(KOS Medya – 7 Ağustos 2018)

Kadir Topbaş’ın “ustalık eserim” diyerek tanıttığı ancak bir süredir  inşai faaliyetin durduğu Martı Projesi olarak bilenen Kabataş Transfer Merkezi projesinin iptal edildiğine dair açıklamalar sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi açıklama yaptı. Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Kanat Atkaya, projenin revize edileceğine yönelik açıklamaya dair eleştirilerine 6 Eylül 2018 tarihli köşe yazısında yer verdi. İskelenin kapatılması sonucu yaşanan sorunlara değinen Atkaya, “Ne olacağı, nasıl olacağı hakkında zaten bilgilendirilmeyen İstanbul halkı yine ne olduğunu, nasıl olacağını bilmediği proje” ile bir kez daha “bilgilendirilmemiş” oldu.”  cümleleriyle belediye yönetimini eleştirdi.

Kanat Atkaya’nın köşe yazısı şöyle:

Önce “Martı Projesi iptal” haberi düştü, ardından yalanlama geldi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden

Durumu özetlemem gerekirse “Ne olacağı, nasıl olacağı hakkında zaten bilgilendirilmeyen İstanbul halkı yine ne olduğunu, nasıl olacağını bilmediği proje” ile bir kez daha “bilgilendirilmemiş” oldu.

Tam bir “Yaptım oldu… Yapmadım oldu…” vaziyeti.
Tam bir “Törkiş yönetim tarzı” belirsizliği…
Tam bir vurdumduymazlık abidesi…
Neydi “Martı Projesi” hatırlamak isteyen çıkar mı?
İstanbul’un “ex-Belediye Başkanı” Kadir Topbaş bir sabah ustalık eseri olarak nitelendireceği Martı Projesi ile çıkıvermişti karşımıza.
“İstanbullulara sormadan bir bankın yerini bile değiştirmeyeceğim” diyen Kadir Topbaş gitmiş yerine “Ne olursa olsun konduracağız o martıyı, dökeceğiz o betonu” diyen Kadir Topbaş gelmişti.

Kabataş-Üsküdar arasında denizin altından yaya yolu gibi gerekliliği izaha muhtaç fantastik öğeler de barındıran proje sivil toplum örgütlerinin itirazlarına kulak asılmadan oldubittiye getirilerek başlamıştı.

83 bin metrekareye yayılacağı öngörülen, Fındıklı Molla Çelebi Camisi’nden Bezm-i Âlem Valide Sultan Camisi’ne kadar uzanacak proje için tabii ki deniz doldurulacaktı.

Nitekim kazıklar çakıldı, deniz dolduruldu.

Kabataş İskelesi çalışmalar tamamlanana kadar seferlere kapatılacaktı.

Paldır küldür başlanan çalışma geçtiğimiz aylarda yavaşladı, yavaşladı hatta gözle görülür derecede durdu.

Sanırım “Proje iptal” söylentisi de bu yavaşlama/durma üzerine yayıldı…

Peki belediye yalanlarken ne söyledi?

Tam olarak, hiçbir şey açıklamadan açıklama yapma sanatına taze bir örnek olarak, kelimesi kelimesine şunu söyledi:

“Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi (Martı) projesinde iptal söz konusu değildir. Proje karayolu trafik akışını yer altına almaksızın yeniden düzenlenecektir. Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi en kısa sürede tamamlanarak İstanbulluların hizmetine sunulacaktır…”

Anladığımız, trafiği yer altına almak işinden vazgeçilmiş.

Masrafı mı göz korkuttu? Bütçesi öngörülememiş miydi? Cevap yok.

Yeraltı çarşısı gibi demodeden de demode bir fikir vardı mesela. Ne oldu o iş? Bilmiyoruz, bilemiyoruz…

Şehir içinde trafiği rahatlatmaktan çok trafik oluşturacağı neredeyse garanti olan 10 bin araçlık otopark vardı. Onun da akıbetini bilmiyoruz sayın İstanbullu?..

Maliyetini bilmiyorduk, yine bilmiyoruz.

Niye yapıldığını bilmiyorduk, niye bazı bölümlerinin yapılmayacağını da bilmiyoruz.

Ne zaman biteceğini kesin olarak bilmiyorduk, yine tam olarak bilmiyoruz.

O dev beton gölüne ne gibi “tesisler” kondurulacak, vatandaşın denizle bağı olup olmayacak mı bilmiyorduk, yine bilmiyoruz.

Yeşil mi olacak? Beton arasına serpme saksı mı olacak? Vapur seferleri ne zaman başlayacak?

Cevap yok, cevap yok, cevap yok!

“Yaptım oldu, yapmadım oldu” kafası işte.

Yazık…