(Cumhuriyet / 16 Ocak 2018)

Bakan Ahmet Arslan dün Kanal İstanbul Projesi’nin güzergâhını açıkladı. Kanal İstanbul 45 kilometrelik Küçükçekmece – Sazlıdere – Durusu koridoru üzerinde olacak. Doğa ve yaşam savunucuları Kanal İstanbul’un bir rant projesi olduğunu söyleyerek, iptal edilmesini istiyor. TMMOB projenin şeffat olmadığını ve ekolojik facia yaratacağını açıkladı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan dün Kanal İstanbul’un güzergâhını açıkladı. Kanal İstanbul 45 kilometrelik Küçükçekmece – Sazlıdere- Durusu koridoru üzerinde olacak. Bakan Arslan projenin mali büyüklüğü hakkında yaptığı konuşmada, “ülkemizin en büyük projesi” ifadesini kullandı. Arslan’ın açıklamalarına tepki gösteren doğa ve yaşam savunucuları ise Kanal İstanbul’un bir rant projesi olduğunu söyleyerek iptal edilmesini istiyor.

O dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Nisan 2011’deki konuşmasında Kanal İstanbul’u, “Şu andan itibaren başlattığımız projemizde İstanbul artık içinden iki deniz geçen bir şehre dönüşüyor. İstanbul’da bu projeyle beraber iki yarım ada, bir ada oluşuyor. Avrupa Yakası’nda, Karadeniz ve Marmara denizinin arasına yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal yapıyoruz” sözleriyle duyurmuştu.

İhale sonrası kazma

Bakan Ahmet Arslan, proje için Marmara kesiminde olabilecek depremlerin büyüklükleri kullanılarak tsunami oluşmasına neden olabilecek parametrelerin belirlendiğini, tsunaminin olumsuz etkisinin olmayacağının tespit edildiğini ifade etti. Arslan, “Küçükçekmece gölünden girecek, Terkos Barajı’nın oradan Karadeniz’e çıkmış olacaktır. Halkalı-Kapıkule konvansiyonel demiryolu için bir demiryolu köprüsü olacak. Yenikapı- Sefaköy-Beylikdüzü metro için bir geçişimiz olacak. İhale süreçlerini bitirip kazma vurmayı hedefliyoruz. Kentsel dönüşümü de yapacağız” dedi.

Bilimden uzak…

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu, projenin, iktidarın bilimsel verilere, ciddi araştırmaya dayanmadan ilan ettiği proje olduğuna dikkat çekerek, “Bulunduğu yere baktığımızda, içme suyu havzalarının üzerine yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu proje gerçekleşse içme suyu havzalarına etki yapacağı ortaya çıkıyor. Afet riski etkilerinin ötesinde kentleşme açısından değerlendirdiğimizde, proje, bir kanal çevresinde yapılaşma öngörmektedir. Bu alanda, bugün, imar planına göre yapılaşma olanağı söz konusu değildir. Zaten açıklandığı 6 yıla yakın bir süredir, arsa spekülatörleri, gayrimenkul yatırımcıları, inşaat firmalarının bölgede tasarrufta bulunduğunu biliyoruz. Mülkiyetlerin el değiştirdiği rant yatırımlarının yapıldığı anlaşılıyor. Köylülerin arazileri, yaşam zorlukları istismar edilerek düşük bedellerle kapatıldı. Hükümet tarafından vaat edilen yüksek yoğunluklu yapılaşma ile rant elde etmek amaçlanmaktadır” diye konuştu.

‘PROJE ŞEFFAF DEĞİL’

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik “Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan dün Kanal İstanbul’un güzergâhını açıklamadan haftalar önce havuz medyasında bu projenin güzergâhı servis edilmişti. Bu proje, akademisyenlerden, meslek odalarından kaçırılıyor. Şeffaf bir proje değil” diye konuştu.

Kanal İstanbul’un ekolojik sorunları saymakla bitmiyor.
-Uzmanlara göre en önemlisi, Marmara’da 2. ve 3. on yıllarda oksijen tamamen tükenecek.
-Bakteri ve mantarlar hidrojen sülfür (çürük yumurta kokusu gibi) açığa çıkaracak.
– Marmara’daki balıklar yok olacak.
– Sahiller oturulamaz hale gelecek.