(Rıfat Doğan / Artı Gerçek – 3 Ağustos 2018)

Yüzde 84’ü tarım, yüzde 16’sı orman arazisinden oluşan bölgeye kurulmak istenen termik santral için gelen Bakanlık yetkilileri köylülerin tepkisi üzerine ÇED toplantısını yapamadan döndü.

Kırklareli’nde birinci sınıf tarım arazisi olarak nitelenen topraklara kurulmak istenen termik santralle ilgili ÇED toplantısını yaptırmayan yöre halkı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerini geldikleri gibi geri gönderdi.

Kırklareli Ovası’nın yanı başına Deba Madencilik’in yapmak istediği ‘Eren-1 Entegre Termik Santrali’ projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Halkın Katılımı Toplantısı bugün İnece Beldesi’nde yapılmak istendi. İnece Çok Amaçlı Kültür Merkezi’nde yapılmak istenen toplantı için yöre halkı sabah erken saatlerde binanın önünde toplandı.

Genç yaşlı, kadın çocuk ellerinde ‘Trakyamı cehenneme çevirme’ yazılı döviz ve pankartlarla termik santral istemediklerini dile getiren yöre sakinleri sık sık ‘Termik santral istemiyoruz’ sloganları attı.

İNECE BELEDİYE BAŞKANI: TARIM BİTECEK

Toplantı öncesinde Artı Gerçek’e konuşan İnece Belediye Başkanı Şebahettin Vardar, “Bizim topraklarımız birinci sınıf tarım arazisi, bu topraklarda ne ekersen onu biçersin” diyerek santrale neden karşı olduklarını şu sözlerle anlattı:

“Biz burada topraklarımızın kirletilmesini, yeraltı sularımızın yok olmasını ve çevremizin katledilmesini istemiyoruz, bu yüzden bölgemizde termik santral istemiyoruz. Burası tarım ve hayvancılıkla yaşayan bir bölge bu yüzden biz termik santralin daha başka uzak yerlerde kurulmasını istiyoruz. Verimli topraklarda termik santral olur mu? Ova burası. Ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. İkisi de bitecek. Ülke ekonomisine katkımız var. Buralar özel sit alanı ilan edildi.”

‘TERMİK SANTRAL GELİNCE SEBZELERİMİZ ZEHİRLENECEK’

Dokuzhöyük Köyü’nden İpek Aral kendisinin kanser olduğunu ve her ay Edirne’ye tedavi için gittiğini belirterek termik santral istemediklerini söyledi.

“Ovamız var, her şey yetişiyor. Termik santral gelince çoluk çocuk ne yapacak” diye soran Dokuzhöyük Köyü’nden 57 yaşındaki Mehmet Cebeci de “Buğday, ayçiçeği erik, kavun, karpuz, domates ve biber gibi bütün sebzeler yetişiyor. Hepsi ölecek, zehirlenecek. Bizim köyümüzden günlük 5 ton süt çıkıyor. Termik santralin külü zehiri gelince hayvanlarımız ne olacak? Sütümüzü satamayacağız. Sonra ne olacak? Yazık günahtır” sözleriyle termik santral kurulması halinde yaşanacakları özetledi.

BAKANLIK YETKİLİLERİ KÖYLÜLERİN BARİKATIYLA KARŞILAŞTI

Toplantının başlayacağı saatlerde Kültür Merkezine gelen Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri yöre halkının barikatıyla karşılaştı. Köylülerin tepkisi üzerine jandarma, yetkililerle kısa bir görüşme yaptı ancak yetkilileri sık sık yuhalayan köylüler, toplantıyı yaptırmayacaklarını söyledi.

Yöre halkının protestosuna CHP milletvekilleri, belediye başkanlarının yanı sıra Greenpeace Akdeniz, Kuzey Ormanları Savunması ve DAYKO Vakfı gibi çevre örgütleri de destek verdi.

Kırklarelili kadınlar ellerindeki bastonları yere vurarak tepkilerini gösterirken, halkın taşıdığı ‘Trakya’mı cehenneme çevirme’, ‘Elektriğin bedeli canım olmasın’, ‘Ne termik ne kömür Efe ister uzun ömür’ pankartları dikkat çekti. Trakyalıların protestosu nedeniyle bakanlık görevlileri toplantı alanına giremedi.

ALANA DA GİREMEDEN ARABALARINA BİNİP UZAKLAŞTILAR

Dakikalar geldikçe gerginlik büyüdü. Yetkililer ile yöre sakinleri arasına jandarma güvenlik koridoru kurdu. Halkın barikatı karşısında binaya giremeyen Bakanlık yetkilileri geri adım attı ve kısa bir süre İnece Belediye Başkanı ile görüşme yapıldı ancak bu görüşme de fayda etmedi. Yetkililerin ‘halk bilgilenmek istemiyor’ şeklinde tutanak tutulsun yönündeki konuşması gerginliği artıran sözler oldu. Bunun üzerine halk, olayların ardından toplantının yapılamadığını belirten yeni bir tutanak hazırlayarak, ‘ÇED Bilgilendirme Toplantısı yapılamamıştır’ şeklinde tutanak tuttu. Tutanağı çevre örgütlerinden temsilciler, belediye başkanları ve milletvekilleri imza altına aldı.

GÖZALTINA ALINAN BİR KİŞİ, TEPKİLER ÜZERİNE SERBEST BIRAKILDI

Jandarma da tepkileri dindiremeyince yetkililer, arabalarına binerek binanın önünden uzaklaştı. Gerginlik sırasında bir kişinin gözaltına alındığını belirten yöre sakinleri, buna da tepki gösterdi. Araya CHP milletvekilleri ve belediye başkanının girmesiyle gözaltına alınan kişi serbest bırakıldı.

‘PROJENİN YÜZDE 84’Ü TARIM, YÜZDE 16’SI ORMAN’

Yöre halkına destek olmak amacıyla gelen Greenpeace İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Onur Akgül, kömürlü termik santralin çevre ve sağlığa olası etkileriyle ilgili şunları söyledi:

“Kırklareli santrali için belirlenen yer Büyük Ova Koruma Planı’nda yer alıyor. Planlanan santral Kırklareli Ovası’nın 3 kilometre uzaklıkta, santral kömür ocakları ise, Kırklareli Ovası sınırları içinde bulunuyor. Proje alanının yüzde 84’ünü tarım, yüzde 16’sını ise orman arazisi oluşturuyor. Kırklareli ve Trakya’nın gıda ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor. Çeşit çeşit sebze ve meyvenin yetiştiği bölgede kurulacak santral, yaratacağı hava kirliliği, tüketeceği yer altı suyu ve neden olabileceği asit yağmurları ile bölgedeki tarımı olumsuz etkileyecek. Santralde kullanılacak linyitte, yüksek miktarda, çevre ve sağlık için tehlikeli bir ağır metal olan cıva bulunuyor. Projenin ÇED başvuru dosyasında cıva ile ilgili herhangi bir bilgi yok.”

SANTRAL 40 YIL ÇALIRSA 230 ERKEN ÖLÜME NEDEN OLACAK

Greenpeace’in yaptığı sağlık etki modellemesine göre, santral 40 yıl çalıştığı takdirde etkileri şöyle olacak:

230 erken ölüme neden olacak,

Santralin karbondioksit salımı yılda yaklaşık 2,8 milyon ton olacak,

Yılda 550 astım atağı ve 7 bin 800 solunum bozukluğu vakası yaratacak,

Yılda 1300 iş gücü kaybı yaratacak,

Projenin neden olacağı hava kirliliğine bağlı sağlık harcamaları senede 23 milyon avro, karbondioksit salımlarına bağlı olarak ise 94 milyon avro dışsal maliyet ortaya çıkacak.