması gerekiyor. Altyapı konusundaki bir ihmal, aşırı yağışta ortaya çıkar. Bunu saklamak mümkün değil” diyor.

Binalar ezbere ve rastgele yapılıyor

Prof. Dr. Kadıoğlu, Karadeniz’de yaşanan sellere ilişkin ise şu yorumda bulunuyor: “Karadeniz’de bina yapıldığı zaman, vatandaşa ‘burası heyelan ve sel bölgesi’ gibi bir bilgi verilmiyor. Binalar ezbere ve rastgele yapılıyor. Yapılırken de o derelerin akışının en zayıf haline göre değerlendirme yapılıyor. Öyle şiddetli yağışlar dikkate alınmıyor. Hava sürpriz yapma hakkını saklı tutar. Ona göre plan, program yapılmalı.”

Rant nedeniyle insanlar ölüyor

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Su ve Atıksu Komisyonu Başkanı Selahattin Beyaz da, AKP’li belediyelerin altyapıya hiç önem vermediğini aktarıyor. “Kentler, üstyapıdaki rant ekonomisine göre talan ediliyor. ‘Altyapı para kazandırmıyor ki, bina yaparım, para kazanırım anlayışındalar” diyen Beyaz, şunları söylüyor: “Kent yukarıdan geliştirilirken, altyapı unutuluyor. Karadeniz’deki yanlış kentleşme, yanlış yapılaşma ve yanlış mühendislik projeleri sellere neden oluyor.”

Beyaz, doğal afet anlayışının doğru olmadığının da altını çizerek, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Rant nedeniyle insanlar ölüyor. Ancak altyapıya ilişkin doğru ve uzun sürece dair bir planlama yapılmalı. Ve bunu yaparken ekolojik yapıya ve verilecek tahribata dikkat edilmesi lazım. Yapılan projelere dair bir öngörüleri yok, bunlar bilim işidir.”