(Mühdan Sağlam / Gazete Duvar – 23 Eylül 2018)

Grönland’daki buzul tabakasının incelip kopmaya başlaması uzmanlarca tartışılıyor. Dünya doğal gaz rezervinin yüzde 30’una sahip olduğu düşünülen Arktik’te bulunun buzullar küresel iklim dengesi ve okyanuslardaki su seviyesinin korunması açısından hayati öneme sahip.

Arktik, 15 milyon kilometre karelik Kuzey Kutbu. Arktik’te bulunan buzullar dünyanın iklim dengesi için hayati önem taşıyor. Ne var ki küresel olarak sıcak geçen bu yaz Arktik’i de etkiledi. Gerek kalınlığı gerekse konumu gereği en son eriyecek gözüyle bakılan Gröland’daki buzullarda çatlama ve kopma meydana geldi. Grönland’daki buzul tabakasının incelip kopmaya başlaması uzmanlar açısından “ürkütücü” olarak ele alınıyor.

ARKTİK BUZULLARI NEDEN ÖNEMLİ?

Arktik, 15 milyon kilometre kareden oluşan, büyük bir kısmı buzullarla kaplı olan Kuzey Kutbu’nun adı. Arktik’in büyüklüğü ABD’nin iki katına tekabül ediyor. Mevsime bağlı olarak Arktik’te bulunan ortalama buzul miktarı 1.6 milyon kilometre karelik alanı kaplıyordu. Ancak 2012’den sonra bu rakam 1.2 milyon kilometre kareye kadar geriledi. Buzullardaki erimenin en önemli nedeni Kuzey Yarımküre’deki iklim değişikliğine bağlı sıcak hava dalgaları ve ılık rüzgarlar. Nitekim son büyük buzul çatlamasında da Şubat 2018’den bu yana sıcaklıklarda görülen anormal artış etkili oldu. Kademeli olarak sıcaklığın artışı, direnç gücü yüksek olan kalın buzul tabakalarının bile zayıflamasına neden oldu.

Arktik’te bulunun buzullar küresel iklim dengesi ve okyanuslardaki su seviyesinin korunması açısından hayati öneme sahip. Bununla beraber Arktik, iklime duyarlılığı açısından çok hassas bir dengeye sahip. Bölgenin kırılganlığının en önemli nedeni, küresel ölçekte meydana gelen bir derecelik sıcaklık artışının burada daha yüksek oranda karşılık bulması. Örneğin son 20 yılda küresel olarak sıcaklık bir derece artarken bu, Arktik’te iki ile üç derece olarak karşılık buluyor. Buna bir de ılık rüzgarlar eklendiğinde söz konusu sıcaklık artışının tahrip gücü daha yüksek oluyor. Ancak şunu belirtmek gerekiyor, Arktik’teki buzul erimesinde insan eliyle yürütülen faaliyetler baş rolde.

KENDİ KUYUSUNU KAZMAK: ARKTİK BUZULLARINI TAHRİP ETME

Arktik bölgesinin dünya doğal gaz rezervinin yüzde 30’una sahip olduğu düşünülüyor. Bunun yanında bölge mineraller, soğuk su balıkçılığı, ulaşım açısından dünya ülkelerinin gündeminde. Hâlihazırda Arktik bölgesi Rusya, ABD, Kanada, Danimarka ve Norveç arasında bölüşülmüş durumda. Kıyıdaşlar olarak isimlendirilen bu ülkeler kendi siyasi, ekonomik ve jeopolitik kaygıları doğrultusunda bu narin bölgede faaliyetler yürütüyor. Rusya ve Norveç uzun süredir bölgedeki doğal gaz ve petrol kaynaklarına ulaşmaya ve bunları işletmeye çalışıyor.

Balıkçılık alanında da ABD, Kanada, Rusya ve Norveç aktif faaliyet içerisinde. Bu faaliyetlere engel olarak görülen buzullar buz kırıcılarla parçalanıyor. İletişim ve güvenlik için Arktik Denizi’nin altından kablolar geçiriliyor. Son olarak NATO da Rusya ile çekişmesini bölgeye taşıdı ve yüksek desibele sahip savaş uçaklarıyla bölgede gövde gösterisi yaptı.

Ekonomik ve siyasi olarak vaatleri yüksek olan bu bölgede sadece kıyıdaş devletler faaliyetler yürütmüyor. Yakın dönemde Çin, Rusya’nın enerji projelerine davet edilen Suudi Arabistan, Avrupa Birliği, Almanya gibi pek çok ülke ve oluşum Arktik’te görünür olmaya başladı.

FELAKET VE FIRSAT KAPISI OLARAK KUZEY HATTI ULAŞIM YOLU

Kuzey Kutbu’nda meydana gelen buzul erimesi bilim insanları tarafından “kâbus” olarak ele alınırken devletler açısından bir fırsat kapısı olarak görülüyor. Bölgeyi deniz yolu ulaşımının güzergâhı haline getirme ihtimali özellikle buzulların erimesiyle gündeme gelmişti. Hâlihazırda hızla buzulların erimesi/eritilmesi gemilerin sadece rahatça bölgede yol kat etmesini sağlamıyor, deniz ticaretinde de mesafeleri kayda değer oranda azaltıyor.

Örneğin dünyanın en büyük limanlarından Hamburg ile Şanghay arası Süveyş Kanalı yerine kuzey hattı tercih edildiğinde 6 bin kilometre kısalacak. Doğu Amerika-Asya rotasında da mevcut benzer bir durum oluşacak. İşte bu durum, özellikle Almanya, ABD, Rusya ve Çin açısından yeni bir fırsat kapısı olarak görülüyor. Rusya, gemilerin kendi bölgesinden geçeceğini bildiği için bu yolun işletilmesinden gelir elde etmek niyetinde. Dünyanın imalat merkezi olan Asya Pasifik, özelde Çin için mesafelerin kısalması, ulaşım masraflarını azaltacak bir olanak kapısı durumunda. Bu nedenle söz konusu iki ülke Kuzey Hattı’nın bir an önce işlerlik kazanması için yoğun çaba sarf ediyor.

Kuzey Ulaşım Hattı, savaş gemileri, nükleer gemiler, savunma tatbikatları, inşa edilen üsler, tahrip edilen balıkçılık ve doğal bitki örtüsüne iklim değişikliği de eklendi. Böyle olunca da 1977’den beri uydularla gözlemlenen bölgedeki buzulların zayıfladığı, çatlamaların meydana geldiği konusunda bilim insanları tonu sert uyarılarda bulunuyor. Yani Arktik tüm dünyanın yok olacağı bir senaryoya doğru hızla ilerliyor ve insanlığa, her kırılan buzul parçasıyla “durun” diyor. Ancak kâr hırsı, siyasi güç kazanma dışında bir şey duymayan kulaklar Artik’e sessiz kalmayı sürdürüyor. Dünyanın sonunu getirecek bu faaliyetlere karşı Arktik’tin çığlını duymuyor musunuz?