Okuma süresi: 3 dakika

(KOS Medya – 6 Nisan 2018)

Bakanlar Kurulu’nun, 16 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla göre Gökova Körfezi, Marmaris, Ula, Merteşe bölgelerinde sit alanları yeniden belirlendi. Uzmanlar uyardı: “Gökova’yı vahşi bir yapılaşma süreci bekliyor olabilir”.

16 Mart 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 16 Ocak 2017 tarihli yazısı üzerine Muğla ili sınırları içinde yer alan bazı alanlar, kesin korunacak alan olarak ilan edildi. Akbük’ten Bördübet Koyu’nun olduğu alana kadar orman ve deniz kıyılarının yer aldığı şeritte 1’inci derece doğal sit alanı olarak belirlenen 34 bin 162 hektarlık alan bulunurken, yapılan yeniden değerlendirme sonucu 12 bin 544 hektar  alan “kesin korunacak hassas alan” olarak belirlendi.

Muğla Belediyesi, Muğla İdare Mahkemesi’ne idari işlemin iptaline yönelik dava açtı

Duruma tepki gösteren Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Osman Gürün, bu alanların yasaya göre kesin olarak korunması gereken bölgeler olduğunu belirtti. Buralarda kesin koruma alanları ile ilgili kaydırma yapılacağını ve sit alanlarının küçültülerek yapılaşmaya müsait alanlar haline getirileceğini söyleyen Gürün, bu alanların bu kadar daraltılmasının, Muğla’nın ve kıyıların geleceği açısından çok büyük bir risk taşıdığını, bu nedenle değişikliği onaylamadıklarını ifade etti.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Muğla Şube Başkanı Sami Tomurcukoğlu: Eski 1. derece doğal sit kavramı ile yeni Kesin Korunacak Hassas Alanlar kavramı aynı değil

Medyascope.tv’den Recep Berber’in haberine göre TMMOB Şehir Plancıları Odası Muğla Şube Başkanı Sami Tomurcukoğlu, doğrudan bir imara açılmanın söz konusu olamayacağını ama “Sürdürülebilir Koruma Kontrollü Kullanım Alanları” ve “Nitelikli Doğal Koruma Alanları” tanımlarının imar hakları getirilmesine zemin oluşturacağını ama Gökova Körfezi’nde yapılaşmaya açılan hiçbir yerin olmadığını söyledi.

Tomurcukoğlu ayrıca,  eskiden yürürlükte olan 1., 2. ve 3. derece sit alanları tanımlarının 2012’de yürürlüğe giren kararla Kesin Korunacak Hassas Alanlar, Nitelikli Koruma Alanları ve Sürdürülebilinir Koruma Kontrollü Kullanım Alanları ile değiştirildiği ve eski 1. derece kavramı ile Kesin Korunacak Hassas Alanlar tanımının birbirinin yerini tutmadığını ve tanımlar arasında boşluklar oluştuğunu aktardı. Eski 1. Derece Doğal Sit Alanı ile bugün ilan edilen Kesin Korunacak Hassas Alanlar karşılaştırıldığında, yüzölçümü bakımından azalmanın görüldüğünü söyleyen Tomurcukoğlu, bunun nedeninin 1. Derecede Doğal Sit Alanı olan alanların büyük bölümünün 2017 yılında Nitelikli Koruma Alanları olarak tanımlandığını söyledi.

Gazeteci Yazar Özcan Özgür : Sit statüsü değişikliklerinden bazı çevreler haberdar olabilir

Konu hakkında bölgedeki gelişmeleri yıllardan beri izleyen  Muğla Hamle Gazetesi yazarı gazeteci Özcan Özgür ise, medyascope.tv’den Recep Berber’e yaptığı açıklamada, başta Gökova Körfezi olmak üzere adı geçen bölgelerde Mesut Yılmaz’ın Başkanlığından beri döneminden beri sürekli bir imar dedikodusu olduğunu, zaman zaman Gökova Körfezi’nin imara açılmasının gündeme geldiğini, AKP döneminde ise son 5 senedir bu konunun yoğun bir şekilde konuşulduğunu belirtti. Bölgede yıllardan beri parsel toplama faaliyetlerinin olduğunu hatta dönemin Muğla milletvekillerinden Yüksel Özden’in parsel topladığını söylediğini de ifade eden Özgür, sit statüsü değişikliklerinden bazı çevrelerin haberdar olabileceğini söyledi.

“Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” kapsamında belirlenen “Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslar” çerçevesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, dört mevsimi kapsayan “Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma” Muğla bölgesi için de hazırlanarak 2016 yılında görüş için Muğla Büyükşehir Belediyesine gönderilmesiyle kamuoyu gündemine gelmişti.  Yapılan çalışmayı değerlendiren Muğla’daki sivil toplum kuruluşları, Muğla Çevre Platformu’nu kurmuştu. 

Muğla Çevre Platformu  Hukuk Danışmanı Mehmet Çilsal medyascope.tv’den Recep Berber’e yaptığı açıklamada, Gökova’nın 1. Derecede Doğal Sit Alanı olarak çok kıymetli olduğunu çünkü Türkiye’de 15 tane ÖÇKB (Özel Çevre Koruma Bölgesi) olduğunu bunun ise beş tanesinin Muğla’da bulunduğunu vurgulayarak böyle bir sürecin ilk defa 1980’lerde Bodrum’da Turizm Tesisi Kanunu sürecinde yaşandığını ve Gökova ile birlikte benzer durumun ikinci defa tekrar ettiğini söyledi. Çilsal, bölgede yap-işlet-devret modeline uygun bir çok yapının önünü açabileceğini belirterek yıllardan beri birçok arazi sahibinin  mevzuatın değişmesini beklediğini söyledi. Sadece Muğla için 40- 50 projenin kapıda beklediğini söyleyen Çilsal bu projelerin bir kısmının Gökova’nın etrafında yapılması planlandığını belirtti.

Muğla’da sit alanlarının yeniden belirlenmesine yönelik “Muğla ili 4 mevsim ekolojik temelli bilimsel araştırma raporu” ihalesini, kendisini “uluslararası arazi-değerli arsa dönüşüm şirketi” olarak  tanımlayan ENİSA Gayrımankul Danışmanlık Ltd. Şti. kazanmıştı. 

2011 yılında, doğal sit alanlarına ilişkin yetkiler Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı koruma kurullarından alınarak 644 sayılı Kanun Hükümünde Kararname ile kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verilmişti. Bakanlık bünyesinde  Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonları kurularak mevcut sit statütülerinin yeniden ele alınması ve güncellenmesine karar verilmişti. Bu kapsamda İzmir Çeşme Yarımadasında sit statüleri yeniden belirlenerek 2 Ağustos 2017 tarihinde duyurulmuştu. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve Doğa Derneği açıklama yaparak doğal sitlerdeki değişikliklere dikkat çekmişti.