(KOS Medya – 3 Temmuz 2018)

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz Kuzey Ormanları’nın Sakarya İli Karasu İlçesinde bulunan eşsiz parçalarından biri olan Acarlar Gölü ve Longoz Ormanı bölgesine yönelik saldırılara ve bölgede yapılan incelemelere dair 3 Temmuz 2018 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada 27 Haziran 2018’de gerçekleştirilen keşifte, BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin yargı kararlarını yok sayarak çevreyi acımasızca tahrip ettiği, dava konusu alanı şantiye alanına çevirdiği, ağaçları ‘çalı çırpı’ diyerek köklerinden söktüğü, kumulların yok ettiği ve bölgenin kuraklaştırılması için Acarlar Gölü ile longozu besleyen alanlara drenaj kanalları açtığı tespit edildiği belirtildi.

Açıklamanın tamamı şöyle;

“ACARLAR GÖLÜ VE LONGOZ ORMANINA YÖNELİK SALDIRI BİTMİYOR!

Bakanlar Kurulunun 19.02.2016 tarih ve 29629 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/8513 sayılı kararıyla Sakarya İli Karasu ilçesinde bulunan ve 1. derece doğal sit alanı ilan edilen Acarlar Gölü ve longoz ormanı bölgesinin hemen yanında yer alan alanın  BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye  münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin kararının iptali istemiyle açtığımız davada, 27 Haziran 2018’de gerçekleştirilen keşifte, çevrenin ve yargı kararlarının nasıl katledildiğine bir kez daha şahit olduk.

Bölgede, Bakanlar Kurulunun 9 Aralık 1998 tarihli kararıyla 100.000 dönümlük alanın serbest bölge ilan edilmesiyle başlayan süreç, yargı kararlarına rağmen tahribatlarla devam etmektedir.

Şirketin dava konusu alanı şantiye alanına çevirmiş, ağaçları ‘çalı çırpı’ diyerek köklerinden sökmüş, kumulların yok etmi ve bölgenin kuraklaştırılması için Acarlar Gölü ile longozu besleyen alanlara drenaj kanalları açmıştır. Bilirkişi heyetiyle birlikte yapılan keşifte şirketlerin kâr hırsının sonuçları tarihe kazınmıştır.

1998 tarihli serbest bölge kararına karşı açtığımız davada Danıştay Dairesi, son derece değerli ve hassas koşullara sahip, endemik türlerin, benzerine az rastlanır longoz ormanı ve Acarlar Gölünün de içinde yer aldığı bölgeye ilişkin hiçbir inceleme, araştırma ve hazırlık yapılmadan alınan  dava konusu Bakanlar Kurulu kararını hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir.

Danıştay kararı açıkken, 2007 yılında bölgenin alanı daraltılarak yeniden serbest bölge ilan edilmiştir. Bu karara karşı açtığımız davada da Danıştay Dairesi önceki kararına atıfta bulunarak bir kez daha doğanın lehine karar vermiştir.

Yargı kararlarının yerine getirilmesi Anayasal  bir zorunlulukken idare buna uymamış ve bölgeye dönük saldırılarına devam etmiştir. 2014 yılında bu kez bölge, “Sakarya İli Kuzey ve Doğu Planlama Alt Bölgeleri 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında organize sanayi bölgesi, bölgesel çalışma alanları, küçük sanayi alanları, konu dışı kentsel çalışma alanları, golf alanları, kentsel bölgesel spor alanı olarak belirtilmiştir. Bu plan ile planın dayanağı olan 1/100.000 ölçekli Sakarya İli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’nin iptali istemiyle açtığımız davada, İdare Mahkemesi, bölgenin özelliklerinin ve hassasiyetlerinin bilimsel olarak ortaya konduğu ve bölgede yapılacak sanayi tesislerinin bu çevrenin yıkımına yol açacağının açıkça belirtildiği bilirkişi raporuna karşın, üstelik ek rapor da istemiş olmasına rağmen, bilirkişi raporunu tanımadığını belirterek davamızın reddine karar vermiştir. İtirazımız üzerine Bölge İdare Mahkemesi ilgili Dairesi 2017 tarihli kararı ile bilirkişi raporunu esas alarak, ”Hassa Jeolojik-Hidrojeolojik-Ekolojik dengelere sahip alanların yerleşime açılmasına imkan tanıyan 1/100.000 lik ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni plan ve hükümlerinde planlama şehircilik ilkeleri ile kamu yararın uyarlık görülmediğinden iptali gerektiği sonucuna varılarak“ gerekçesi ile Sakarya İli Kuzey ve Doğu Planlama Alt Bölgeleri 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında belirtilen organize sanayi bölgesi, bölgesel çalışma alanları, küçük sanayi alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları, golf alanları, kentsel bölgesel spor alanlarına ilişkin kısmının ve bu planın dayanağı olan 1/100.000 ölçekli Sakarya ili Çevre Düzeni Planı Değişikliği Organize Sanayi Bölgesi, Bölgesel Çalışma Alanları, Küçük Sanayi Alanları, Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanları, Golf Alanları, Kentsel ve Bölge Spor alanları karar ve hükümlerinin iptaline karar vermiştir. Dolayısıyla bölgeye ilişkin planlar iptal edilmiştir. İptal edilen çevre düzeni planlarına dayanılarak bölgede faaliyette bulunulması yahut bölgeye ilişkin yeni kararlar tesis edilmesi AÇIKÇA hukuka aykırıdır ve suçtur.

Aynı bölge 2015 yılında otomotiv ihtisas endüstri bölgesi ilan edilmiş, konuya ilişkin yargılama sürerken 2016 yılında Sakarya ili Karasu İlçesi Karasu Otomotiv İhtisas Endüstri Bölgesi mevkiinde BMC Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan “savunma sanayi araçları üretimi, tic. Araç üretimi, döküm ve talaşlı im.mer., motor üretim tesisi” projesi için ÇED OLUMLU kararı verilmiştir. Bu karara karşı açtığımız davada da projenin çevre üzerinde geri dönülemez etkilere yol açacağını ve projenin kamu yararına aykırı olduğunu belirten bilirkişi raporuna karşın, İdare Mahkemesi raporu hiçe sayarak davanın reddine karar vermiştir, karar temyiz aşamasındadır.

Tüm bu adımlara son olarak da keşif konusu davanın konusunu oluşturan bölgenin Bakanlar Kurulu kararı ile BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş’ne  münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesi eklenmiştir.

Çevre Düzeni Planının iptali ile bölgeye ilişkin projelerin ve kararalrın tümü dayanaksız kalmıştır. Bu karşın şirket bölgede faaliyetlerini sürdürmüş ve fiili müdahalede bulunmuş, çevreyi tahrip etmiştir.

Bu durum keşif sırasında da açıkça tespit edilmiştir. şirket tarafından gerçekleştirilen tahribat karşısında çevre düzeni planının iptal edildiğine ilişkin bilirkişilere yönelik beyanlarımız, Bakanlık yetkililerinin “o davayı biz kazandık, karar bozuldu” söylemleriyle karşılaşmıştır. Acarların ve longozun katli yetmemiş ve Bakanlık yargı bağımsızlığını da ayaklar altına almıştır.

Bölge İdare Mahkemesinin iptal kararı henüz temyiz incelemesinde iken, ne UYAP üzerinden ne de tebligat yolu ile tarafımızca herhangi bir karara erişilememişken, Bakanlığın bu beyanı ya bilirkişileri etkilemeye yönelik yalan beyan niteliğindedir ya da Bakanlık ısmarlama kararına güvenerek konuşmaktadır. Her iki durumda da bu tavrın kabul edilebilir yanı bulunmadığı açıktır.

TMMOB, tüm kent ve doğa tahribatlarına karşı olduğu gibi burada da mücadele etmekten yorulmayacaktır. Her ne adla olursa olsun bölgenin doğasının yok edilmesine, yargı bağımsızlığının ve hukukun katledilmesine karşı da mücadelemizi sürdüreceğiz.

Emin Koramaz
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı”