(Ahmet Kanbal / MA – 30 Ekim 2017)

Karaçam ve meşe ormanlarıyla kaplı Madra Dağı’nın kuzey uzantısı olan Şap Dağı’nda üçüncü bir firma daha siyanürlü altın araması için başvuru yaptı. BURÇEP Sözcüsü Hatice Engin, etkisi yüz yıllar sürecek zehrin doğaya bırakılacağını söyledi.

Balıkesir’in Burhaniye ve Havran ilçelerinin sınırları içerisinde yer alan Madra Dağı’nın kuzey uzantısı durumundaki Şap Dağı’nda Bahar Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından altın madeni işletmesi için başvuruda bulunuldu. Bölgede kurulması planlanan Demirtepe Altın Madeni’nin açık ocak işletmesi olacağı belirtildi. Yine altın arama faaliyetinin bilimsel olarak “en vahşi yöntem” olarak bilinen siyanürlü liç yöntemiyle yapılacağı aktarılırken, firma altın madeni sürecini başlatmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na proje dosyasını sundu.

Proje dosyasında madenin kurulacağı bölgeye dair bilgiler de yer aldı. Verilen bilgilere göre, maden faaliyetinin yürütüleceği alanın yüzde 79’u karaçam ve meşe ormanlarından oluşurken, geriye kalan kısmı ise tarım arazilerinden oluşuyor.

ENDEMİK BİTKİ TÜRLERİ VE 97 HAYVAN TÜRÜ TESPİT EDİLDİ

Maden arama şekli için en uygun yöntemin siyanürlü liç yöntemi olduğu belirtilen projede, maden sahası içinde bulunan Değirmen Dere’ye kış ve bahar aylarında akan dereler olduğu da kaydedildi. Maden sahasında 182 bitki türünün yanı sıra yeni bitki türlerine de rastlanabileceğine yer verilirken, endemik bitki türlerine rastlanmasının da doğal olduğu savunulması dikkat çekti. Projede, bölgede bulunan hayvan türlerinin de memeli ve kuş türleri olmak üzere 97 tür olduğu aktarıldı. Bakanlığa sunulan proje dosyasında bölgenin mevcut özelliklerine rağmen maden araması için onay verilmesi istendi.

YENİ CEVHER BULUNURSA…

Projenin 10 yıl süreceği belirtilen dosyada, yapılan sondaj çalışmalarında bölgede 16 milyon ton cevher tespit edildiği, cevherin çıkarılması sırasında 2 milyon 650 bin metreküp pasa çıkarılacağı vurgulandı. Siyanürlü liç yöntemi ile işleme sonucunda çıkarılacak pasanın da yine bölgede oluşturulacak depolama sahalarında depolanacağı aktarıldı. Proje dosyasında, her ne kadar 10 yılda tamamlanacak bir proje olduğu belirtilse de, sahada yeni rezervlerin tespiti durumunda projede kapasite artışına yer verileceği de belirtildi.

YİNE ELDEN ELE SATIŞ 

Bölgede ilk cevher arama çalışmalarının 1987-1988 yılları arasında yürütüldüğüne yer verilen projede, sahada daha önce altın araması için yapılan başvuruların onaylandığı kaydedildi. Buna göre sahasının ilk işletmecisinin 15 Temmuz sonrası Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkili olduğu gerekçesi ile kayyum atanan Bergama’daki Koza Altın Madeninin ilk sahibi olan Newmont olduğu, ardından Koza’nın eski taşeronu olarak bilinen Bahar Madencilik tarafından satın alındığı belirtildi.

‘DOĞMAMIŞ NESİLLERE ZEHİR BIRAKACAKLAR’

Burhaniye Çevre Platformu (BURÇEP) Sözcüsü Hatice Engin, Madra Dağı’nda Bahar, Uludora ve Tümad Madencilik şirketleri tarafından 3 altın madeninin altyapısının hazırlandığını belirtti. Kapitalizmin yarattığı uluslar arası şirketler ve yerli işbirlikçilerinin bölgenin hava, su ve toprağını kimyasallarla zehirleyeceğini kaydeden Engin, “Madenlerin faaliyet süresi 10 yıl deniliyor. Ancak kanserojen etkisi olan siyanür ve beraberinde kullanılan bileşikler ile etkisi yüz yılı aşkın bölgeyi etkileyecek. Doğmamış nesillere zehir bırakacaklar. İnsanların arazilerini satmaması, madende kendilerine verilecek bir iş umuduna kapılmaması gerekiyor. Ancak önce aç bırak, sonra muhtaç et politikası acımasızca uygulanıyor. Biz tüm bunlara rağmen mücadelemizi yürüteceğiz” dedi.