Haber

Published on Ağustos 10th, 2018 | by Kuzey Ormanları Savunması

Türk Akımı’nın ayak izleri: Az mı çok mu?

(Hacı Bişkin / Gazete Duvar – 9 Ağustos 2018)

Rus gazını Türkiye’ye ve Türkiye’den Avrupa’ya taşıyacak Türk Akım Doğalgaz Boru Hattı’nın ikinci aşaması bitmek üzere. Proje yetkilileri ve sözcüleri projeye ilişkin eleştirilere yanıt verirken projenin yapım aşamasında olumsuz çevre etkilerinin tahmin edilenden az olduğunu savundu. Peki proje neden eleştiriliyor? Projenin olumsuz etkilediği Kıyıköy ne durumda? Kuzey Ormanları Savunması’ndan Ege Su, bu sorulara yanıt verirken, “Ayak izlerinin az olduğunu düşünenler gidip görsünler” diyor.

Rus gazını Türkiye’ye ve Türkiye’den Avrupa’ya taşıyacak Türk Akım Doğalgaz Boru hattının çalışmalarıyla ilgili dün İstanbul’da bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. On binlerce ağacın kesileceği projenin çevreyi yok edeceği, yaban hayvanlarının yaşam alanlarının işgal edileceği  gibi eleştirilere yanıt vermek için yapılan toplantıya çevre alanında görevli Natteo Veconesi, kurumsal sosyal sorumluk sorumlusu Loin Word, Türk Akım sözcüsü Sonder Van Rotselaar, çevre yetkilisi Wayne Holden ve izin prosedürleri uzmanı Aytaç Togay katıldı. Proje yetkilileri ve sözcüleri ilerleyişi ve doğaya etkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Açıklamalarını dinledik ve projeye karşı çıkan Kuzey Ormanları Savunması’ndan Ege Su’ya düşüncelerini sorduk.

‘AYAK İZİNİN AZ OLDUĞUNU DÜŞÜNENLER GİDİP ORAYI GÖRSÜN’

Toplantıda Türk Akım Doğalgaz Boru Hattı’nın hangi aşamalarda olduğunu, çalışmaların çevreyi ne kadar etkilediğini, ağaç kıyımının öngörünenin çok altında olduğunu, yaban hayvanların yaşamlarını sürdürebilmesi için yeni alanlara taşındığı gibi birçok eleştirilere yanıt verildi. Proje sorumlusu Aslı Esen, çalışmalar hakkında bilgi verirken, “Maalesef ayak izleri kalacak. Ama bu izler en aza indirgendi” yorumunda bulundu. Ancak çevre örgütleri bu konuda atılan hiçbir adımın projeyi meşrulaştırmayacağını savunuyor. Kuzey Ormanları Savunması’ndan Ege Su ise, “Neyin karşılığında neyi veriyorlar? İnsanın yaşam kaynağını değiştiriyorlar. Karşılığında halı saha veriyorlar. İşte bunlardan ötürü ayak izinin çok az olduğunu düşünenler gidip orayı görsün” diyor.

‘1 MİLYON AĞAÇ DİKEREK ORMAN OLMAZ’

Su, “Orman sadece ağaçtan ibaret değil. ‘1 milyon tane ağaç diktim orman olur’ diye bir şey yok” diyerek yapılan hiçbir telafi faaliyetinin geçerli olmayacağını söylüyor: “Ormanın içindeki en ufak mantarından tutun da bakterisinden, ağaçlarından, hayvanlarına kadar komple bir ekosistem. 3 sıra ağacı bile yok etseniz o ormanı, ekosistemi değiştirmiş olursunuz. 10 tane kesecektik 3 tane kestik gibi bir mantıkla hareket etmek tamamen akıl dışı bir şey. Bunlar bir ormanın ne demek olduğunu algılayamamış insanlar. Orman insanların müdahalesiyle oluşan bir şey değil.”

Sığ sulardaki kısım tamamlandıktan sonra Kıyıköy’deki alım istasyonundan ulusal şebekeye ilk gaz 2019’da verilecek.

‘KOMİK BİR PAZARLIK OLUR’

Proje kapsamında birçok hayvan başka alanlara taşındı. Su, hayvanların taşınmasıyla ilgili olarak da, “Hayvan taşımak, ‘Bebeği kundağından aldım sokağa bıraktım. Artık orada yaşayacak’ demek gibi bir şey bu. Bu hayvan ve bitkilerin birçoğu da ölüyor zaten. Taşınan ağaçların büyük bir miktarı da ölüyor. Ekosistem birlikte bir bütündür. İnsanın yaşam kaynağını değiştiriyorlar. Şimdi de ‘oraya verdiğimiz etki çok az’ diyorlar. Bölgedeki ormanın ortasında açılan kocaman çukuru görsünler. Orada inşaat yapıldığını görsünler. Ondan sonra ayak izinin az mı çok mu olduğuna kendileri karar versinler.”

Proje yetkililerinin yapılan her eleştiriyi, her öneriyi dinleyeceklerini ve sorunların çözümüne ilişkin çalışacaklarını belirtmesini ise Su şöyle değerlendiriyor, “Biz böyle bir projenin ve daha fazla doğalgaz kömürünün yapılmasını istemiyoruz. Bu konuda tavrımız çok net. Yetkililerin yanına gittiğimizde onları projenin yapılmamasına ikna etme şansımız varsa tabii gideriz. Ama gelip de ‘biz size halı saha verdik siz de ağaçlarınızı, kamusal alanlarınızı verin’ diyeceklerse komik bir pazarlık olur. Kamusal alandan kâr üretme, yatırımlarının sonlandırılmasını istiyoruz. Aynı şekilde 3. köprü, 3. havalimanı ve Kanal İstanbul da dahil. Bütün bunlara karşı çıktık. Karşı çıkmaya devam edeceğiz. İnsanların ortak alanlarını, dünyanın ortak kaynaklarını paraya çevirmeye çalışmalarına karşıyız.”

YETKİLİLER NE DİYOR?

2019’da faaliyete geçmesi beklenen projeye yönelik eleştiriler ise şöyle: Boru hattının geçeceği Kırklareli’ye bağlı Kıyıköy, Istrancalar, Lüleburgaz, Vize, Saroz Körfezi’ndeki doğa tahribata uğrayacak. Boru hattı için oluşturulacak koridor hem Istrancaları ikiye bölecek hem de sayısız ağaç kesilecek. Öte yandan 6 milyon fidan da tahrip edilecek. Peki şirket yetkilileri, proje sorumluları bu konulara ilişkin ne diyor?

Çevre alanında görevli Natteo Veconesi, “Hedefimiz en hassas alanlardan kaçınmak oldu. Hektar başına bin 500 ağaç dikilecek. Bütün yeniden ağaçlandırma maliyeti bizim tarafından gerçekleşecek. Çevreye verilen etkinin minimize edilmesi bizim için çok önemli” dedi: “En hassas en korunaklı alanlardan kaçınılmıştır. Bu bölge içerisinde yine ekoloji alanındaki uzmanlarla görüşüldü. Bölgede yaşayan hayvanlar tespit edildi ve yerleri değiştirildi. Bu türler koruma altında olanlar hayvanlar. İnşaatın gerçekleşeceği bölgede koruma altında olan bir takım türler vardı. Bugüne kadar sonuçlar elde edilmişti. Gördük ki projenin yarattığı etki sınırların altında. Ekolojik izleme devam edecek.”

Bir başka yetkili olan Lain Wood ise bölgede bulunan halkla sürekli iletişim halinde olduklarını, boru hattından kaynaklı geçici etkiler olacağını ifade etti. Kalıcı etki olmayacağını savunan Wood, bu etkileri de Rus yetkililere bildirdiklerini söyledi. ‘Kalıcı etki olmayacağının kanıtı’ nedir sorusuna ise Wood, “Geçmiş deneyimler” yanıtını verdi.

Toplantıya Çevre alanında görevli Natteo Veconesi, kurumsal sosyal sorumluktan sorumlu Lain Word, Türk Akım sözcüsü Sonder Van Rotselaar, çevre yetkilisi Wayne Holden, proje sözcülerinden Aslı Esen ve izin prosedürleri uzmanı Aytaç Togay katıldı.

YENİDEN AĞAÇLANDIRMA HAYVAN TAŞIMA…

Proje yetkilileri ve sorumluları konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

– Çevresel etki değerlendirme raporunda 57 bin 700 ağaç kaybı öngörülüyordu. Açıklanan verilere göre bu sayı 23 bin 562 olarak saptandı. İstanbul Üniversitesi ile birlikte ağaçlandırma çalışması yapıldı. Ağaç kaybının telafisi için en az 115 hektarlık bir alanın ağaçlandırılması konusunda Orman Genel Müdürlüğü ve BOTAŞ ile ortak protokol imzalandı.

– Mahmuzlu Akdeniz kaplumbağaların projeden etkilenmemeleri için başka alanlara taşındı. Kıyıköy yakınlarında inşaat faaliyetlerinin Kıyıköy balıkçılarının geçim kaynakları üzerindeki etkilerini çözüme kavuşturmaya yönelik bir tazminat mekanizması oluşturuldu.

– Türk zambağı gibi endemik bitkilerin tohum ve soğanları tohum bankasında saklanmak üzere toplanıyor.

2017’DE TAMAMLANAN PROJELER

2017 yılı itibarıyla tamamlanan projeler ise şöyle sıralandı:

– Kıyıköy’de yeni futbol ve basketbol sahalarının yapılması.

– Kıyıköy okullarının iyileştirilmesi.

– Sağlık ocağına ekipman sağlanması.

– Kıyıköy Belediye plajındaki tesislerin iyileştirilmesi ve güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi.

– Kıyıköy çocuklarına yönelik fotoğraf atölyesi.

Türk Akım Boru Hattı Projesi nedir?

Türk Akım Boru Hattı Projesi Türkiye ve Avrupa’ya yılda 31,5 milyar metreküp doğalgaz aktararak ‘enerji güvenliğini’ artırmak üzere tasarlandı. Boru hattı sistemi Rusya’nın Anapa kentinden Türkiye’nin Kırıkkale’ye bağlı Kıyıköy beldesine deniz altından ilerleyecek iki paralel hattan oluşuyor. Türk Akım Boru Hattı sisteminin deniz kesimi, denizaltında yer alan boru hatlarını, alım terminalleri de dahil olmak üzere karada yapılan tesisleri ve denizle karayı birleştiren kıyı geçişi kesimini kapsıyor. Türk Akımı oluşturan iki deniz hattından ilki, 2018 yılının Nisan ayında tamamlandı. Diğer hattın yapımı devam ediyor.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑