(Seçkin BarbarosKOS Medya – 28 Kasım 2018)

Uzun yıllardır yuva kurdukları ve parçası oldukları doğayı korumaya çalışan Alakır Nehri Kardeşliği’ne defalarca saldırıda bulunan METAMAR adlı mermer ve HES şirketi, Alakır Nehri Kardeşliği’nden Birhan ve Tuğba’nın arazisi çevresindeki arazileri satın alıp hukuksuzca ağaçları ve kaynak suyunu keserek canlarımızı tehdit etmeye devam ediyor… Şirketin işlediği suçları defalarca gözler önüne seren ve hukuki belgelerle kanıtlayan Alakır Nehri Kardeşliği savcılığın tek tek münferit olaylarmış gibi gördüğü şirket saldırılarını tek dosya olarak ele alıp şirket ve sorumlular hakkında soruşturma başlatılması gerektiğini vurguluyor.

Bundan önce Alakır Nehir Kardeşliği’nden Birhan ve Tuğba’nın kaynak sularını şirket elemanları aracılığıyla hukuksuzca kesen, yaşadıkları arazinin komşu parsellerini baskı ve caydırma aracı olarak kullanmak için satın alarak oradan tehditler savuran Hasan Tığlı’ya ait METAMAR şirketi işi daha ileriye götürmekte. METAMAR’ın duyarsızlık ve denetimsizlikten aldıkları güçle yeni bir aşamaya geçtiğini, ağaçların ardından sıranın kendilerini kesmeye geldiğini ifade eden Birhan ve Tuğba, savcılığın tek tek münferit olaylarmış gibi görünen tehdit, şantaj, taciz ve hak ihlallerini tek dosya olarak ele alarak şirket ve sorumlular hakkında soruşturma başlatması gerektiğini vurguluyor.

METAMAR uluslararası marka değerini zedelememek için söz konusu saldırı, tehdit, şantaj gibi hak ihlallerinde bulunurken ORHUNTAŞ isimli paravan şirketini kullanıyor. Basit bir aramayla şirket adresleri incelendiğinde iki şirketin de aynı yerde olduğu ortaya çıkıyor. Bundan önce Alakır Vadisi’ndeki HES projesi ile ilgili bölge insanlarının onayı olduğu yönünde sahte imza sunan DEDEGÖL adlı şirket de yine METAMAR’ın yan şirketlerinden biri.

Bölgede yaptığımız görüşmelerde ORHUNTAŞ adlı şirketin tarihi ve doğal alanların katliamı esnasında ortaya çıkan tarihi eserleri kaçak yollarla yurtdışına kaçırdığına dönük yerel söylentiler bulunmakta. Kendini “milli” bir şirket olarak sunan METAMAR’ın, kendi şirketi ORHUNTAŞ’a dönük bu gibi suçlamalara dair herhangi bir açıklama yapmaması ise kafalarda soru işareti uyandırıyor. Akdeniz Bölgesinde ve Antalya’daki madencilik faaliyetlerinin tarihi ve kültürel yapılar üzerindeki etkilerinin araştırılması ve eser kaçakçılığı ile mermer ve taş ocağı şirketleri arasında bir ilişkinin araştırılması konusunda, 23 milletvekili tarafından 24 Ocak 2014 tarihinde meclise sunulan önerge ise reddedilerek iddiaların üzeri örtülmüştü.