Haber

Published on Kasım 6th, 2018 | by Kuzey Ormanları Savunması

10 başlıkta yerel çeşitler düzenlemesi: Tarımda yerel çeşitlere şirket tekeli

(Tayfun Özkaya / Birgün – 6 Kasım 2018)

Yeni düzenleme genel çerçevesiyle şirketlerin önünü açıyor. Yerel tohumların özgürlüğü için mücadele edilmezse iklim değişikliği, ekolojik kriz, halk sağlığı, çiftçi ve tüketici refahı konularında sorunlar devam edecektir.

Tarımda ‘Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlanmasına Dair Yönetmelik’ kısa süre önce yürürlüğe girdi. Yeni yönetmeliğin ne getirdiğini ve ne anlama geldiğini 10 başlıkta inceledik:

Bu yönetmeliği hazırlayan bürokratlar yerel çeşitlere, yerel tohumluklara sadece şirket tohumluklarını ıslah etmek için kullanılmak zorunda olan materyal gözüyle bakıyorlar. Bizler ise yerel çeşitler ve köylü popülasyonlarının; hastalık ve zararlılara, kuraklık vb birçok açıdan üstünlükleri nedeniyle; sadece gen bankalarında kalmaması, çiftçilerce de geniş şekilde üretimde kullanılması görüşündeyiz.

Bu yönetmelikle sivil toplum kuruluşlarının, yerel idarelerin, üniversitelerin veya kamu araştırma enstitülerinin yerel çeşitleri koruması, tescil etmek için çalışması, özelliklerini belirlemesi, tohum örneklerini gen merkezlerine teslim etmesi ve bu çalışmaların sonucu olarak, bu tohumların, tohum şirketlerinin ıslah amacıyla kullanımına açması istenilmektedir. Ancak yerel çeşitlerin tohumluklarının fazla üretilmesi de isteniliyor. Tohumluk üretim ve pazarlama alanı saptanacak bir menşe bölgesiyle kısıtlanacak, üretimlerine bir üst sınır getirilecektir.

Yönetmelik gereği bir yerel çeşit kayıt listesi oluşturulacaktır. Daha önce şirket çeşitleri için oluşturulan kayıt listelerine bir şekilde girmiş olan yerel çeşitler artık bu yeni listeye giremeyecektir. Gene koruma altına alınması için başvurusu yapılan yani fikri mülkiyet ile şirketlerin bir nevi sahipliğine geçen çeşitler de dışarıda tutulacaktır. Kısacası bir şekilde el konulmuş çeşitler artık yerel çeşit sayılamayacak.

Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri bu yönetmelikte yerel tohumluk dendiğinde sadece çeşit (varyete) düşünüyor. Yerel tohumlar dediğimizde çeşit (varyete) gibi yeknesak (homojen) olmayan köy popülasyonları da bulunuyor. Örneğin aynı bahçede yetiştirilen patlıcanların içinde beş altı ayrı renkte, büyüklüklerde patlıcanlar olabiliyor. Buna köy popülasyonu demekteyiz. Bu zengin biyoçeşitlilik bir sorun değil, bir üstünlük olarak kabul edilir. Bu tohum her yıl değişen iklim, hastalık ve zararlılar gibi koşullara gayet iyi uyum göstererek evrim geçirmekte ve buna göre çiftçi tarafından seçilen tohumluklar ertesi yıl büyük bir başarı ile üretime sokulmaktadır. Bu yönetmelik adından başlayarak böyle bir biyoçeşitlilik anlayışına ters düşmektedir. Yönetmelik bir yerel çeşit kayıt listesi oluşturulacağını zaten belirtmektedir.

Çeşit (varyete) olmayan tohumlar bu liste dışında tutulacak ve yasal olarak satılmak üzere üretilemeyecektir. Köy popülasyonları kriminalize edilmiştir. Bu tohumculuk kanununda da vardı. Değişen bir şey yok.

Çiftçiler biyoçeşitlilik, şirketler ise yeknesaklık (birörneklilik) peşindedirler. Çiftçiler dayanıklılık için, şirketler ise bitkiler ancak tarım kimyasalları ile ayakta kalsınlar diye ıslah yapıyorlar. Çiftçiler tohum geliştirmede tat, kalite ve beslenme üzerinde dururken, şirketler küreselleşmiş gıda sistemleri içinde endüstriyel işleme ve uzun mesafeli taşımaya dayanma üzerinde ıslah yapmaktadırlar.

Evrimsel ıslah denilen binlerce çeşidin karıştırılarak kullanıldığı tohumlukları tohum şirketlerinin değil kabul etmesi, anlamasını bile bekleyemeyiz.

Bu yerel çeşitlerin tohumluklarını bu yönetmelik dâhilinde üretmek hiç kolay değil. Tohumluk üreticisi ziraat mühendisi çalıştırmak zorunda. Üretici ayrıca basit de olsa bir laboratuvara sahip olmalıdır. Fide üreticileri ise en az iki dekar yetiştirme serasına ve kombine tohum atma makinesine sahip olmalıdır. Tohumluk ve fide üreticileri tohumculuk alanındaki ilgili alt birliğe üye olmak ve aidatlarını ödemek zorundadırlar. Bu Yönetmelik esasları dâhilinde verilecek olan belgeler ücrete tabidir. Bütün bu koşullar göstermektedir ki bir çiftçinin tohumluk ve fide üreticisi olması çok zordur. Bunu ancak şirketler başarabilir.

Ülkemizde yerel çeşitlerin tohumluk ve fidelerini üreten, bu konuda oldukça başarılı olan çiftçilerimiz vardır. Bu çiftçilerin çeşitlerin özelliklerini bozmadan tohumluk üretmek için bilgilere sahip olduklarını izliyoruz. Bunlara yardımcı olunabilirdi.
Yönetmelik bu konuda başarılı çiftçilerin üretim yapması adına hiçbir yenilik getirmemiştir. Bu koşullar içinde sadece şirketler isterlerse yerel çeşitlerin tohumluklarını, o da epeyce kısıtlanmış koşullarla üretebileceklerdir.

Yerel tohumların özgürlüğü için mücadele sürecektir. Bu sağlanmadıkça iklim değişikliği, ekolojik kriz, halk sağlığı, çiftçi ve tüketici refahı konularında sorunlar devam edecektir.

 


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑