Makale

Published on Mart 19th, 2019 | by Kuzey Ormanları Savunması

Ankara’ya ‘pazarlık’lı Millet Bahçesi

(Çiğdem Toker/ Sözcü – 18 Mart 2019)

Geçen hafta ve sessiz sedasız.
Başkent Ankara’nın altyapı, üstyapı ve görünümüyle tüm çehresini değiştirecek, milyonların başkentteki yaşama biçimini, kültürünü etkileyecek çok önemli bir projenin ihalesi bu.
TOKİ’nin 11 Mart 2019’da yaptığı 450 milyon TL büyüklükteki bu ihalenin adı:
“AKM (Atatürk Kültür Merkezi) 1. Etap Millet Bahçesi ile Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi.” Hani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 Haziran seçim kampanyasında Ankara için çok farklı olacağını söylediği proje.

YAPI VE YAPI İNŞAAT
AKM’den Ulus’a uzanacak Millet Bahçesi, 1 milyon 700 bin metrekare alana yayılacak.
Geçen haftaki ihaleye sekiz inşaat şirketi katılmış.
En düşük teklif, Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt A.Ş. şirketinden. İlk turdaki 418 milyon TL ikinci turda 398.5 milyon TL’ye inmiş.
(Diğer firmalar: Limak , Mapa, Özaltın, REC Uluslararası, Güryapı Restorasyon, Özyazıcı İnşaat ve ASL.)

İKİ “BAHÇE” İKİ FARKLI USUL
Bu vesileyle öğrendik. Ankara için planlanan millet bahçelerinde farklı ihale yöntemleri uygulanıyor. Örneğin TOKİ’nin web sitesinde Ankara İmrahor Vadisi Millet Bahçesi’nin ihale duyurusu var. Ama AKM yok.
Çünkü İmrahor Millet Bahçesi “açık ihale” yöntemiyle yapılmış. AKM Millet Bahçesi ise “pazarlık”. Davet usulü yani. Bilen biliyor. İhaleyi davetle yaptığınızda ilan etmeye mecbur değilsiniz. Peki neden ki Millet Bahçesi projesi arasında böyle bir yöntem farkı var?
Cevabı şüphesiz “büyükler” iyi biliyordur. Son olarak şu bilgiyi verelim:
İTO kayıtlarına Yapı ve Yapı A.Ş. yönetiminde Zafer Yıldırım ismi yer alıyor. (Önceki yönetim kurulunda yer alan isim ise kamuoyunu ve medyayı ilgilendiriyor: O isim, Ethem Sancak’ın TMSF’den aldığı medya kuruluşlarını bünyesinde barındıran Es Medya hisselerini devrettiği kişi olan Zeki Yeşildağ.)Yapı ve Yapı olan , sözleşmeye çağrılıp imzalar atıldığında herhalde yönetenler mitinglerde iftiharla duyuracaktır.
Peki adında “millet” geçen bir proje için bütçeden, yani milletin parasından harcanacak 400 milyon TL’lik bir ihale neden milletten habersiz yapılır?

Bir yılan hikayesi: Aydın-Denizli Otoyolu

Öyle bir Yap-İşlet-Devret (YİD) projesi ki, yedi kere ertelenmiş, iptal edilmiş. Ama iktidarın azmi büyük, vazgeçmiyor.
Sır diye saklanan garantilerini bu köşeden daha önce açıkladığımız Aydın-Denizli Otoyolu’ndan söz ediyorum. Aydın-Denizli Otoyolu ihalesi 26 Mart’ta.
Resmi Gazete’deki ilana baktığınızda sanırsınız, proje ilk kez ihale ediliyor.
Oysa dört ay önce yapılmış bir ihale var. Süreler yarışmış, en iyi teklif Bergiz İnşaat+ARDA Mühendislik ortaklığından gelmişti: 17 yıl 11 ay 11 gün işletme süresi ve 6 milyar 866 milyon 532 bin TL.
Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aydın mitinginde “Birtakım sıkıntılar dolayısıyla iptal oldu” sözünden anlaşıldığı üzere ihale yenileniyor.
Yeri gelmişken “ticari sır” diye gizlenen garanti rakamını anımsatalım: Geçiş ücretleri otomobil ve kilometre bazında 5 Euro/sent olan yolda:
1. Kesim:Aydın-Kuyucak (Garantiye esas uzunluk 65 kilometre) için çift yönde 35 bin otomobil eşdeğer gün. Yani yıllık 12 milyon 775 bin adet otomobil.
2. Kesim:Kuyucak-Denizli (garantiye esas uzunluk 85 kilometre ) için 32 bin otomobil eşdeğer/gün. Yani yıllık 11 milyon 680 bin. Hesap formülü biraz teknik. Sonuç ve özet: Aydın-Denizli Otoyolu’nda devletin şirkete vereceği toplam garanti tutarı toplam 91 milyon 158 bin Euro.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑