Haber

Published on Mart 30th, 2019 | by Kuzey Ormanları Savunması

#İklimiçinOkulGrevleri’nin 32. haftasında Türkiye’deki öğrenciler pankartlarını okul bahçesinde açtı

(Yeşil Gazete – 29 Mart 2019)

16 yaşındaki Greta Thunberg’in 32 hafta önce İsveç Meclisi’nin önünde tek başına başlattığı okul grevi kısa sürede küresel bir iklim hareketine dönüştü. 15 Mart Cuma günü Thunberg’in çağrısıyla dünyanın dört bir yanından 1 milyon 600 bin öğrenci okul grevine katıldı. Gezegenin 1,5 dereceden daha fazla ısınmasını önleyebilecek, karar alma süreçlerindeki bütün yetişkinleri iklim için harekete geçmeye çağırdılar.

Türkiye’den ise İstanbul’da Atlas Sarrafoğlu’nun çağrısıyla beraber Sakarya, Iğdır, İzmir, Antalya – Çıralı, Ayvalık, Amed gibi şehirlerdeki gençler ve çocuklar yine 15 Mart’ta iklim için okul grevi yaptı, Greta’nın çağrısına destek verdi.

Grevlerin 32. Haftasında, yani 29 Mart Cuma günü Türk Eğitim Derneği’ne (TED) bağlı 38 okulda 31 bin öğrenci hazırladıkları pankartlar ve öğretmenleri ile beraber okul grevi yaptılar. Bir gün öncesinde TED Ankara Koleji’nin sosyal medya sayfalarından yapılan çağrı ile duyurulan grev, Cuma günü çocukların okul bahçelerinde ya da spor sahalarındaki katılımlarıyla gerçekleşti.

Bütün dünyada gençler ve çocukların sokaklarda yaptığı iklim grevi gösterileriyle yükselen iklim hareketine TED okullarının kendi kampüslerinde verdiği destek öncesinde TED Özel Zonguldak Koleji Müdür Yardımcısı Gizem Nur Yüksel Açık Gazete programına katıldı. “İklim değişikliği ile mücadeleyi başlatan 16 yaşındaki Greta’yı hepimiz biliyoruz. Biz de TED okulları olarak bugün yani 29 Mart tarihinde, 10 buçuk ile 11 arasında hepimiz bir greve gidiyoruz. Ona destek olmak ve farkındalık yaratmak amacıyla” diye konuşan Yüksel, okul grevine yöneticiler seviyesinde de katılım olduğunu ve desteğe velilerin de geleceğini, öğrencilerle beraber müzik öğretmenlerinin yazdığı bir şarkının da söyleyeceklerini belirtti.

Yeşil Gazete iklim değişikliği editörlerinden Ümit Şahin ise, öğrencilerin özerk hareket kabiliyetlerine herhangi bir müdahalenin tehlikesine dikkat çekerek şöyle yorumladı,

“Bu etkinlik elbette öğrencileri iklim değişikliğinden haberdar etmek, velilere duyarlık çağrısı yapmak ve halkın dikkatini çekmek açısından güzel bir girişim. Ama bu yapılan etkinliği bir “okul grevi” olarak adlandırmak doğru değil. Çünkü yönetim kararıyla, bütün öğrencilerin zorunlu katılımıyla “grev”, “boykot”, ya da “okul kırmak” zaten olmaz, ayrıca bence böyle eylem de olmaz.

Greta Thunberg bu eylemi ailesinin ve okulunun karşı çıkmasına rağmen, onları ikna ederek başlattı. Bütün dünyadaki öğrenciler de Greta’nın çağrısına katılırken kendileri harekete geçtiler. Elbette Greta da, diğer öğrenciler de daha sonra ailelerinden ve okullarından destek aldılar, ama yapılan eylemler okul yönetimleri ve aileler tarafından organize edilmedi. Bu tür bürokratik girişimler öğrencilerin özerk hareket kabiliyetini felce uğratır . Okul yönetimlerinin ve öğretmenlerin iyi niyetlerinden şüphem yok. Ama iyi niyetle de yapılmış olsa bu girişim otoriter ülkelere özgü bir kültürü ve davranış biçimini yansıtıyor.

Bizim yapmamız gerekenin öğrencileri bilgilendirmek, cesaretlendirmek ve harekete geçmek isteyenlerin özerk eylemlerinin önündeki her türlü engeli kaldırmaktan ibaret olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun ötesinde yetişkinler olarak asıl yapmamız gereken iklim krizini durdurmak için bir an önce harekete geçmektir, çocukların rol aldığı gösteriler düzenlemek değil.”

Türk Eğitim Derneği okul grevlerinin 32. haftasında tek başına değildi. İstanbul’daki Sarıyer İstek Kemal Atatürk Okulu öğrencileri de grevlerin 32. Haftasında renkli pankartlarıyla destek veren okullar arasındaydı.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑