(Dilaver Demirağ / Gazete Duvar – 16 Ocak 2019)

Don Kişot Bisiklet Kolektifi, Bisiklet ve Kent Çalıştayı’nı yaptı. Çalıştay, 2 gün sürdü.

Kadıköy’de Don Kişot İşgal Evi çağrısı ile kurulmuş olan Don Kişot Bisiklet Kolektifi artık gelenekselleştirmeye başladığı ‘Bisiklet ve Kent Çalıştayı’nın ikincisini gerçekleştirdi. Kolektifin düzenlediği çalıştayta, “Gezegeni kurtarmak istiyor olamaz mıyız?” sorusu soruldu ve cevap arandı.

Don Kişot Bisiklet Kolektifi tarafından KOS’un paydaşlığında 12-13 Ocak 2019 tarihlerinde Bisiklet ve Kent Çalıştayı’nın ikincisi TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde gerçekleştirildi.
Farklı konu başlıkları ve konuşmacıların yer aldığı Kent ve Bisiklet Çalıştayı’na farklı illerden yüksek katılım oldu. Sekiz başlıkta yapılan sunuşlara ek olarak, ilk günün devamında forum gerçekleştirildi. Çalıştayın her aşaması Periscope aracılığıyla canlı yayınlandı ve görsel olarak arşivlendi.

Çalıştayın ilk günü liseler arası düzenlenen 10. Kısa Film Yarışması’nda ödül alan ve yönetmenliğini Orkun Özcan’ın üstlendiği “İki Teker Bir Zil” belgeseli ile başladı. Devamında Don Kişot Bisiklet Kolektifi’nden Merve Vardar, “Gezegeni kurtarmak istiyor olamaz mıyız?” sloganı ile açılış konuşmasını yaptı.

‘Bisiklet ve Spor’ konu başlığında Sarper Günsal bisikletin tarihsel gelişiminin yanı sıra şimdiye kadar düzenlenen bisiklet turları ve bisikletin bir spor dalı haline gelmesi süreci hakkındaki bilgilerini dinleyici ile paylaştı. Bisikletin icadı ile kadınların özgürleşmesi arasında bir bağlantı olduğunu ifade eden Sarper Günsal, “Çocukken bisiklete bindiyseniz eski günleri hatırlamak, o havayı bisiklet üzerinde tekrar hissetmek paylaşılmaz bir zevk” sözleriyle sunumunu tamamladı.

‘İSTANBUL’A BİSİKLET SELESİNDEN BAKMAMIZI SAĞLADILAR’

Aydan Çelik, ‘Bisiklet ve İstanbul’ başlığı ile ‘İstanbul’a bisiklet selesinden bakmamızı’ sağlarken, bisikletle gezerken edindiği görsellerle ezber bozucu olan bu şehri tekrar bize yaşattı. “İstanbul’u tanımak için en ideal şey bisiklet” diyen Aydan Çelik, yedi tepesi olan bu şehrin bisiklet kullanmayı teşvik ettiğini bize göstermiş oldu.

Çalıştayın ilk günü Nilüfer Belediyesi’nden Ali Cenk Algün’ün “Bisiklet ve Yerel Yönetimler” başlığı ile devam etti. 15 senedir aktif bir şekilde bisikletle ilgilenen Ali Cenk Algün, bir şehrin bisiklet dostu olabilmesi için gerekli başlıkların neler olduğundan bahsetti. Dünya’dan verdiği örnekler ile beraber Bursa’nın Nilüfer ilçesinde şimdiye kadar neler yapıldığını izleyicilerle paylaştı. Kendi ilçelerinde yapmaya çalıştıkları düzenlemelerin Bursa’ya yayılması konusunda bütüncül bir yaklaşımın gerektiğini vurguladı.

Don Kişot Bisiklet Kolektifi’nden Ege Sertçetin ve Betül Köse, “Bisiklet ve Aktivizm” başlığı altında kolektif ile ilgili bilgi paylaşımı yaparak sunumlarına başladı. Dayanışmanın sadece bisiklette değil yaşamın her alanında insanları bir arada tuttuğunu ancak baskıcı rejimler sebebiyle bazı tur ve etkinliklerin kısıtlandığını vurguladılar. Yerelde ve genelde beraber hareket ederek ve sadece günlük hayatımızı değiştirerek aktivizme katkıda bulunabileceğimizi bize hatırlatan kolektif üyeleri “Biz bir şey değiştirmekdikçe hiçbir şey değişmeyecek” diyerek günün son sunumunu tamamladılar.

Çalıştayda yer alan konu başlıkları dışında da farklı konuların konuşulup fikir paylaşımının yapıldığı foruma dinleyici kitlesinden olan katılımlar ile çalıştayın ilk günü tamamlanmış oldu.

‘FİZİKSEL HAREKETSİZLİĞİ KIRMANIN EN İYİ YOLU BİSİKLET’

Bisiklet ve Kent Çalıştayı’nın 2. günü, “Bisiklet Şehri” film gösterimi ile başladı. Ardından birinci günün özeti yapıldıktan sonra günün ilk sunumu olan, ‘Bisiklet ve Sağlık’ başlığına geçildi. Fizyoterapist Semih Özdemir, ‘Bisiklet ve Sağlık’ başlığında hava kirliliği ve bize olan olumsuz etkileri ile sunumuna başladı, devamında fiziksel hareketsizliği kırmak için bisiklet sürmenin en güzel alternatiflerden birisi olduğunu belirten konuşmacı son olarak bisiklet türleri ve bu türlere bağlı olarak doğru bir şekilde bisiklet üzerinde olmanın önemi ile sunuşunu tamamladı.

İkinci günün bir diğer konu başlığı ise ‘Bisiklet ve Kadın’dı. Bu başlık altında İrem Çağıl şimdiye kadar yaptığı turlardan ve bu turlara nasıl karar verdiğinden sunumunun ilk bölümünde bahsetti. Yaptığı turları düşündüğünde tehlike olarak gördüğü tek şeyin insan olduğuna vurgu yapan İrem Çağıl, özellikle kadın olmanın bu işi daha da zorlaştırdığını söyledi. Bu zorluklara karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda da dinleyenleri bilgilendiren İrem Çağıl, turlarından bazı görselleri paylaştı. Konuşmasının ikinci kısmında bisikletin tıpkı diğer alanlarda olması gerektiği gibi toplumsal cinsiyet rollerinden arındırılması gerektiğine vurgu yaptı.

Don Kişot Bisiklet Kolektifi’nin bu çalıştayda ve çeşitli mücadele alanlarında birlikte çalıştığı Kuzey Ormanları Savunması’ndan Başar Toros, ‘Bisiklet ve Ekoloji’ başlığında dinleyicilere KOS’un icraatları ve ortaya koyduğu emeğin haricinde yaşam alanlarımızdaki tehditleri ve bu tehditlere karşı nasıl bir arada durmamız gerektiği ile ilgili paylaşımlarda bulundu. Sunumu esnasında paylaştığı görseller ile yaşam alanlarımızın nasıl bir rant alanı haline getirildiği ve günden güne artan mega projelerin yaşamlarımıza nasıl zorla dahil edildiğini anlattı.

Çalıştayın son sunumu ‘Bisiklet ve Erişilebilirlik’ konu başlığı altında Güneş Uyanıker tarafından yapıldı. Çalıştaya bir kamu kurumu çalışanı gözünden konuşmacı olarak katılmasının yanında, paylaştığı veriler ve kullanıcı-uygulayıcı düzleminde kendisine yöneltilen sorular sayesinde iletişimin ve toplumun ihtiyaçlarının uygulamada ne kadar önemli olduğunu hatırlattı.

İki gün boyunca bisiklet temasının farklı başlıklarda harmanladığı çalıştay geniş kitlelere bisikletle, “Gezegeni kurtarmak istiyor olamaz mıyız?” sorusunu sordu ve alınan cevaplar ile geleceğe umutla bakabileceğimizi gösterdi.