(KOS Medya – 1 Haziran 2018)

Don Kişot Bisiklet Kolektifi, Gezi’nin 5. yıl dönümünde yaptığı açıklamayla “beraber olursak, yan yana durursak, birbirimize dokunursak, paylaşırsak; yaşamı filizlendirebilir, başka bir dünyayı, sınırsız, sınıfsız, özgür bir dünyayı gerçek kılabiliriz” dedi.

Zor zamanlar yaşandığını ancak bu zor zamanlarda dayanak noktamızın yine kurulan dayanışma olduğunun vurgulandığı açıklamanın tam metni şöyle:

Kimimiz “Gezi Parkı Eylemi” dedi kimimiz “Haziran Direnişi”. Ne önemi var? Hepimizin yaşadığı kendi durduğu yerden önemliydi, ama Gezi hepimizi bir araya getirdi. Kimimizi Gazi Mahallesi’nden sokaklara döktü, kimimizi Cihangir’den. Kimimiz okulundan çıktı geldi, kimimiz plazalardan. Kimimiz metrobüs ile geldi, kimimiz bisikletiyle. Kimimiz bireysel özgürlüğü için döküldü sokaklara, kimimiz faşizme karşı. Kimimiz piyano çaldı, kimimiz revirde çalıştı. Kimimiz Çarşı grubundandı, kimimiz Tek Yumruk. Kimimiz gökkuşağı bayrağı aldı eline, kimimiz kızıl bayrak. Kimimiz Berkin Elvan’dı, kimimiz Medeni Yıldırım. Ama hepimiz aynı parkta, hayallerimiz için yan yana geldik. Ayrıştırıcı unsurlar değil, müşterekler vardı cebimizde.

Şimdi 5 yıl geçti üstünden. KOS gibi, Don Kişot gibi, forumlar gibi bakiyeleri var elimizde. LGBTİ+’ları, kadınları, azınlıkları, ötekileri daha iyi anlama fırsatımız var elimizde. Toprağa, suya, havaya sarılmanın önemini artık bilmiyoruz diyemeyiz. Faşizm insanları yalnızlaştırır, tahammülsüz yapar, anlayışsız yapar. Biz anlayışsız olmayalım dostlar. Çünkü bizler Marcos’un dediği gibi; San Francisco’da gay, Güney Afrika’da siyah, Avrupa’da bir Asyalı, San Ysidro’da bir Chicano, İspanya’da bir anarşist, İsrail’de bir Filistinli, San Cristobal sokaklarında bir Maya yerlisi, Almanya’da bir Yahudi, Polonya’da bir çingene, Quebec’te bir Mohawk, Bosna’da bir barış yanlısı, saat 22.00’de metrodaki yalnız kadın, topraksız bir köylü, kenar mahallelerde bir çete üyesi, işsiz bir işçi, mutsuz bir öğrenci ve tabii ki dağlardaki Zapatistayız.”

Zor zamanlar yaşıyoruz doğrudur. Bu zor zamanlarda dayanak noktalarımız yine biziz, kurduğumuz dayanışma, birbirimizden aldığımız güç ama illaki haklı olmamız. Dün değilse bugün, bugün değilse yarın ama illaki birlikte. Artık daha fazla yan yana durmaya, daha fazla dayanışmaya, müştereklere sahip çıkmaya ihtiyacımız var. Üstünden 5 yıl geçen Gezi bize bunu zaten ispatladı.

Biz Gezi’yi çok özledik, biz çapulcuları çok özledik, biz Davulcu Vedat’ı çok özledik, biz kırmızılı kadını, duran adamı çok özledik. Yani kardeşim, biz seni çok özledik. Biz Ali İsmail’i çok özledik, Mehmet’i, Ahmet’i, Atakan’ı, Ethem’i çok özledik.

Beraber olursak, yan yana durursak, birbirimize dokunursak, paylaşırsak; yaşamı filizlendirebilir, başka bir dünyayı, sınırsız, sınıfsız, özgür bir dünyayı gerçek kılabiliriz.