Haber

Published on Ocak 7th, 2019 | by Kuzey Ormanları Savunması

Enerji Bakanlığı da ‘Kanser Köye’ gözünü kapatmış durumda

(Özer Akdemir / Evrensel – 3 Ocak 2019)

Bakanlık soru önergesi yanıtında Greenpeace’in içme sularında tespit ettiği radon-222 gazının adını dahi anmadı.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni’nin, Söke Kisir Köyü’nde Greenpeace tarafından yapılan radyasyon ölçümlerine dair raporla ilgili TBMM’ye verdiği yazılı soru önergesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’den yanıt geldi. Greenpeace’in 2017 yılında yaptığı analiz sonuçlarını içeren rapordaki sonuçları görmezden gelen Bakanlık TAEK’in 2015 yılında yaptığı ve hiçbir sorun görmediği ölçümleri adres göstermekle yetindi.

İÇME SUYUNDA 24 KAT YÜKSEK RADON 222

Evrensel’in kamuoyu gündemine taşıdığı Greenpeace Kisir Raporu ile ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yazılı olarak yanıtlamasını istediği soru önergesinde HDP’li vekil Çepni, Kisir köyündeki kanser olayları ile köyün yakınlarındaki Osmankuyusu mevkiinde 1960’lı yıllarda yapılan uranyum sondaj çalışmaları arasında bağ kurulduğuna dikkat çekmişti. Greenpeace’in konu ile ilgili Kisir Köyü’nde 17-18 Haziran 2017 tarihleri arasında sertifikalı radyasyon uzmanları Jekhi Harkonen ve Jan Beranek de aralarında yer aldığı dört kişilik bir ekiple bölgede incelemelerde bulunduğunu aktaran Çepni, “Çalışma sonunda açıklanan raporda, ‘Su analizlerinde özellikle bir noktada ciddi bir sorun tespit ettik. Bölgede yaşayanların içme suyu için kullandığı bir çeşmede, radon 222 radyoaktivitesinin Avrupa Konseyi Direktifi’nde belirtilen litrede 100 bekerellik sınır değerin çok üstünde, 2400 bekerel civarında olduğu görüldü” denilmektedir” demişti. Çepni, köye 2.5 kilometre uzaklıktaki eski uranyum sondaj alanında da limitlerin 35-40 katı radyasyon ölçüldüğünü ifade ederek; Greenpeace raporunda ‘Kısa süreliğine de olsa bu noktalara gelinmemesi gerekiyor halbuki sahanın etrafında ne bir uyarı levhası ne de sahaya girmenizi engelleyecek bir önlem var. Maden sahasının ıslah edilmesi, numune alındığı belirtilen ve uygun bir şekilde kapatılmamış olan noktaların acilen kapatılması gerekiyor” cümlelerine dikkat çekmişti.

BAKANA 9 KİSİR SORUSU

Çepni, Enerji Bankına yönelttiği 9 soruda, Greenpeace ölçümleri ile TAEK ölçümleri arasındaki farkın nedenlerinin yanı sıra bu raporun ardından köyde herhangi bir radyasyon ölçümü yapılıp yapılmadığını sormuştu. Çepni, bölgede yoğun olarak tarımsal faaliyet yürütüldüğünden, tarımsal faaliyette kullanılan suda radyasyon ölçümü, uranyum sondaj alanına komşu mandıranın durumunu ve köylülerin zararlarının giderilip giderilmediği gibi sorular yöneltmişti.

GREENPEACE ‘ÇOK YÜKSEK’ TAEK ‘HİÇBİR SORUN YOK’!

Çepni’nin sorularına Grenpeace’in raporunun TAEK tarafından 2015 yılında yapılan ölçüm sonuçları ile karşılaştırıldığı yanıtını veren bakan Dönmez, “TAEK verilerine göre, elde edilen radyasyon değerlerinin insan sağlığını olumsuz etkileyecek düzeyde olmadığı belirtilmiştir” dedi. Kisir’de bir adet Radyasyon Erken Uyarı Sistemi (RESA) kurulduğunu belirten Bakan Dönmez, buradaki verilerin TAEK’in Resmi internet sayfasında anlık olarak yayınlandığını ileri sürdü. Köyün içme suyunu karşıladığı şebekeden akan musluklarda Greenpeace tarafından ölçülen limitlerin 24 katı Radon-222 gazı ile ilgili soru önergesi yanıtında tek satır açıklama yapmayan Bakan Dönmez, sadece tarımsal sulama suyunda TAEK tarafından analiz yapıldığını belirtmekle yetindi.

RADON GAZININ ADI DAHİ ANILMAMIŞ!

Bakan Fetih Dönmez’in yanıtları Çepni’nin soru önergesine yanıt vermiş gibi görünmekten öte bir anlam taşımamakta. Radyasyon uzmanı kişilerce alınan örneklerin Fransa’da akredite bir laboravutuvarda analiz ettirilmesi sonrası ölçüm sonuçlarına dair hazırlanan Greenpeace Raporu ile TAEK’in 2015 yılı ölçümleri arasındaki bariz çelişkiye hiç değinmeyen Dönmez, bilim insanlarının üzerinde en çok durduğu ve “kanserlerin nedeni bu” dediği musluk sularında tespit edilen radon-222 gazına dair tek cümle bile bir açıklama getirmedi. Çepni’nin soru önergesine verilen yanıtlar, “Bakanlık Kisirlilerin radyasyonla iç içe bir yaşam sürmelerini, radyoaktif gazlarla kirlenmiş suları içmelerini bir kez daha görmezden gelerek geçiştirdi” şeklinde yorumlanabilir.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑