(Tansu Pişkin / BİA Haber Merkezi – 28 Kasım 2017)

3. Havalimanı yakınındaki Ağaçlı Köyü’nden Cahit Aksoy ve balıkçılıkla uğraşan Selahattin kaptanla havalimanı inşaatının başladığı günden bugüne karşılaştıkları sorunları konuştuk.

2018’de bitmesi planlanan ve proje aşamasından bugüne tartışmaların odağında olan 3. Havalimanı’nın bölgeye etkilerini gözlemlemek üzere havalimanı inşaatının yakınındaki Ağaçlı Köyü’ne gittik.

Ağaçlı Köyü, Kemerburgaz’ı geçtikten sonra Karadeniz kıyısında yer alıyor. Taksim’e trafiğin az olduğu saatlerde arabayla yaklaşık bir saat mesafede.

Yaklaşık 60 haneli köye girdiğinizde küçük bir cadde karşılıyor sizi. Okul, muhtarlık, kahve, bir-iki küçük bakkal bu cadde üstünde yer alıyor. Denize doğru giden caddenin paralelinde ise onlarca hafriyat kamyonu yük taşıyor.

Bu caddeden yukarı doğru kıvrıldığınız anda ise sakin ve klasik bir köy hayatı başlıyor.

Oldukça uzun olan ve köyün merkezine yürüme mesafesi 5-10 dakkada yer alan sahil ise bundan bir yıl öncesine kadar İstanbulluların yüzme mekanıyken, şimdi denize dökülen molozlar ve denizden kepçelerle alınna kumların oluşturduğu çukurların yarattığı riskler nedeniyle “Denize girmenin tehlikeli ve yasak olduğu” alan.

Havalimanı inşaatına yaklaşmak mümkün değil

3. Havalimanı inşaat alanına girmek bir yana, inşaat çevresine yaklaşmak bile mümkün değil. Konuştuğumuz köylüler, çevrede dolaşan özel güvenlikler nedeniyle yasak olarak belirtilen bölgelere girmememizi söylediler.

Ağaçlı Köyü’ne girerken solda sizi bariyerler ve kırmızıyla belirginleştirilmiş “Giriş Kesinlikle Yasaktır” ifadesi karşılıyor. Bu noktadan havalimanı inşaatına olan mesafe yaklaşık 10 kilometre kadar.

3. Havalimanı’na daha yakında olan Akpınar Köyü’ne gitmek için tek şans sahil yolu kalmış ama o yol da projeler nedeniyle araç trafiğine de yaya geçişlerine de kapatılmış.

Bu nedenle Ağaçlı Köyü’nden Akpınar Köyü’ne gitmek için tek yol, uzun bir mesafe giderek Göktürk’ten dönmek…

Köylülerden Cahit Aksoy ve balıkçılıkla uğraşan Selahattin kaptanla havalimanı inşaatının başladığı günden bugüne karşılaştıkları sorunları konuştuk.

Her ikisininde ortak şikayeti doğaya verilen zarar ve pek çok alana girişlerin yasaklanması…

Aksoy: İnanılmaz bir doğa katliamı

“Sulak alanlar, göletler, kuşların göç yolları yok edildi. İnanılmaz şekilde bir doğa katliamı var.

“Burası geliri hayvancılıktan sağlayan bir bölge ama köyler mahalle statüsüne alınarak meralar yavaş yavaş kapatıldı. İnsanlar neredeyse hayvanlarını dışarı çıkartacak alan bulamıyor. Çıkardığı yerlerden de hafriyat kamyonları geçiyor.

“Alanlar kapalı”

“Bakıyorsunuz bazı alanları IGA kapatmış, giriş yasak. Orman İşletmesi’nin doldurup sözüm ona ağaçlandırdığı ve yine yasak olan bölgeler var. Hem hayvanların hem insanların yaşam alanları daraldı.

“Birkaç sene öncesine kadar buradan çıktığımız zaman sahile, ormana gidip yürüyüş yapıyorduk. Şimdi hiçbir yere kıpırdayamıyoruz. Yani farklı bir hapishanenin içine tıkıldık biz. Küçücük bir yaşam alanımız kaldı, onun içinde hapishanede volta alanı gibi yerimiz oldu.

“Bizim köyden Kilyos’a kadar uzanan sahili doldurdular. Eskiden bu sahile hafta sonları 10-15 bin kişi gelirdi. Balıkçılar balık tutardı. Şimdi balıkçılar ağ atınca denizden moloz çekiyorlar. Yırtık ağlar da çöpe gidiyor.

“Kime göre iyi?”

“Köyden birkaç genç taş ocağında veya İstaş’ta iş buldu ama buraya yansıyan bir şey yok.

“Örneğin bu köyde biz 10 senedir çivi çakamıyoruz. İnşaat ruhsatı yok, inşaat yapan da yok, yapılmasına izin veren de yok. Bana sorarsanız böylesi güzel.

“Ama beş sene sonra burayı imara açarlar her taraf beton olur. Bu durum kime göre iyi?

“Eğer kelebeklerin öldürülmesinin birilerine para kazandırması iyiyse bu havalimanının yapımı da iyi olacak.

“Bize güle güle demelerine 1 yıldan az kaldı”

“Yukarı Ağaçlı’nın bir kısmı rezerv alanı ilan edildi ve acele kamulaştırma kararı verildi. Karşılıklı davalar açıldı, köylü davayı kaybetti.

“Ama ne zaman fiili olarak gelip ‘Hadi kardeşim güle güle’ diyeceklerini bilmiyoruz.

“Çok da uzak olduğunu zannetmiyorum çünkü zaten Ekim 2018’de havalimanını açacaklar. Hepsi hepsi o kadarcık bir zaman kaldı.”

Selahattin kaptan: Önce “Devletin yararı” ama…

3. Havalimanı’nın yapılacağı bölgeye çok yakın olan Ağaçlı Köyü’nde balıkçılar da havalimanı inşaatı ve ek projeler nedeniyle mağdur olduklarını aktarıyor.

Konuştuğumuz balıkçı Selahattin kaptan bölgedeki projeler hakkında görüşünü sorduğumuzda ilk olarak “Devletimizin yararınaysa ne diyelim” diyor ama memnuniyetsizliği her halinden belli…

Bir yandan yırtılan ağları tamir ederken bir yandan konuşmaya başlıyor:

“İnşaat molozlarını hep denize döküyorlar. Molozlar da ağları yırtıyor. Ayrıca bu mevsim oldu, daha ne palamut gördük, ne lüfer. Denizi çok kirlettiler.”

Tutulan balıklara bakıyoruz. Tirsi balığı çoğunlukta. Çok az çinekop ve bir tane mığrı ve bir kalkan göze çarpıyor.

Selahattin kaptana 3. Havalimanı ve çevre projeler nedeniyle diğer rahatsızlıklarını aktarmaya devam ediyor:

“Tüm yolları kapattılar. Kendi doğup büyüdüğümüz bölgede çok küçük bir alana sıkışıp kaldık. (50 metre ileriyi göstererek) Ha şuradan öteye geçmeyi deneyin bakalım. Taş çıkartıyorlarmış. Ben hemen dibimdeki köye gidebilmek için Göktürk’e gidip oradan tersten geçmek zorundayım. Her yer inşaat, toz, pislik.”

Ağaçlı köyü hakkında

İstanbul Eyüp’e bağlı Ağaçlı köyü, Karadeniz kıyısından 1 km içeride kurulmuş olan Aşağı Ağaçlı ve ondan 1 km yukarıda kurulmuş olan Yukarı Ağaçlı diye iki kısma ayrılıyor.

Köyün nüfusu 2012’deki son sayıma göre 979.

Köyün merkez kısmı Aşağı Ağaçlı’nın bulunduğu yer. Kahvehane, ilköğretim okulu ve cami de bu kısımda yer alıyor.

Akpınar, Kısırmandıra, Odayeri ve Çiftalan köylerine komşu olan Ağaçlı Köyü’nde halk temelde mandacılıkla geçinse de ormancılık ve madencilik diğer geçim kaynakları arasında.

(EKN/TP)

* Fotoğraflar: Tansu Pişkin, Korcan Uğur, Ekin Karaca