Haber

Published on Eylül 15th, 2018 | by Kuzey Ormanları Savunması

HES’ler, mermer ve kum ocakları doğal yaşamı ve sağlığı tehdit ediyor

(Erdoğan Alayumat / Evrensel – 11 Eylül 2018)

Adıyaman’ın Kahta, Sincik ve Çelikhan ilçelerinde yaşayan yurttaşlar, HES’ler, mermer ve kum ocaklarının tahribatına karşı duyarlılık çağrısı yapıyor.

HES, mermer ve kum ocaklarından dolayı tarihi mekanları ve doğaları tahrip edilen Adıyamanlılar, çevre örgütlerine duyarlılık çağrısı yaptı.

Adıyaman’ın Kahta, Sincik ilçeleri ile Çelikhan ilçesine bağlı Bulam beldesi ve merkeze bağlı Kömür beldesinde kurulan ve inşası devam eden hidro elektrik santralleri (HES), mermer ve kum ocakları ile barajlar doğanın dengesini değiştiriyor. HES’ler, kenti susuzluğa iterken birçok dere ve doğal su yatağının kuruduğu öğrenildi.

BİRİNCİ DERECE SİT ALANINA HES YAPILIYOR

Doğaya zarar veren projeler, halkın ve çevre örgütlerinin uyarılarına rağmen hayata geçirilirken yargıya taşınan projelerde de şirketler lehine kararlar çıkıyor. Birinci dereceden sit alanı olan Nemrut Dağı Milli Parkı ile havzadaki tarihi Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü arasında kalan geniş alanda yapımı devam eden HES’e su sağlamak için kazılan tünellerin, bölgenin tarihi dokusuna ve canlı yaşamına verdiği zarar görülüyor.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ GİBİ

Merkeze bağlı Kömür beldesi ile Çelikhan ilçesine bağlı Kaş köyü arasında kurulan 10 tane mermer ocağı ise bölgeyi mermerden görünmez kılmış. Kömür ile Kaş köyü arasında faaliyette olan Diyar Mermercilik, Dimer Mermercilik, Adel Madencilik, Alacakaya Madencilik, Tercih Madencilik ve Dünya Madencilik’e ait mermer ocakları, yerin altını köstebek yuvasına çevirirken üstteki faaliyetler de bölgeyi organize sanayiye çevirmiş.

OCAKLARIN ZARARLARI

Mermer ocaklarının üzerine kurulu olduğu binlerce dekarlık alan kullanımdan çıkarken yer altı su kaynakları kirletilmiş. Ocaklarda patlatılan dinamitler, doğal dengeyi altüst ederken bıraktıkları atıklar bölgenin içme suyu şebekesine ve yer altı su kaynaklarına karışmış. Mermer ocaklarının yarattığı tahribattan kaynaklı Kömür beldesinde tarım arazilerini sulamak için yapılan çeşme tamamen kurumuş. Yurttaşların açtığı kuyulardan da çamurlu su çıkıyor.

YABAN YAŞAM YOK OLUYOR

Ocaklardan dolayı yaban hayvanlarının yaşam alanlarının yok olmayla karşı karşıya olduğunu söyleyen bölge sakinlerinden Abdullah Yaşar, “Mermer ocakları onlarca köye zarar veriyor. Köylülerin hayvanları mermer ocaklarının bıraktığı atıklardan kaynaklı zarar görüyor. Sadece köydeki hayvanlar değil, bölgede yaşayan başta dağ keçileri olmak üzere yaban hayvanlarının yaşam alanları ciddi anlamda yok edildi. Defalarca şikayetlerimizi gerekli mercilere ilettik ancak şikayetlerimizin hepsi sonuçsuz kaldı” ifadelerini kullandı.

DUYARLILIK ÇAĞRISI

Adıyaman doğası; HES, kum ve mermer ocaklarından kaynaklı ciddi anlamda zarar görürken bölgede yaşayanlar doğanın korunması için çevre örgütlerinin verdiği mücadelenin yetersiz olduğu görüşünde. Yurttaşlar, yaptıkları eylemler ve bölge idare mahkemesine açtıkları davalar dışında bir mücadelenin olmadığını söylerken çevre örgütlerine duyarlılık çağrısı yaptı.

‘EKİNLER TOZ İÇİNDE’

Merkezden Kahta ilçesine yol alırken göze çarpan sayısız kum ocağı, yükselen toz bulutlarıyla tahrip ettiği doğanın yanında canlıların nefes almasını güçleştiriyor. Yine ocakların çevreye bıraktığı atıkların insan sağlığını olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan bir sağlıkçı, son 3 yıldır nefes darlığından kaynaklı sağlık ocaklarına ve hastanelere yapılan şikayetlerde ciddi oranda artış yaşandığını söyledi. Bölgede yaşayan yurttaşlardan Abuzer Sarı ise kum ocaklarından kaynaklı dışarı çıkamadıklarını dile getirdi.

Kum ocaklarından çıkan tozun ekinlerine zarar verdiğini söyleyen Sarı, “Sabah kalkıyoruz, tarlalarımızı toz örtüsüyle kaplanmış bir vaziyette buluyoruz. Sulama yaptığımızda bu toz çamur oluyor. Bu yüzden ekinlerimizin çoğu zarar görüyor” dedi. Ocaklardan kum taşıyan kamyonların çocuklar için büyük bir tehlike oluşturduğuna dikkat çeken Sarı, “Çok süratli geçtiği için her an bir çocuğun kamyon altında kalma tehlikesi var. Bu yüzden aileler çocuklarını dışarı gönderemez duruma geldi” diye konuştu.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑