Makale

Published on Mart 5th, 2018 | by Kuzey Ormanları Savunması

Bisiklete binmek ve Suudi Arabistan’da kadın hakları mücadelesi

(Sophie Hemery / Guardian, Ç: Gamze Boztepe / Sendika – 1 Mart 2018)

Baraah Luhaid özgürce bisiklete binmeye kararlı ve diğer kadınları cinsiyetler arası ayrımı engellemeye yönelik bisiklet topluluğu olan Spokes Hub’a katılmak için cesaretlendiriyor

Suudi Arabistan, kadınların insan haklarına erişimi için bir erkeğin rızasının zorunlu olduğu ve feminist aktivistlerin tutuklanma riskiyle karşı karşıya olduğu, dünyanın en baskıcı ülkelerinden biri olmayı sürdürüyor. Fakat bazı değişiklikler yavaşça içeri sızıyor: Kral Salman, erkek vesayetinin pençesini gevşetmek ve kadınları çalışmaya teşvik etmek durumunda kaldı. Ancak kadınların araç kullanmalarına hâlâ izin yok.

Yine de, hareketsiz kalmayı reddeden kadınlar var. Yirmi beş yaşındaki Baraah Luhaid, bisiklet sürmeyi her zaman sevmişti. Ancak, kadınların bisiklet kullanma hakkı, 2013 yılında yasalaşmasına rağmen, buna yalnızca parklarda veya plajlarda ve yalnızca başında bir erkek olduğunda izin veriliyor. Luhaid, kadınları –ve kadın hakları için mücadeleyi– harekete geçirmeye çalışıyor. Luhaid, Suudi Arabistan’ın ilk cinsiyetler arası ayrımı engellemeye yönelik bisiklet topluluğu ve işletmesi olan Spokes Hub’u geçen sene kurdu ve şimdi, krallığın kadınlar için bir kafe ve atölye çalışması bulunan tek bisiklet dükkanını işletiyor.

Luhaid, karşı-kültürü yayan Suudi bir kadın olarak, “Ben kendim yaparım” ruhunu benimsemek zorunda kalacağını uzun süredir biliyordu. Mezun olduktan sonra bisiklet dükkanında çalışmak istedi ancak hiç kimse bir kadını işe almazdı. Geçen yıl, erkek kardeşiyle birlikte Çin’e bisiklet gezisi düzenledi. Riyad’a özgürce bisiklet sürmeye kararlı bir şekilde döndü ama engellerle karşılaştı. İlk başta abaya’sı –geleneksel uzun, siyah elbisesi– bisikletinin zincirlerine sürekli takıldı durdu.

Luhaid, “Ama en zor kısmı bu değildi,” en zoru “Kültürel engeller” diyor. İnsanlar onu bisikletle görünce hemen panjurlarını indirir ve hakaret eder, düzenli olarak polis tarafından durdurulur. “Geçen hafta biri suç işlediğimi söyleyerek şikayet ettiği için durduruldum.” diyerek gülüyor.

“Bisiklete binmeye başladığımda, en iyi arkadaşlarım şöyle dedi: ‘Baraah, eğer seni görürsek, seni Snapchat’te paylaşacağız ve seninle dalga geçeceğiz – sen bir kızsın, bunu yapmaman gerekir’” ve kız kardeşi ve “çok az sayıdaki erkek Suudi feministten biri” olan erkek kardeşi dışında, ailesi temkinlidir. “Ailemin farklı bir düşünce tarzı var ve daha muhafazakâr ailelerin nasıl tepki vereceğinden endişe ediyorlar.” Hayali, tüm Suudi kadınlarının özgürce bisiklete binmesi olmasına rağmen, dikkatli davranmak zorunda kaldı. “Başlangıçta, saldırganlık ve olumsuzluklarla karşı karşıya kaldım” diyor. Bazı kadınlar kızlarını yoldan çıkarmasından korkuyordu. Müttefiki olmayınca, örnek olarak liderlik etmeye karar verdi ve yakın zaman içinde insanların kendisine geldiğini keşfetti.

Bir kadın bisiklet merkezinin açılması hem yasal hem de toplumsal açıdan savunulamaz olduğundan, Spokes Hub ilk başta erkeklere yönelikti ve kardeşinin gittiği üniversitede yer aldı. Lukaid, bu yüzden kendi işinden kovuldu. Bir kamyonetin arkasında Spokes Hub hizmetleri sunmak gibi kadınları ve kız çocuklarını dahil edecek ince çözümler buldu. Hatta patent almak üzere olan bacaklı bir bisiklet abaya’sı tasarladı.

Spokes Hub, destek çeksin diye “kadınlar için” oluşuyla tanımlanamaz ve erkek kardeşi sık sık bu işletmeyi temsil etmek zorundadır. Luhaid, “Yatırımcılar ‘bir spor işletmesinin kadın CEO’su olduğunu duyunca pis pis gülüyorlar.” diyor. Fakat feminizmini hafifletmek zorunda kalmaya devam etmek cesaret kırıcı olmasına rağmen, Luhaid kendisinden öncekilerde cesaret ve ilham buluyor. Sue Macy’nin Değişimin Tekerleri kitabı gibi bisikletin kadın hakları hareketinde oynadığı rolü gösteren kitapları bir solukta okuyor.

Spokes Hub kısa bir süre önce, krallık çapındaki kişisel girişim şirketlerine yönelik bir ödül kazandı ve Suudi Arabistan Kadın Sporları Kurumu’nun başkan yardımcısı Prenses Reema projeyi kamuya açıkladı.

Luhaid, “Ben aslında düşündüğümden daha büyük bir şeye karşı duruyorum.” diyor. “Kadınların bisiklet sürmesini savunurken, kadınların bağımsızlığını savunuyorum. Temel inançları değiştirmek yavaş, kararlı bir çalışma gerektiriyor. Bu zor, ama birinin başlaması gerekiyor.”

[Guardian’daki İngilizce orijinalinden Gamze Boztepe tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑