Makale

Published on Ocak 27th, 2019 | by Kuzey Ormanları Savunması

Sorun hayvanlar değil, sizsiniz

(Zülal Kalkandelen / Cumhuriyet – 27 Ocak 2019)

Medyaya yansıyan haberlere göre, Hayvanları Koruma Yasası’ndaki düzenlemelerin seçim sonrasına ertelenmesi söz konusu. “Erdoğan’ın istediği yasa neden çıkmıyor” diye soruluyor. Onun talimatıyla AKP bu yasa ile ilgili çalışmalara hız vermişti ama yine tıkandı. 
Anlaşılan o ki, hayvanlara işkence yapanlara ve öldürenlere hapis cezası verilmesine ilişkin maddede sorun çıkmış. Teklifte dört aydan dört yıla kadar öngörülen hapis cezası, yürürlükteki İnfaz Kanunu açısından tartışma yaratmış. İnsanlara karşı işlenen suçlardan bazılarına hapis cezası uygulanmaması, cezanın ertelenmesi gibi durumlar nedeniyle “uygun bir oran” belirlenemiyormuş… 
Asıl sorun ne biliyor musunuz? 
İnsanları ve hayvanları keyfince öldüren katilleri affeden, 
Mahkemede kravat taktı diye tecavüzcülere iyi hal indirimi uygulayan, 
Doğuştan gelen bir hak olmasına karşın yaşam hakkı konusunda bile kadın ile erkek, insan ile hayvan arasında ayırım yapan, 
Hayvanlara zulmeden sapıkları sembolik para cezalarıyla serbest bırakan, 
Hayvanları sahipli ya da sahipsiz oluşuna göre değerlendirip; canı değil, malı koruyan, 
Belediyelerin sistematik şekilde hayvanları katlettiği belgelense de bu suçları görmezden gelen, 
Hayvana şiddeti suç değil, kabahat olarak gören, Hayvanlar barınakların soğuk zeminlerinde aç susuz, kendi dışkılarına bulanmış bir halde yaşam savaşı verirken buna müdahale etmeyen, 
Avcıların tüfekle ormana dalıp para karşılığı sinsice hayvan katletmesine izin veren, 
Bunu yaparken aynı anda, “O bir can. O bütün canlar gibi önce Allah’a sonrabizlere emanet…” diye sosyal medyada yaban keçisi fotoğrafı paylaşan, 
Yunus parkları, hayvanat bahçeleri, su parkları gibi yerlerde ticari çıkar için kullanılan hayvanların sömürülmesine göz yuman, 
Atlar, faytonlarda ve yük arabalarında işkence ile öldürülürken bu vahşete seyirci kalan, 
Petshop vitrinlerindeki kafeslerde uyuşturulup satılığa çıkarılan hayvanların dramını görmeyen, 
Sokak hayvanlarını hunharca toplayıp “barınak” adı altındaki ölüm kamplarına götüren, 
Bütün bu konularda yıllardır düzenlenen protestoları, sosyal medyadaki isyanı duymayan… 
Yetkili bürokratlar ve siyasetçilerdir! 
Yapılması gerekenler bellidir. Yıllardır konuşuluyor, tartışılıyor. Her seçim döneminde bu konu oy için gündeme getirilip sonra unutuluyor. Niyet olsa şimdiye kadar 50 kere çıkardı o yasa! Çıkarılsa bile uygulama niyeti var mı ondan da emin değilim. Mevcut yasanın çoğu durumda uygulanmadığını, belediyelerin yasaya aykırı olarak dehşet verici yöntemlerle hayvanları toplayıp yok ettiğini düşününce pek de umutlu olamıyoruz. 
Şunu anlayın artık: Hayvanlar insanlara savaş açmadı. İnsanlar gibi silahları, tüfekleri yok. İnsanları ortadan kaldırma hedefleri de yok. Onlar da insanlar gibi kendi istekleri dışında bu dünyaya geldi. Ancak doğal ortamları dışında yaşam savaşı vermeye mahkûm bırakıldıklarından aslında gerçek kurbanlar hayvanlar!

İnsanların adaleti 
Bu arada şunu da eklemek isterim. İnsanların adaleti, yasa kapsamında korunması düşünülen hayvanları da sınırlamıştır. Bazı hayvanlar korunur, bazılarının sonu devlet eliyle mezbahada biter. Alınır, satılır, “mal” olarak doğar ve öldürülürler. Onların yaşam hakkı baştan tanınmaz. Bu sömürü düzeni, tüm dünyada toplum desteği ile sürdürülür. 
Öldürülmek için yetiştirilen hayvanların hiçbir hakkı korunamayacağı için yasanın adı da gerçeği yansıtmaz. Hayvanları Koruma Yasası değil, Bazı Hayvanları Koruma Yasası olmalıdır adı… 
Canlar arasında ayrım gözetiyorsanız, 
Birinin diğerinden daha değerli olduğunu düşünüyorsanız, 
Bilinç sahibi ve duyarlı bir canlıya ait beden üzerinde hak iddia ediyorsanız… 
Bilin ki sorun sizdedir.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑