(Mehmet Emin Kurnaz / Birgün – 4 Ekim 2018)

Uşak Ulubey’deki derelerden adeta zehir akıyor. Sanayi ve kanalizasyon atıklarının kirlettiği dereler için mücadele veren halk, yetkililerin ‘Kirliliği çözeceğiz’ sözlerini tutmasını istiyor

Uşak’ın Ulubey ilçesine bağlı Avgan köyünde halk, sanayi tesisleri ve kanalizasyon atıklarının Banaz ve Avgan derelerini kirlettiği gerekçesiyle isyan etti.

Geçtiğimiz Pazar günü bir araya gelen Avgan ve Banaz Çayı Yaşatma Derneği üyeleri, çeşitli sivil toplum örgütleri, Ulubey Belediye Başkanı, köy muhtarları ve bölge halkından oluşan yaklaşık 600 yurttaş, Avgan ve Banaz çaylarında yaşanan kirlilik dolayısıyla bir dayanışma pikniği düzenledi. Düzenlenen piknikte başta Avgan ve Banaz çayları olmak üzere Büyük Menderes havzasını besleyen akarsuların kurtarılması için neler yapılabileceği konuşuldu. Akarsular için bir araya gelen yurttaşlar, zehirli atıkların nehre karışması yüzünden bölgede tarım yapamadıklarını ve bu sorunun acilen giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Konuya dair BirGün’e konuşan Avgan Deresi Yaşatma Derneği Başkanı Arslan Civan, “Sanayi ve kanalizasyon atıklarının derelere karışması hem sağlığımızı hem de tarımı olumsuz etkiliyor, 30 yıldır bu derelerdeki zehir yüzünden bölgede tarım yapamıyoruz” dedi. Aslan sözlerini şöyle sürdürdü: “ Bugün Avgan çayı başta olmak üzere Uşak’ta bulunan Ulubey kanyonları risk altında. Neredeyse 30 yıldır bu bölgede sanayi ve kanalizasyon atıkları akarsulara karışıyor. Yetmiyor, belediyenin atık suları bile bu derelere akıyor. Buralarda bir arıtma tesisi yok, suların tarımsal kullanıma elverişli olmadığına dair raporlar var. Suyun içinde son derece zararlı ağır metaller var. Banaz çayı da aynı durumda kirlenmeye başladı, taş ve mermer ocakları, kanalizasyon ve sanayi işletmeleri bu suları kullanılmaz hale getirdi. Adanan Menderes Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalarda Ulubey bölgesinde kanser ve solunum hastalıkları ülke ortalamasından yüzde elli daha fazla. Biz de buna karşı 4 yıl evvel bir dernek kurduk. Yürüyüşler, toplantılar geçekleştirdik.”

‘Vali sözünü tutsun’
“Valilikten geçen yıl ‘19 ayrı noktada arıtma tesisi kurulacak’ sözü aldık ancak herhangi bir önlem alamayınca bu dayanışma pikniğini düzenledik” diyen Civan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada sivil toplum örgütleri ve bölge sakinleri bizi yalnız bırakmadı. Piknikte de ifade ettiğimiz gibi, bir sonuç alıncaya dek mücadele edeceğiz, hukuksal süreç de başlatacağız. Ekim ayında burada bir yürüyüş düzenleyeceğiz.

Avgan ve Banaz çayları Büyük Menderes nehrini besliyor. Bu demek oluyor ki tüm Menderes havzası risk altında, Aydın ve Denizli de bu durumdan mustarip haldeler. Topraklarımızın bu zehirli atıklar yüzünden gasp edildiğini düşünüyoruz. Çok verimli araziler olan bu topraklarda eko tarım bile yapılabilecekken maalesef 30 yıldır tarım yapamıyoruz. Derelerimize sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır.”

‘Kokudan yaklaşılmıyor’
“Şehrimizin ekonomik ve kültürel tarihinde Ulubey dereleri ve Banaz çayının önemli yeri var” diyen ÖDP Uşak İl Başkanı Mahmut Uludağ ise yaptığı açıklamada ise şu ifadeler yer aldı: “1980’lere kadar çocukluk ve gençliğimiz bu derelerin kıyısında meyve sebze yetiştirmekle ve çalışmakla geçti. Bir nesil yüzmeyi bu derelerde öğrendi. Düne kadar balık tutup içtiğimiz sular bugün zehir saçıyor. Örneğin şehrin içinden geçen Dokuzsele çayına kokudan yaklaşılmıyor. 4. derecede kirli ve tarımsal sulama için bile kullanılmaz durumda. Evsel atıkların atıldığı çayda arıtma yeterli değil. Belediye ek arıtma tesisi de kurmuyor. Üstüne üstlük Organize Sanayi de ‘maliyet yüksek’ diye arıtmasını çalıştırmıyor ve tüm kimyasallar çaya karışıyor. Dokuzsele’nin yanı sıra bugün Banaz çayı da hızla kirleniyor. Banaz çayını kirleten unsurlar arasında taş ocakları ve hayvan çiftlikleri de var. Bu olumsuzluklarla mücadele etmek için 2014 yılında kurduğumuz ÇEDAY, yine yöredeki diğer dernek olan Avgan Banaz Çayı Yaşatma Deneği ile birleşik bir mücadele veriyor.”

***

Derelerde nöbet tutuldu

Uludağ, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Özellikle son iki yıldır eylemlerimiz süreklilik kazandı. Yürüyüşler düzenledik. Konserler, imza kampanyaları organize ettik. Paneller düzenledik. Avganlı köylüler şirketler kirletmesin diye bekçiler tutup bütün yaz dere boyunca gece gündüz nöbet tuttu. Suçüstü yaptı. Tabi bu arada baskılara da maruz kaldık. Alay komutanı tehdit etti örneğin. Ama Uşak Valisi de ‘ben çözeceğim’ sözü verdi. Ondan önceki üç vali de aynı sözü vermişti.

Yoğun katılımlı pikniğimizden sonraki aşama Ekim ayı içinde Ulubey’de kitlesel bir miting yapmak olacak. Siyasal İslamcı rejimin betoncu zihniyeti ve aile tarımını bitirip toprağı sermayeye peşkeş çeken liberal politikasından kurtuluşun yolu, yerel halkın yönetim meclislerini oluşturmasından geçiyor. Mücadelemiz, Uşak Valiliği ve Ulubey Kaymakamlığı’nın verdiği sözleri tutup kirliliği çözene kadar sürecek.